Labirent Tv Haber, Spor, Ekonomi, Yaşam | labirenttv.com

Ümmet Âlimlerinden Ortak Körfez Bildirisi

GÜNCEL

Aralarında Libya Başmüftüsü Sadık el-Gıryani ve Moritanyalı ünlü alim Muhammed el-Hasan el-Dedev’in de bulunduğu 25 önde gelen İslam alimi, Körfez bölgesinde tırmanan askeri gerilime ilişkin ortak bir bildiri yayımladı..

Ümmet Âlimlerinden Ortak Körfez Bildirisi: "Bu Savaş Bir Siyonist-Haçlı Projesidir"

Aralarında Libya Başmüftüsü Sadık el-Gıryani ve Moritanyalı ünlü alim Muhammed el-Hasan el-Dedev’in de bulunduğu 25 önde gelen İslam alimi, Körfez bölgesinde tırmanan askeri gerilime ilişkin ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride, bölgedeki çatışmaların sadece siyasi bir anlaşmazlık değil, İslâm dünyasının kaynaklarını ve mukaddesatını hedef alan geniş kapsamlı bir stratejinin parçası olduğu vurgulandı.

"Hedef İslâm’ın Kalbi"

Yayımlanan metinde, ABD ve "Siyonist müttefikleri" tarafından yürütülen askeri operasyonlar sert bir dille kınandı. Alimler, bu savaşı "Siyonist-Haçlı ittifakının İslâm’ın derinliklerine, demografik yapısına ve zenginliklerine yönelik bir saldırısı" olarak nitelendirdi.

Bildiride, İran’ın hedef alınmasının rejimin niteliğinden bağımsız olarak, bir İslâm toprağına yönelik dış müdahale olduğu ve bunun kabul edilemez olduğu belirtildi.

Körfez Ülkelerine "Üs" Uyarısı

Bildirinin en dikkat çekici noktalarından biri, Körfez ülkelerindeki yabancı askeri varlığına yönelik eleştiriler oldu.

Metinde şu ifadelere yer verildi:

"Batılı askeri üslerin bölgeyi koruma bahanesiyle kurulmuş olması bir çelişkidir; zira bugün bölge başkentlerinin bombalanmasına bu üslerin varlığı sebebiyet vermektedir. Amerika, İran’ı bu üslere saldırmaya çekerek bölge ülkelerini birbirine kırdırmayı hedeflemektedir."

Çatışmaya Destek Vermek "Haram"

Bildiride, bu savaşa herhangi bir düzeyde destek vermenin veya lojistik imkan sağlamanın "İslam’a karşı işlenen suçlara ortaklık" ve "dinimizce haram" olduğu ifade edildi. Alimler, Müslüman liderleri ve toplumları mezhepsel veya siyasi ayrılıkları bir kenara bırakarak birleşmeye çağırdı.

"Gerçek Bir İslami Proje Yoksunluğu"

Bölgedeki durumun "vahim" olarak tanımlandığı sonuç bölümünde, İslam dünyasının kendi özgün projesinden yoksun olmasının dış müdahalelere kapı araladığı vurgulandı. Çözüm olarak; şeriatın ihyası, ümmetin birliği ve Allah’a sığınarak tövbe edilmesi gerektiği hatırlatıldı.

Dünya genelinden 25 alimin imza attığı listede öne çıkan isimlerden bazıları şunlar:

Şeyh Sadık el-Gıryani (Libya Müftüsü)

Şeyh Muhammed el-Hasan el-Dedev (Moritanya)

Şeyh el-Hasan el-Kettani (Fas)

Dr. Cemal Abdüssettar (Ehl-i Sünnet Alimleri Birliği Başkanı)

Dr. Ömer Bamba (Afrika Alimler Birliği)

BİLDİRİNİN TAM METNİ:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

Körfez Bölgesinde Süregelen Savaş Olayları Hakkında Ümmet Alimlerinden Bildiri:

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Peygamberimiz Muhammed’in, ailesinin ve tüm ashâbının üzerine olsun.

