Çekirdek Aile : Anne, Baba, Çocuk ve Ekran

29.04.2019 - Pazartesi 07:59

Çocukluğumuzdan itibaren hep
büyüklerimizin sözleri ile büyüdük, çok şükür ki çocukluğumuz aile
apartmanında, yaz tatillerimiz ise köyde “çekirdek aile” kavramının ne olduğunu
bilmeden dede, nine, büyük nine, anne, baba, amca, teyze ve köyümüzde yaşayan herkesin
tek bir sülale olduğu akraba çocukları ile geçti… Her ne kadar tüm bu
yaşadıklarımız bugün için rüya gibi gelse de gerçekten gerek oyunlar ile gerek
büyüklerimizin nasihatleri, yaşanmışlıklarını anlattıkları hikâyeler ile dolu
dolu bir çocukluk dönemi geçirdik…

Bugün ise anne, baba, çocuk ve ekrandan oluşan çekirdek aile yalnızca şehirlerde değil kırsal kesimde bile yerini almaya başladı.  Özellikle ebeveynler hayatlarından memnunlar, çocuklarına emzik misali verdikleri ekranlar sayesinde çocukları saatlerce hiç sesleri çıkmadan, anne babalarına soru sormadan, çevrelerini sorgulamadan ekrana teslim edilmiş haldeler. 

“Ekranların insanları
yönlendirdiğini artık tartışmaya bile gerek yok, bu bir gerçek.  Asıl tartışmamız gereken konu ekranları
kimler yönetiyor?” diyen Alman iletişim bilimci Hans Magnus Enzensberger’in
bu sorusuna şöyle cevap vermek istiyorum; “Ekranları yönetenlerin hak ve batıl
yani iyi ve kötü savaşında genel olarak batılın yanında olduğunu söylemek
mümkündür.” 

Zira
televizyon programlarına, bilgisayar oyunlarına, cep telefonu uygulamalarına
baktığımız zaman yapıcı olanların oranı yıkıcı olanların karşısında ne kadar da
cılız kalmaktadır. Burada dile getirdiğimiz konular, sorunlar aslında
birçoğumuz tarafından bilindik ancak çözümü sadece konuşmalarımızda,
hayıflanmalarımızda kalan sorunlardır. 
Belki de işin kolayına kaçmak işimize gelmektedir.  Çocuklarımıza aldığımız son model ekranlara
ödediğimiz yüksek maddi tutarlar ile içimiz bir o kadar rahatlamaktadır.  “Bak ben senin çalışıyorum, sana daha iyi
imkânlar sunmak için gecemi gündüzüme katıyorum…” gibi sözler ile aslında
sadece kendimizi avutuyoruz.

Yaşı kaç
olursa olsun çocuklarımızın bizden bekledikleri “bir tutam sevgidir”, hep
birlikte kaliteli vakit geçirmektir. 
Ancak kaliteli vakit geçirmek dendiği zaman nedense insanlar son model
teknolojik araçlar ile bir arada olmayı düşünmekte, aynı odadayken bile
hislerini “emojiler” ile yansıtmaya çalışmaktadırlar.  Gerçek hayattaki gülüşün, tebessümün,
bakışın, konuşmanın, yüz ifadelerinin, beden dilinin yerini hangi “emoji”
tutabilir ki? 

Ekranlar
ile ilgili sorunları bugüne kadar yazdığımız yazılarda kısmen de olsa dile
getirmeye çalıştık.  Birçok konuda olduğu
üzere sorun büyük ancak çözümü basit. 

Anahtar
kelime: SAMİMİYET 

YORUM YAZ