DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 24°C
Mevzi Sağanak

ALGI MESELESİ

22.10.2018
149
A+
A-

İnsanın hayata karşı duruşunu ve alacağı kararlardaki isabetliliği etkileyen en önemli unsurdur; olaylara ve insanlara karşı olan algıları ve bakış açıları.

İnsanın hayata karşı duruşunu ve alacağı kararlardaki isabetliliği etkileyen en önemli unsurdur; olaylara ve insanlara karşı olan algıları ve bakış açıları. Burada şunu söylemek mümkündür; siz ne kadar kararlı ve dengeli bir duygusal yapıya sahipseniz ve adımlarınızı atarken ne derece sağlam basıyorsanız; düşünceleriniz de o derece sağlam ve tutarlı olacaktır.

Elbette insan duygusal bir varlıktır ve en ufak bir etkide, içsel dünyasında büyük değişimler yaşaması muhtemeldir ve hatta normaldir. Öyle ki; karar alırken bile duygusal durumunun son derece etkili olduğunu ve eğer neşeliyse olumlu kararlar aldığını, yok eğer küskün ve karamsar ise ne kadar negatif kararlara imza attığını görürüz. İşte burada olaylara ve insanlara karşı duruşu ve bakış açısı devreye girmektedir.

Ne yaparsa yapsın, herkes için yukarıda bahsettiğimiz duygusal durum değişiklikleri mutlaka yaşanması muhtemel durumlardan biridir. Öyle ki; evde yaşadığınız küçük gerginlikler iş yerinizdeki iş yapış şeklinize yahut insanlarla olan iletişiminize sirayet edebilir, ya da iş yerinde yaşadığınız olumsuzluklar; ev hayatınıza da yansıyarak, durup dururken ailevi ilişkilerinizde gerginliklere neden olabilir. Burada duyguların geçişkenliğinden bahsetmek mümkün olacaktır. Zira evinizde hiçbir sorununuz olmamasına rağmen, işyerinizde yaşadığınız gerginlikler buraya da sirayet edecek ve hiç yoktan huzursuzluklar yaşayabilmenize neden olabilecektir. Burada da insanın sağlam bir duruşa ve duygularının yaşam ve işleyiş alanlarını karıştırmamasına ihtiyaç vardır. Benzer bir örneği, sabahleyin karşılaştığınız küçük kız çocuğunun size karşı küçük bir gülümsemesinin, tüm gününüze pozitif yansıması ve diğer insanlarla kuracağınız iletişime de olumlu etki etmesi gibi de verebiliriz.

Yine algı meselesine bir başka açıdan da bakacak olursak; insanoğluna ne isterseniz kabul ettirebilir misiniz sorusunun aslında ilk bakışta verilecek bir tek cevabı vardır ve o da; “tabii ki hayır” şeklinde olacaktır. Ancak burada eğer algılarla ilgili bir konuya değinmezseniz, evet doğru, her istediğinizi kabul ettiremezsiniz. Ama eğer algı meselesini devreye sokarsanız, cevabımız da yüz seksen derece boyut değiştirecek ve “evet, her istediğinizi kabul ettirebilirsiniz” şeklinde olacaktır. Çünkü insanlar olaylara, hayata ve diğer insanlara karşı tamamen algılarıyla hareket ederler. Olumlu algı, toplumları huzura ve mutluluğa sevk ederken, olumsuz ve kötümser algı biçimi ise toplumları huzursuzluk ve karamsarlıkla baş başa bırakır. Bu nedenle toplumları yönlendirmek ve bakış açılarını yönetmek isteyen güçler; algı değiştirme ve duygulara manipülasyon yapma konusunda en iyi araçlardan biri olan medyayı kullanır. Çünkü medya size neyi, nasıl gösterirse siz de ona karşı o şekilde bir düşünce biçimine sahip olursunuz.

Her şeye rağmen, eğer algılarımızı kimsenin kolay kolay yönlendirmesini istemiyorsak; öncelikle şahsi anlamda geniş bir kültür yelpazesine ve akabinde de net ve kararlı bir bakış açısına sahip olmak durumundayız. Eğer bizim belli seviyede bir bilgi ve kültür birikimimiz olursa; duygu ve düşüncelerimize karşı yapılacak her türlü saptırma ve değişiklik yapma saldırısını bertaraf edebilme gücüne sahip oluruz. Bu da; duygu ve düşüncelerimizi kimsenin emrine amade olarak sunmamamız, ya da kimsenin gücüne esir etmememiz anlamına gelecektir. Bunun için bol bol kitap okumak, olayları, insanları ve gündemi yakından takip ederek, sağlam ve kararlı bir karaktere sahip olmak, ayrıca iyi bir analizci olmak gereklidir. Düşüncelerimizin yegâne sahibi olabilmemizin en önemli unsurlarından biri de işte budur. Siz eğer, gerçek siz olabilirseniz; kimse sizin duygu ve düşüncelerinizi esir alamaz, sizin üzerinizde kendi hesaplarını gerçekleştirmek adına planlar yapamaz. Yeter ki kararlı olun, kendinizden ödün vermeyin. Bu düşünceler ışığında, hepinize mutlu günler, mutlu hayatlar dilerim.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.