Bundan sonra:

Bölgenin tanık olduğu tehlikeli tırmanış, büyük gerilim ve bölge ülkelerinin başkentlerinin bombalanma noktasına gelmesi ışığında; Allah’ın, hakkı beyan etmeleri hususunda alimlerden aldığı ahit gereği:

Bizler -ümmetin alimleri, davetçileri ve İslam için çalışan evlatları- aşağıdakileri ilan ediyoruz:

Birinci: Bu Savaşın Hakikati ve Hedefleri

Amerika ve Siyonist müttefiklerinin bu savaş için zulümden başka bir gerekçeleri yoktur. Zira İran onlara zulmetmemiş ve onlara saldırmamıştır; aksine bu yaptıkları, alışkanlık haline getirdikleri bir zulüm ve saldırganlıktır. Daha önce Afganistan, Irak ve diğer yerleri işgal ederek tüm şeriatların yasakladığı bir zulüm ve haksızlık sergilemişlerdir.

Bu savaş, sonuçları itibarıyla İslam’ı kendi yurdunda; ümmeti ise mukaddesatının, imkanlarının, servetlerinin, demografik, tarihi ve kültürel ağırlığının bulunduğu en derin noktasında hedef alan tam manasıyla Siyonist bir Haçlı savaşıdır.

Bu savaş, bir tarafta İran, diğer tarafta Amerika ve işgalci devlet arasındaki geçici siyasi bir anlaşmazlıktan kaynaklanan sınırlı bir çatışma değildir. Aksine bu, bir savaşlar zincirinin halkası ve bir mücadele tarihinin parçasıdır; münferit bir olay veya yalıtılmış bir durum değildir.

İkinci: Bu Tür Olaylardaki İlahi Hikmet

Yaşananlara dair her türlü tefsir, analiz veya okumadan bağımsız olarak mümin, her olayın ve her işin arkasındaki ilahi hikmete inanır.

Belki de Allah Teâlâ, bu olaylarla -Müslümanlar bunlarla doğru şekilde ilgilenir ve üzerlerine düşen görevi yerine getirirlerse- büyük işlere ve övgüye değer sonuçlara zemin hazırlamaktadır: "Hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olabilir." (Bakara, 216). Ancak müminin kader boyutunu, gaybi derinliği ve ilahi hikmeti göz önünde bulundurması; şer’î görevini yerine getirmesine, olayları doğru anlamasına ve gerçeklerin bilincinde olarak gerekeni yapmasına engel değildir.

Üçüncü: Saldırganlığın Kınanması ve Reddedilmesi

Amerika ve müttefiki Siyonist işgalci oluşumun İran’da başlattığı -ve nerede duracağını bilmediğimiz- şehirleri, askeri ve sivil hedefleri bombalama eylemi; onların İslam ve Müslümanlara karşı yürüttüğü politikanın en açık saldırganlık ve zorbalık örneğidir.

Bu politika; her türlü ilahi şeriatı, insani değeri, ahlakı, uluslararası hukuku ve dillerinden düşürmedikleri beşerî örfleri hiçe saymaktadır. Bu noktada en temel görev, bu saldırganlığı kınamak ve bu suç şebekesini reddetmektir.

Bizler, İran rejiminin projesinin hakikatini ve Sünni Müslümanların topraklarında yaptıklarını idrak etmekle birlikte; aynı zamanda İran’ın Siyonist-Haçlı ittifakı tarafından hedef alınmasını, başındaki rejimden bağımsız olarak, bir Müslüman yurduna yapılan harici bir saldırı olarak görüyoruz.

Siyonist-Haçlı saldırganlığını reddettiğimiz gibi, Körfez Arap ülkelerinin İran tarafından hedef alınmasını da şiddetle reddediyoruz. Şayet İran hedef gözetimini işgalci oluşumun derinliklerine odaklarsa, bu saldırıya karşılık vermek ve müminlerin gönüllerine şifa vermek olurdu.

Amerika, İran’ı bu üslere saldırmaya çekmek ve bölge ülkelerini İran’a karşı kışkırtarak düşmanların çıkarlarına hizmet edecek bir savaşı ateşlemek için Körfez ülkelerine kasıtlı olarak askeri üsler yerleştirmektedir. Bu durum, bölgedeki yabancı güçlerin varlığının tehlikelerinden biridir. Ümmetin alimleri ve davetçileri, bu güçler Müslüman topraklarına ilk geldiği gün bu konuda uyarılarda bulunmuşlardı.

Dördüncü: Bu Savaşa Katılmanın Haram Oluşu

Bu zalim savaşa her ne şekilde ve her ne düzeyde olursa olsun verilecek herhangi bir destek veya yardım; İslam’a ve Müslümanlara karşı işlenen bu suçun amaçlarına ortak olmak sayılır.

