A B C D E'den sonra ancak F'deyiz

14.12.2018 - Cuma 15:54
Yasemen ÇALIŞKAN

Ezber… Kopyala yapıştır… Araştırmadan, fikir sahibi olmadan konuş…

Projelerimden bir tanesinde yaklaşık 50 öğrenci ile çalışma fırsatım oldu.. Koçluk modeli ile atölye çalışmalarını birleştirdiğimiz uygulamada ortaöğretim öğrencilerimizin geri bildirimlerini paylaşmak istiyorum;

  • Öğrenmeyi öğrendim
  • Benim hakkım kadar arkadaşımında hakkını korumayı öğrendim
  • Empayi kurmayı öğrendim
  • Tek başıma çok iyi olmak değil hep birlikte en iyisini yapmayı öğrendim
  • Ezber bilgiler yerine, anlayarak mantık kurarak hatta sorular sorarak doğru cevabı arayarak mutlu olduğumu öğrendim
  • Kendi becelerimi geliştirmek için öğretmenim size soru sordum, sizin beni yönlendirmeniz sayesinde ailemi ben bilgilendireceğim
  • Atölyedeki araçlardan denge uygulamasında aslında aynı an da matematik, fizik, türkçe gibi derslerin kullanılabileceğini öğrendim
  • Zaman yönetimi, planlama, iletişim, ekip ruhunun ne kadar etkili olduğunu fark ettim
  • Hayatı yaşarken büyüklerin bazen kendi hayatlarına daldıklarını dışarıda değer verilecek onca güzellik varken görmediklerini izlediğim videolarda fark ettim
  • Okulda masada oturup ders dinlemek veya internetten hazır ödevi bulup kırtasiyeden çıktı almak yerine, öğrenmenin daha zevkli olacağı ortamlar oluşturulsa herkes koşarak gideceğini düşünüyorum
  • Sorumluluklarımı daha erken alabileceğimi bunun için 18 yaşını beklemeye gerek olmadığını fark ettim
  • Hayata değer katmak için bende kendi yeteneklerimi geliştirip dünyayı daha yaşanılabilir bir yer olsun diye çaba harcamam gerektiğini fark ettim

Ve daha nice geri bildirimler…
Bilgiyi öğrendiği için mutlu olan çocuklar uygulamak için can atacaklardır.
A B C D E kutucuklarından oluşan bir sistem ile ancak F'ye gideriz.

Ne yaptığını sorgulamayan,
Sonucunda ya yanlış ya doğru çıkan niçinini araştıramayan,
Öğrenmek için bilgiye nasıl ulaşacağını bilmeyen,
Kendisindeki potansiyeli fark etmeyen,
Becerilerini nasıl geliştirebileceğini bilmeyen,
Toplumsal değerleri kitaptan ezberlediği için hayata aktaramayan,
Duyarlı ve ülkesi için çalışan bir vatandaş bilincinde olmayan,
Test kitaplarından üniversiteye, üniversiteden iş hayatına geçerken halen kendini tam olarak bulamamış ne yapacağını bilmeyen insanlar mı yetiştirmek bizim amacımız olmamalı!!!
"Ne yaparsan yap aşk ile yap" diyoruz. Neşet Ertaş'ın dediği gibi Aşkına koşan yorulmaz.
İşini seven, milletine hizmet eden, topluma faydalı, bilinçli, yaptığı işte mükemmelliği arayan ve toplumun her neferine karşı sorumlu, milli değerlere bağlı mühendisler mimarlar üretim elemanları, teknisyenler, girişimciler, hizmet görevlileri, doktorlar, avukatlar, muhasebeciler, denetçiler, hakimler, ustalar, ögretmenler, yazılımcılar…
etiştirmeliyiz, olmalıyız!!! Aşkına koşanlar olmalı bizim ülkemizde.. Öğrencilerimin atölye çalışmalarında dediği gibi öğrenmeyi seven, farkındalığı yüksek ve kendini geliştiren, ülkesi için çalışan bireyler yetiştirmeliyiz.

Ancak o zaman anlarız yaptığımız bir hatanın insan hayatına mal olduğunu!! Arabanızı götürdüğünüz her ustanın bir öncekini kötülememesi gerektiğini!!
Teknisyenin bir vidayı sıkarken ne kadar dikkat etmesi gerektiğini!!
Öğretmenin bir öğrenciyi kaybetmenin bir gelecek kaybettiği anlamını!!
Hayvana yaptığı eziyetin aslında tüm canlılara yapıldığını!!
Ankara'da kırmızı ışıkta geçen yayanın ezilmemesi için yeşil ışığı bekleyen başka bir yayanın üzerine süren otobüs şöförünün çaresizliği ve bu olayla birlikte sarsılan hayatların anlamını!!
Şaşılık ameliyatına giren çocuğa oksijen yerine azot vermenin aslında dikkat hatası gibi görünsede yaptığı işin insan hayatına mal olabileceğinin farkında olmadığını!!
Metroda herkes gitmesi gereken yere ulaşmaya çalışırken, lisede okuyan birkaç çocuğun acil durum butonuna zevk için basması ile başkalarının hayatlarına nasıl etki ettiklerinin farkında olmadığını!!
Herkes sırasını beklerken uyanıklık yapıp araya kaynayanları!!

Ezber bilgilerle, kopyala yapıştırlarla, araştırmadan, fikir sahibi olmadan konuşmak ile geldiğimiz nokta çelişkilerle dolu.

1 dakikasına  hükmedemediğimiz dünyada hepimiz birbirimize karşı sorumluyuz!! Hepimiz işimizi iyi ne kelime çok iyi yapmalıyız…
Bu kutucuklarda ki A B C D E ye benzemiyor.. Çünkü şimdilerde biz ancak F ye gelmişiz…
TÜİK verilerine göre kitap okuma oranı sadece 1 dk!!!
Üreten, ülkesi için çalışan, sağduyulu, hayat boyu öğrenmenin tadına varanlara değil sözüm…
Değişim için topluca uyanmamız gerek, uyandırmamız gerek!!!

YORUM YAZ