DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 31°C
Az Bulutlu

Adalılar isyanda

18.03.2019
35
A+
A-

Adadaki huzuru konuştuk iki haftadır.

Bizim de yeni yeni tanışıyor olduğumuz cinayetleri hemen 3. haftada anlatmak istemezdim size ancak ne yazık ki bu hafta gündemi sarsan haber bu oldu.

Kıbrıs’ta işlenen bir cinayet bize hayatı da adayı da, Kıbrıs sorunun çözümünü ve çözümsüzlüğünü de döne döne hesaplattırdı…

Döviz büroları sahibi bir şahsın, arabasından inerek evine girmeye çalıştığı bir anda 4 tane kurşunun göğsüne ve kalbine isabet etmesi ile canına kıyıldı.

Öldürülen kişi sevilen Kıbrıslı simalardan ellili yaşlarının henüz başında bir adamdı.

Bu konunun sıradan bir soygun mu, yoksa ciddi bir hesaplaşma mı olduğu belki de hiçbir zaman öğrenemeyeceğimiz bir şey. Uluslararası siyaset de, medya da bu tür ayrıntıları vermek yerine daha da karıştırmaktan yana tavır sergilemeyi tercih eder…

Bu adamı öyle bir şey şeklindeki bir soruyu sormamak burada sanırım en doğrusu olur…

Az çok sizin ülkenizde ya da dünyanın farklı yerlerinde de durum çok farklı değil!

Yine de memleketimde olan bitenin bizler açısından yani Kıbrıslılar açısında nasıl daha derin anlamlar taşıyor olduğunu da kendi duygum, düşüncem ve vicdanımla sizlere hissettirmeyi deneyeceğim.

Çünkü milyarların yaşadığı dünyada hiç denebilecek kadar küçük bir nüfusun bulunduğu minicik bir Kuzey Kıbrıs’ta takdir edersiniz ki çok daha inciticidir bazen yaşananlar, olan bitenler…

Kıbrıslılar açısından, öldürülme veya cinayet olayı haricinde en çok tepki toplayan başka bir tarafı daha var konunun. Hem de çok hassaslaştığımız ve çözümsüz kaldığımızı hissettiğimiz: Kıbrıs’a giren çıkan ne idüğü belirsizin haddi hesabı yok! Turist olduğunu söyleyerek içeri kabul edilen ve sonrasında bi çok suça isimleri karışan kişiler var; çalışma yaşamına dahil olup işgücü sömüründen kaynak kaybına kadar sebep olanlar…

Durum vahim hem de görünenden ve tahmin edilenden çok…

İşte bu cinayeti işlediği düşünülen kişiler de bu şekilde içeri alınanlardan!

Konuya dair 3 isimden bahsedilerek arandıkları haberleri var.

Cinayet gecesinde onların kullandığı düşünülen ve terk edilmiş bir şekilde bulunan araç, Güney Kıbrıs’a kaçak yollardan geçme ihtimalleri olabilecek bir alanın yakınında bulundu.

Aramalar sonucunda konu hakkında bilgisi olduğu varsayılan birisi 2. günün sonunda yakalansa da cinayeti işlemiş olma ihtimali olanların çoktan Güney Kıbrıs’a gittikleri biliniyor (Aslında tahmin ediliyor…).

Yüklü bir hırsızlık meselesi var gündemde.

3 milyon TL’ye tekabül ettiği tahmin edilen hırsızlığın, büyük bir hırsızlık nedeniyle öldürüldüğünü düşündürtse de işin bununla sınırlı olmadığı düşünceleri hâkim.

Cinayeti işlediği düşünülen kişiler, cinayetten sadece 11 gün önce adaya giren kişiler oldukları için olayın planlanmış bir perde gerisi olduğu düşüncesini de açığa çıkarıyor ister istemez!

***

Sevgili dostlar, yakarışım şu ki, memleketim sorma gir hanına döndü.

Elini kolunu sallayarak Kıbrıs’ın kuzeyine giren, girmek için bin bir kulp bularak cinayet olmasa da bir hırsızlığa adı karışan kişilerin sayısı o kadar çok ki…

Uluslararası tanınmışlığımızın bulunmamasının dezavantajları elbette ki oldukça çok.

Yine de burada yerli halk olarak çok huzursuz ve sorguladığımız günleri yaşıyoruz.

Katil olmak, cinayet işlemek elbette ki sağlıklı bir psikoloji ile yapılabilecek bir şey değildir. İstemeden bile bir sokak hayvanına çarpıp vicdanımızla derin hesaplaşmalar içine girdiğimiz bir bakış açısı ile konuya baktığımızda, bir insanın canına kastedilmesi öyle kolay gelinen bir nokta değil.

Genel olarak suçun kaynağını oluşturan kişiler ile ilgili bir araştırma yapılmamış olsa da, gazete sayfalarından da gördüğümüz kadarıyla pek çoğunun KKTC yurttaşı olmadıkları ve/veya yabancı olduklarını görüyoruz ki bunun sınır kapılarımızla alakalı bir sorun olduğunu, kriterlerin güçleştirilmesinin kaçınılmaz olduğunu düşünmeden edemiyoruz.

Yine de sınırlar arası geçişin de kaçak bile olsa bu denli kolay olduğu, adeta birilerinin görünmez bir el ile boşluk bıraktığı bir alanda yaşıyoruz…

İstenmeyen bir kulvarda hızla ilerliyoruz …

Şimdi adamıza ve yurdumuza sahip çıkmak çok daha değerli ve anlamlı…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.