Adalılar isyanda

18.03.2019 - Pazartesi 07:52

Adadaki huzuru konuştuk iki haftadır.

Bizim de yeni yeni tanışıyor olduğumuz cinayetleri hemen 3. haftada anlatmak istemezdim size ancak ne yazık ki bu hafta gündemi sarsan haber bu oldu.

Kıbrıs’ta
işlenen bir cinayet bize hayatı da adayı da, Kıbrıs sorunun çözümünü ve
çözümsüzlüğünü de döne döne hesaplattırdı…

Döviz
büroları sahibi bir şahsın, arabasından inerek evine girmeye çalıştığı bir anda
4 tane kurşunun göğsüne ve kalbine isabet etmesi ile canına kıyıldı.

Öldürülen
kişi sevilen Kıbrıslı simalardan ellili yaşlarının henüz başında bir adamdı.

Bu
konunun sıradan bir soygun mu, yoksa ciddi bir hesaplaşma mı olduğu belki de
hiçbir zaman öğrenemeyeceğimiz bir şey. Uluslararası siyaset de, medya da bu
tür ayrıntıları vermek yerine daha da karıştırmaktan yana tavır sergilemeyi
tercih eder…

Bu
adamı öyle bir şey şeklindeki bir soruyu sormamak burada sanırım en doğrusu
olur…

Az
çok sizin ülkenizde ya da dünyanın farklı yerlerinde de durum çok farklı değil!

Yine
de memleketimde olan bitenin bizler açısından yani Kıbrıslılar açısında nasıl
daha derin anlamlar taşıyor olduğunu da kendi duygum, düşüncem ve vicdanımla
sizlere hissettirmeyi deneyeceğim.

Çünkü
milyarların yaşadığı dünyada hiç denebilecek kadar küçük bir nüfusun bulunduğu
minicik bir Kuzey Kıbrıs’ta takdir edersiniz ki çok daha inciticidir bazen
yaşananlar, olan bitenler…

Kıbrıslılar
açısından, öldürülme veya cinayet olayı haricinde en çok tepki toplayan başka
bir tarafı daha var konunun. Hem de çok hassaslaştığımız ve çözümsüz
kaldığımızı hissettiğimiz: Kıbrıs’a giren çıkan ne idüğü belirsizin haddi
hesabı yok! Turist olduğunu söyleyerek içeri kabul edilen ve sonrasında bi çok
suça isimleri karışan kişiler var; çalışma yaşamına dahil olup işgücü
sömüründen kaynak kaybına kadar sebep olanlar…

Durum
vahim hem de görünenden ve tahmin edilenden çok…

İşte
bu cinayeti işlediği düşünülen kişiler de bu şekilde içeri alınanlardan!

Konuya
dair 3 isimden bahsedilerek arandıkları haberleri var.

Cinayet gecesinde onların kullandığı düşünülen ve terk edilmiş bir şekilde bulunan araç, Güney Kıbrıs’a kaçak yollardan geçme ihtimalleri olabilecek bir alanın yakınında bulundu.

Aramalar
sonucunda konu hakkında bilgisi olduğu varsayılan birisi 2. günün sonunda
yakalansa da cinayeti işlemiş olma ihtimali olanların çoktan Güney Kıbrıs’a
gittikleri biliniyor (Aslında tahmin ediliyor…).

Yüklü
bir hırsızlık meselesi var gündemde.

3
milyon TL’ye tekabül ettiği tahmin edilen hırsızlığın, büyük bir hırsızlık
nedeniyle öldürüldüğünü düşündürtse de işin bununla sınırlı olmadığı düşünceleri
hâkim.

Cinayeti
işlediği düşünülen kişiler, cinayetten sadece 11 gün önce adaya giren kişiler
oldukları için olayın planlanmış bir perde gerisi olduğu düşüncesini de açığa
çıkarıyor ister istemez!

***

Sevgili
dostlar, yakarışım şu ki, memleketim sorma gir hanına döndü.

Elini
kolunu sallayarak Kıbrıs’ın kuzeyine giren, girmek için bin bir kulp bularak
cinayet olmasa da bir hırsızlığa adı karışan kişilerin sayısı o kadar çok ki…

Uluslararası
tanınmışlığımızın bulunmamasının dezavantajları elbette ki oldukça çok.

Yine
de burada yerli halk olarak çok huzursuz ve sorguladığımız günleri yaşıyoruz.

Katil
olmak, cinayet işlemek elbette ki sağlıklı bir psikoloji ile yapılabilecek bir
şey değildir. İstemeden bile bir sokak hayvanına çarpıp vicdanımızla derin
hesaplaşmalar içine girdiğimiz bir bakış açısı ile konuya baktığımızda, bir
insanın canına kastedilmesi öyle kolay gelinen bir nokta değil.

Genel
olarak suçun kaynağını oluşturan kişiler ile ilgili bir araştırma yapılmamış
olsa da, gazete sayfalarından da gördüğümüz kadarıyla pek çoğunun KKTC yurttaşı
olmadıkları ve/veya yabancı olduklarını görüyoruz ki bunun sınır kapılarımızla
alakalı bir sorun olduğunu, kriterlerin güçleştirilmesinin kaçınılmaz olduğunu
düşünmeden edemiyoruz.

Yine
de sınırlar arası geçişin de kaçak bile olsa bu denli kolay olduğu, adeta
birilerinin görünmez bir el ile boşluk bıraktığı bir alanda yaşıyoruz…

İstenmeyen
bir kulvarda hızla ilerliyoruz …

Şimdi
adamıza ve yurdumuza sahip çıkmak çok daha değerli ve anlamlı…

YORUM YAZ