DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 29°C
Az Bulutlu

Alanya-Çatalhöyük Keykubat Doğa ve Kültür Yolu

07.02.2019
222
A+
A-

Dünyanın en gözde turizm merkezleriyle önde gelen kültür merkezleri arasında bir coğrafya.

Belki de, azalan nüfusu ile bölgedeki insan varlığı; kültür, doğa ve turizm yollarıyla bölgeye ulaşacak ziyaretçilerin yoğunluğuyla kalıcı olabilecektir.

Genişletilen yeni asfalt yollarla ulaşımı kolay bir bölge; kuzeyde Konya ve Karaman, güneyde Alanya ve Gazipaşa gibi merkezlerden günübirlik gidilebilecek doğal bir güzellik ve Torosların görülmeye değer doğal ürünleri.

Orta Torosların kalbinde yer alan Taşkent ve Hadim ilçeleri XX. Yüzyıl ortalarına kadar İç Anadolu ile Akdeniz bölgelerini bağlayan en önemli kervan yollarının geçtiği yollardan biriydi. 

XX. yüzyıl ortalarında motorlu araçların bölgede ülkemizde kullanımının artışıyla yol güzergahları hızlı bir şekilde değişime uğradı.

Yeni otomobil yolları eski kervan yollarının geçiş noktalarından ayrılmaya başladı.

Yeni ulaşım yolları açıldıkça vücuttaki varisli damarlar gibi eski yollar tıkanmaya, kervan saraylar ve köylerdeki köy odaları yıkılmaya yüz tuttu.

Yaya olarak her on, on beş kilometrelik mesafede yer alan ara konaklama istasyonları ve her 20-30 kilometrede kurulan geceleyin konaklanan ana merkezler unutuldu.

Motorlu araçlarla önce her yüz, yüz elli,  sonra da iki yüz üç yüz kilometreye ulaşan dinlenme tesislerine geçildi.

Bu mesafeler şimdi de hava yollarının ve hızlı trenlerin konforlu ulaşımı ile yerleşim yerleri, kaldıysa ancak haritalarda izlenebilir bir duruma geldi.

Bütün bu gelişmeler ulaşımın ve iletişimin güç verdiği eski yerleşim yerlerinin terkine yol açtı.

Artık, eskiden herhangi bir iş için yaya ve hayvan sırtında aşılan yollar , günümüzde tarihi, kültürel ve doğal güzellerin görüleceği turistik bir amaca hizmet eder oldular.

Peru’da İnka, Nepal’da Annapurna, Yunanistan’da Meteora, Avusturalya’da Overland, Ülkemizde Likya, Fransa’da Haute, Pakistan’da Baltora K2 ve  İspanya’da St Antonia gibi kültür rotaları dünyaca meşhur kültür ve doğa rotalardır.

Kate Clow 1970’lerde ülkemize işleri için gelen ve daha sonra 1999 yılında Fethiye’den Perge’ye kadar uzanan 535 kilometrelik Likya Yolu’nu rotasını belirlemiştir. Daha sonra bu çalışmalarına Perge-Yalvaç arasında St. Paul Yolu güzergahını eklemiştir. 

Bunlara ek olarak son yıllarda kurulan Kültür Rotalarıyla ilgili dernek ve toplulukların çabasıyla birçok tarihi ve doğal yol un tanıtımı yapılıyor.

Sarıkamış Kültür Rotası, Midas Yolu, Ağrı Dağı Yürüyüş ve Tırmanış Yolları, Hitit başkentleri Hattuşaş, Alacahöyük, Şapinuwa(Ortaköy) arasında Hitit Yolu,  Kaçkar Yolları, Kızılırmak Havzası Gastronomi Yolu,

İstiklal Yolu Yürüyüş Rotası:İnebolu-Kastomonu arasında;Anabasis Yolu, Maçka Sümele arasında 25 km’lik doğa ve kültürel yürüyüş rotasıdır.

Evliya Çelebi Yolu, Evliya Çelebi’nin, doğumunun 400.yılında UNESCO tarafından da kutlama yılı olan 2011 tarihinde açılmıştır. At üzerinde 600 kilometrelik,  25 günlük bu yol, Evliya’nın  Marmara kıyısında  Altınova’dan başlayarak İznik, Yenişehir, İnegöl Domaniç Dağları, Kütahya-Afyon, Banaz-Gediz ve Simav’a kadar uzanan ilk hac yolculuğuna başlama güzergahıdır. Bu yolculuk Evliya Çelebi’nin seyahatinde olduğu gibi daha çok at sırtında yapılmaktadır.

Polatlı Kurtuluş Yolu, Ankara Alagöz Hanı’ndan Sakarya Savaşının yaşandığı Polatlı ve Gordion çevresi.

Gün geçmiyor ki; tarih, doğa ve kültür tutkunları yeni bir güzergah belirleyip yeni yürüyüş parkurları oluşturmaktadırlar.

Bu türden doğa, kültür ve tarihin iç içe olduğu rotalardaki yolculuklar; o bölgede geçmişten günümüze yaşanan kültürlerin öğrenilmesi yanında,  yaşayan kültürlerle konukların tanışmasını sağlar.

