DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 36°C
Sıcak

Belediye Başkanları sürekli bu soruyu kendilerine sormalı!

17.01.2019
169
A+
A-

Ne üzücü…

Ne acı…

Ve ne utanç verici ki ecdadın tarihi emanetlerini, bu güne taşıyamadık.

Tarihi, pek severiz…

“Tarih” denildiğinde “mangalda kül bırakmayız.”

Yarım yamalak, ders kitaplarında öğretilen tarih bilgisi ile 7 düvele kafa tutarız!

Ama ne ibret ki yaşadığımız şehrin tarihini bile bilmeyiz.

Bilmek için ufacık bir girişimde bile bulunmayız.

Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya’da, Selçuklu Sultanları’nın mezar yerlerini bilmeyenlerin sayısı, bilenlerin yanında adeta dağ gibi…

Hep derim: “Kişi, bilmediğinin düşmanıdır.”

Kendi tarihimize yabancılaştırılıp, bilmeden ve farkında olmadan ona düşman hale getirilmişiz.

Bu durum, bizim için çok acı…

Daha düne kadar liseli aşıklar, tarihi yapıların duvarlarına kendi “aşk sembollerini” çiziyordu.

Allah’tan trafoları keşfettiler de tarihi yapılar biraz rahatladı!

Elimizde kalan az sayıdaki Selçuklu eserlerinin durumu ortada.

Hep dedik, yine diyoruz; bu eserlere sahip çıkmak çok zor olmasa gerek.

Tarihi mirasa sahip çıkmak sadece yöneticilerin değil, hepimizin görevi…

Biz daha Selçuklu eserlerini bilmiyoruz ki o eserlere sahip çıkalım!!!

Yöneticilerimiz, Belediye Başkanlarımız “Millet tarihi varlıkları nasıl sahiplenir, bu konuyla ilgili nasıl bilinç oluşur?” sorusunu  sürekli kendilerine sormalı…

Hatta bir adım ileriye gidip,  halka da sormalı…

Tramvayın rengi ile ilgili anket yapılabiliniyorsa ve halka sorulabiliniyorsa, tarihi eserlerle ilgili çalışmalar da halka çok kolayca sorulabilinir.

Malum, teknoloji çağındayız.

Örneğin, “Mevlana Meydanı nasıl olmalı? Kılınçarslan Meydanı ile ilgili önerileriniz var mı? Alâeddin Tepesi’nde neler istiyorsunuz? Şehrin tarihini biliyor musunuz?” soruları, halka sorulsa kötü mü olurdu?

Bu sorularla vatandaşımıza, sahiplendirme duygusu kazandırılabilinir.

Bazı ülkelerde bunun örneklerini görüyoruz.

Keşke bunları ilk düşünen bizler olsak…

Ahhh ahhh!

Daha alacağımız çok yol var.

Bu kentin tarihi ruhunun ilelebet yaşanması isteniyorsa, bu uğurda yol alınmalı.

Yoksa “Ali yazar, Veli bozar” mantığıyla, 2 ileri 1 geri gideriz.

Tarihi yapılar, belleğimizdir.

Belleğimizi koruyalım ve dünyaya tanıtalım.

Eskilerin “vardı” dedikleri, şimdi “yok” oluyorsa, gelecek planlarıyla ilgili oturup düşünmemiz gerek.

Bunlar yapıldığında şehrin değeri, inanın daha da değerlenecek.

Şehrimizin değerleri ile oynamayalım.

Değerlerimizi koruyalım.

Allah, bu yolda halis niyetli yolcuların da yardımcısı olsun diyelim.

Not: Bu şehrin değerini, dedikodu diliyle de düşürmeyelim. Biliyorsunuz dedikoduyu, değersiz insanlar yapar. Şehrimizde, dedikodu zehrinin yayılmasına izin vermeyelim. 🙂

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.