Bölgeyi güvence altına alma bahanesiyle kurulan Batılı askeri üslerin, bugün bölge ülkelerinin başkentlerinin bombalanmasına sebebiyet vermesi büyük bir çelişkidir.

Beşinci: Vaktin Gerektirdiği Görev

Müslüman topraklarında kıvılcımları uçuşan bu yıkıcı savaşların, gerçek bir İslami projenin yokluğunda, farklı proje sahiplerinin bölgeyi ele geçirme mücadelesi olması üzüntü vericidir. Bu vahim tablo karşısında ilim ehli, dava adamları ve din gayreti güdenlerin şu hususlar üzerinde çalışması gerekmektedir:

a. Ümmetin dinine dönmesi, dinin ikame edilmesi, şeriatın hakim kılınması ve güç unsurlarının kuşanılması. Bunun yolu ise birlik ve beraberliği sağlamaktan, ayrılık ve niza sebeplerini bir kenara bırakmaktan geçer. Bu görev, özellikle ümmetin seçkinleri ve liderleri üzerine bir vecibedir.

b. Allah’a yönelmenin gerekliliği; sıkıntıların giderilmesi, kötülüklerin defedilmesi, dert ve kederlerin feraha kavuşması için tövbe, istiğfar, zikir ve dua ile Allah Teâlâ'ya sığınmaya, Kitap ve Sünnete sarılmaya, hak üzerinde sabretmeye ve dinde sebat etmeye olan ihtiyaç her zamankinden fazladır.

Allah’ım, bu ümmet için hayırlı bir çıkış kapısı nasip eyle ve Müslüman yurdunu koru. Allah’ın salat ve selamı Peygamberimiz Muhammed’in, ailesinin ve tüm ashabının üzerine olsun.

İmzacılar: 

• Şeyh es-Sadık el-Gıryani – Libya Müftüsü

• Şeyh Muhammed el-Hasan el-Dedev – Moritanya Alim Yetiştirme Merkezi Başkanı

• Şeyh el-Hasan el-Kettani – Mağrip Alimler Birliği Başkanı

• Şeyh Mahfuz Veled el-Valid – İslam Forumu Başkanı

• Şeyh Muhammed es-Sağir – Ensar Heyeti Başkanı

• Dr. Cemal Abdüssettar – Ehl-i Sünnet Alimleri Birliği Başkanı

• Şeyh Sami es-Saidi – Libya Fetva Kurulu (Darul İfta) Genel Sekreteri

• Şeyh Abdülhay Yusuf – Ensar el-Nebi ﷺ Akademisi Dekanı

• Şeyh Cemal el-Ahmer – Üniversite Öğretim Üyesi, Cezayir

• Şeyh Muhammed Sidya bin Ecdud – Müslüman Alimler Birliği Başkan Yardımcısı

• Şeyh Burhan Said – Eritre Alimler Birliği Başkanı

• Şeyh Belhayr el-İdrisi – Vahran Üniversitesi Öğretim Üyesi, Cezayir

• Şeyh el-Beşir İsam el-Merakeşi – Üniversite Öğretim Üyesi, Fas

• Şeyh Abdullah bin Emin – Moritanya İslami Forum Genel Sekreteri

• Şeyh Ahmed eş-Şenkiti – Mağrip Alimler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı

• Şeyh Süleyman el-Ahmer – Üniversite Öğretim Üyesi, Cezayir

• Şeyh Ferec Kendi – İslami Davetçi, Libya

• Şeyh Hüseyin Abdülal – "Tek Ümmet" Heyeti Başkanı

• Dr. Hatem Abdülazim – İslam Fıkhı ve Usulü Öğretim Üyesi

• Dr. Ömer Bamba – Afrika Alimler Birliği İcra Direktörü

• Dr. eş-Şerif Hamza el-Kettani – Faslı Alim

• Şeyh Saad Razika – İmam, Hatip ve Aile Danışmanı, ABD

• Dr. Mahmud Said eş-Şecravi – FAZ Eğitim ve Psikolojik Destek Vakfı Başkanı

• Şeyh Vecih Saad Hasan – Dünya Müslüman Alimler Birliği Üyesi, İtalya

• Dr. Fehmi Salim – Dünya Müslüman Alimler Birliği Üyesi, Endonezya

Editör: Mithat GÜDÜ / Emekli İmam Hatip ve Gazeteci -Yazar

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.