DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 35°C
Sıcak

Bize bir şey olmayacak

01.04.2019
34
A+
A-

Kıbrıs’ın kuzeyi öyle garip bir yer ki dostlar…

Mesela Kıbrıs Avrupa Birliği toprağı ama, Kuzey Kıbrıs müktesebatın dışında.

Lakin Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşamını sürdüren Türklerin neredeyse tümü aynı zamanda Avrupa Birliği yurttaşı. Kıbrıs Cumhuriyeti uyrukları da olduğu için…

Ve bütün bunlardan dolayı müktesebatın dışındaki topraklarda yaşasak da Avrupa Birliği Parlamento seçimleri için aday olabiliyor, seçimle Avrupa Parlamentosu’nda görev yapma şansını yakalayabiliyoruz. (Hoş bu hiç olmamış ama bu hakkımız var bizim…)

Öte yandan siyasi eşitlik mücadelesi verdiğimiz bir müzakere sürecimiz var. Bu müzakere süreci için 40 seneden fazladır onlarca BM Kıbrıs Özel Temsilcisi, pek çok BM Genel Sekreteri, 4 tane KKTC Cumhurbaşkanı, 40 civarında Dışişleri Bakanı, yüzlerce müzakere heyeti görevlisi ve iki toplumlu görüşmelerde devlet görevlisi olarak görev yapan kamu hizmeti veren insan çalıştırıyoruz. Yine de bunların tümünü hiçe sayarak Kıbrıslı olarak Avrupa Birliği’nde tam haklara sahip bir yurttaş olarak kabul görebiliyoruz.

Yine de işlerine gelme durumuna ve bazı ayrıntılara göre, bazı hallerde işgal altındaki Kuzey Kıbrıs’tan olduğumuz için önümüze taş koymaya çalışsalar da, bir yolunu bulup Kıbrıs Cumhuriyeti kimlikleri sayesinde kıvrılarak da olsa tehditlere göğüs gerebiliyoruz.

Aniden Kuzey Kıbrıs’taki ulusal medya kanalları aracılığı ile Avrupa Parlamentosu seçimlerine aday olabileceğimiz açıklıyor, Güney Kıbrıs’ta yaşamını sürdüren Kıbrıslı Rumlar ile kol kola bir mücadele vermeye de çalışabiliyoruz.

Birçok iki toplumlu etkinlikte dostluk, barış ve kardeşlik mesajları veriyor, dahası bunları büyük gövde gösterileri ile tamamlayabiliyoruz.

Lakin sanki bunların hiçbiri olmamış gibi sınır kapıları inşa edip adanın bölünmüşlüğünün tescilini netleştiriyoruz, onu da bırakın tüm dünyanın gözü önünde Belçika’da, Strazburg’da, Amerika’da kısıtlanan toplum olarak kendimizi ilan ediyoruz.

Kırk bir çeşit bahane ile kendimizi zavallı ilan ediyor, sonra da zavallılığımızın derdine yanarken çıkar yollarımız olduğunu gizlemeye çalışıyoruz bazen…

Gerçek mağduriyetlerimizi ise biat ederek yok sayabiliyoruz!

***

Kıbrıs’ta bu olanlar rutin bir yaşamın parçaları.

Garantörler de tüm dünya da bunu biliyor ve sanki tüm bunlar yok, hakikaten çözüm için bir müzakere süreci götürülmeye çalışılıyor gibi davranarak de facto olanları es geçebiliyorlar!

***

Kafa karışıklığının had safhada olduğu bu süreçte ne yazık toplumsal hareketlilik, varoluş mücadeleciliği ve memleketine sahip çıkma arzusu da farklı, kâh daha milliyetçi, kâh çok daha çözülmüş bir görüntü ile seyrediyor.

İdeolojik duruşların da büyük iş yapmadığı, kapitalizmin en vahşi halinin neo liberal politikaların çiğneyen dişleri altında ezim ezim eziliyor…

Sonuç: Gün gibi ortada…

Burada bireysel olarak var olmaya çalışan ama tutunmaya çalıştığı bir toplum inşa edilmesini yaratmaya çalışanları desteklemekten bile korkan bir insan topluluğu var.Toplum olma bilincini, halklaşma sürecini ileriye taşımak yerine çözülmeler yaratılmasına neden olan…

Ne acıdır ki, memleketimize ve kendimize sahip çıkacak ortak aklı kullanmaya en çok ihtiyacımız olan dönemlerden geçerken, dışarıya sergilediğimiz imajımızı dahi kontrol edecek gücümüzün olmaması, insan kaynağımızı da beyin göçlerine katarak kaybetmeye devam ettiğimiz yeni dönemeçlerin bizi daha çok yıpratacağı süreçler olsun istemiyoruz.

Bunun bir kader olmadığını fark etmeye başladıkça her şey çok daha güzel olacak.

Ve Kıbrıs’ı çok daha güzel görebilecek, yaşayabileceğiz.

Biz de , sizleri misafir ederken siz de…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.