DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 29°C
Az Bulutlu

ABD’ye S-400 yanıtı: Kendi göbeğimizi keseriz

ABD’ye S-400 yanıtı: Kendi göbeğimizi keseriz
13.04.2019
152
A+
A-

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, Al Jazeera için yerel seçim sonuçlarını değerlendirdi:

“Normal koşullarda Türkiye’de yapılan yerel seçimler, uluslararası medyada gündem olmazdı. Ancak bu yıl gerçekleştirilen 31 Mart seçimleri yurtiçinde ve yurtdışında oldukça dikkat çekti. Türkiye’nin en büyük şehri ve ekonominin başkenti olan İstanbul, sonucu henüz itirazlara konu olan kafa kafaya bir yarışa sahne oldu.

Nihai sonuçtan bağımsız olarak, yapılan seçimler, bazı Batılı medya kuruluşları ve uzmanlar tarafından ortaya atılan “Türk demokrasisi ölmüştür” konulu popüler ancak mesnetsiz iddiaların yanlışlığını ortaya koydu. Demokrasimizin ayakta olduğuna hiçbir şüphe yoktur.

YSK şeffaflıkla değerlendiriyor
AK Parti ve MHP tarafından oluşturulan Cumhur İttifakı, ülke genelinde yüzde 53’lük oy oranına ulaşarak popülerliğini korumuştur. Muhalefet ise Ankara gibi bazı yerlerde ilerleme kaydetmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı mücadelesi, halatartışmalı olmakla birlikte bağımsız bir hukuki organ olan Yüksek Seçim Kurulu tarafından kanunlarımıza uygun biçimde ve şeffaflıkla değerlendirilecektir.

Türkiye, Yerel seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte uzun yıllardır ilk kez 4.5 yıl boyunca seçim olmayan bir döneme girdi. 2023 yılına kadar Cumhurbaşkanlığı’nın gündeminde ekonomi, Suriye krizi ve milli savunma kabiliyetlerimiz olmak üzere üç ana başlık olacaktır.

Önceliğimiz ekonominin rayına oturması
Sınırlarımızın içinde yönetimin birinci önceliği, ekonomiyi rayına oturtmak olacaktır. Ülkemiz, geride bıraktığımız aylarda tarihte görüşmemiş ve ciddi hasara sebep olabilecek bir ekonomik saldırıyla karşı karşıya kaldı. Ancak bu saldırıyı atlatmayı başardık.

Bu süreçten alınan ders, hükümetin ekonomimizi dış şoklara daha dayanıklı hale getirmek için gereken adımları atması gerektiği olmuştur. 2023 yılına kadar ekonomimizi ihracat odaklı büyümeyi destekleyerek, teknolojiye yatırım yaparak ve istihdam sağlayarak güçlendirmek istiyoruz.
Geçtiğimiz hafta Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Berat Albayrak, hükümetin yapısal dönüşüm planını açıklamıştır. Bu planda ülkemizin serbest piyasa ekonomisinin güçlendirilmesi, vergi reformunun gerçekleştirilmesi ve daha adil bir paylaşımın sağlanması mesajları ön plana çıkmıştır.

Enflasyonla mücadele planını açıklayacağız
Ülkemizin mali disipline bağlılığını yeniden teyit eden Albayrak, kısa vadeli sorunların çözümü için kamu bankalarına yaklaşık 4.92 milyar dolarlık destek sağlama ve özel bankaların sermaye seviyelerini artırmalarına yardım etme sözünü vermiştir. Uzun vadede ise hükümetin gelir seviyesine bağlı yeni bir bireysel emeklilik sistemi kurma düşüncesi paylaşılmıştır. Gıda fiyatları enflasyonuyla mücadele planı ise önümüzdeki ay kamuoyuyla paylaşılacaktır.

Kendi göbeğimizi kesmek durumundayız
Ancak Washington’un kararından bağımsız olarak kendi göbeğimizi kendimiz kesmek durumundayız. Türkiye, son yıllarda Suriye’nin kuzeyinde PKK ve DEAŞ terör örgütlerini hedef almıştır. Bir sonraki hedefimiz ise PKK’nın Suriye kolunun işgal ettiği Münbiç’in özgürleştirilmesi ve Fırat Nehri ile Suriye-Irak sınırı arasındaki tüm terör faaliyetlerinin sonlandırılmasıdır.

Burada yalnızca bir terörle mücadele planından değil, Suriye’nin yeniden güvenliğe kavuşturulmasını ve Suriyeli mültecilerin gönüllü ve kalıcı olarak topraklarına dönmelerini sağlayacak kapsamlı bir stratejiden bahsediyoruz. Ülkemiz, Cenevre ve Astana süreçleri de dâhil olmak üzere, Suriye krizine barışçıl bir çözüm bulunması için ortaya koyulan tüm çabaların parçası olmuştur.

Çatışma sonrası dönemde Suriye’de herhangi bir rol oynayacak meşruiyetten yoksun kalan Beşar Esed’in bir geleceği olmadığı görüşümüzü muhafaza ediyoruz. ABD ve Rusya’nın da aralarında bulunduğu dost ve müttefiklerimizle komşumuzun topraklarında dökülen kanın son bulması için çalışacağız.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.