Dünyada kültür ve doğa turizminin önemli bir yeri vardır.

Ülkemizde 2018 yılının ilk 10 ayında 41 milyonu aşmıştır.

Bu rakamın büyük çoğunluğu daha çok deniz ve güneş için gelmektedir.

Güneydeki Akdeniz kıyılarımız bu konuda eşsizdir.

Bu nedenle turizm yoğunluğumuz bu bölgemizdedir.

Ancak doğa, tarih ve kültür zenginlikleriyle dolu iç kesimlere Kapadokya ve Mevlana hariç beklenen oranda turist gelmemektedir.

Bu dünyaca ünlü Çatalhöyük için de söylenebilir.

Hadim ve Taşkent çevresi milyonlarca turistin yer aldığı  güney kıyılarımızdaki Alanya, Gazipaşa ve Anamur gibi merkezlerle Çatalhöyük, Mevlana ve Kapadokya gibi merkezler arasındaki bağlantının kurulacağı en kestirme güzergahtır.

Bu güzergahta Kuşyuvası, Göksu Vadisi ve Yerköprü Şelalesi gibi doğal güzelliklerin yanında ve henüz kaybolmamış doğal üretimin pazarlandığı yayla pazarları yer almaktadır.

Barçın Yörük Pazarı, Zeyve-Yaylapazarı, daha batıda olmakla birlikte Geyikdağı Söbüçimen ve Yenice, Payallar, Perşembe, Bozkır pazarları gibi kimi kaybolmaya yüz tutmuş.

Bu coğrafya peynir ve yoğurt gibi süt ürünleri, kara kovan balları, ülkede mevsimi tam bittiği yazın sonunda görülen dalından toplamayı bekleyen dünyanın en güzel kirazları ve sonbahar üzümleri yer alır.

Alata, Çetmi, Bolay, Dedemli,Bolatbalları;Gerez, Mernek, Gezlevi, Hadim,Taşkent, Sarıveliler Napolyan kirazları. Bölgede az olmakla birlikte yetişen şalgam, pancar ve patateslerin lezzeti bir başka dünyada pek rastlanılmaz.

Aladağ, Kecimen üzümleri; ilkbaharda taze bağ yaprakları(Konya Eski Garaja çuval çuval getirilip satılıyor). Bozkır, Ermenek elmaları.

Kaldı ki bu ürünlerden dışarıdan gelen turistlerin haberleri olmadığı gibi, kendi insanımızın da yeterince faydalandığı söylenemez.

Kıyı ile iç kesimler arasında iki yüz kilometrelik bir alan olan bu kesim günü birlik insanların ulaşabileceği bir yerdir.

Birkaç yıl içinde bitirilmesi beklenen dünyanın ikinci ve ülkemizin birinci vadi köprüsü olan Eğiste Köprüsü ve Kuşyuvası tünelleriyle bölgedeki ulaşım daha kısalıp kolaylaşacaktır.

Ayrıca,halen bölgede yer yer görülen halen taş döşeme izleri olan bir zamanların madencileri, tüccarların, askerlerin, göçerlerin ve hacıların kervan yolları da bölgede görülmeye ve üzerinde adımlamaya değer.

Yok olmamış yayla evleri turizme kazandırılabilir. Nostaljik deve kervanları buralarda mola verebilir.

Torosların 1400-2500 metre arasında yer alan bu yaylalarında yazları yayla, kışları kayak turizmi yapabilirsiniz.

İlkbaharda kar suları ile beslenen yaban laleleri, çiğdemler, nergisler ve menekşelerin değişik onlarca tonda rengini tanıyabilirsiniz.

Az da olsa varlıkları bize bağlı küçük koyun ve keçi sürüleriyle hâlâ karşılaşabilirsiniz.

Geçmişte Konya ile Alanya arasında gidip gelen büyük devlet adamı Alaeddin Keykubat’ın adından esinlenerek kuzey güney arasınad dağ vadilerine saklanmış olan Alanya, Kuşyuvası, Çayarası, Beyreli, Taşkent, Hadim, Yerköprü Şelalesi, Güneysınır,ya da Eğiste Viyadüğü, Yeniköy, Sarıoğlan ve Cicek üzerinden Çumra Çatalhöyük, Göbekli Tepe’nin çağdaşı Hayıroğlu-Boncuklu Höyük ve Konya’yauzanan doğal güzellik ve Hadim’de Hadimi Türbesi,  Bolat Yaylası (Astra) ve Isaura (Zengibar)’dan geçen kültür ve tarih rotalarınaAlanya-Çatalhöyük Keykubat Doğa ve Kültür Yoluadının verilmesiniöneriyoruz.

Görülesi doğası ve yaşayan kültürleriyle Türkiye’nin en güvenli yerlerinden biri olan bölgede her şeyden önce sizi güler yüzleriyle karşılayacak insanlar henüz yaşıyor.

         Belki de, azalan nüfusu ile bölgedeki insan varlığı; kültür, doğa ve turizm yollarıyla bölgeye ulaşacak ziyaretçilerin yoğunluğuyla kalıcı olabilecektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.