DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 29°C
Az Bulutlu

Cengiz Aytmatov ve 90. Doğum Yılı Armağanı üzerine…

14.12.2018
262
A+
A-

Cengiz Aytmaov 1928 yılında Tanrı Dağlarının eteklerinde bir dağ köyünde doğmuştu..
Yaşadığı coğrafya bir bakıma bizim Toroslardı.. Anlatımlarda dağ eteklerinde saklanmış binlerce yıllık geleneklerimizi gördüm.. Cemile’de bir Anadolu kızını gördüm.. Samet’in kamyonuna benzer kamyonların kasalarında yaptığımız yolculuklarda biz de Aytmatov’un Selvi Boylum Alyazmalım’ında sevginin emek istediğini öğrendik.

Toprak Ana’da vatan sevgisini, Elveda Gülsarı’da bir ömrünü kolhozda birlikte geçiren aynı kaderi paylaşan bir insanla bir hayvanın dostluğunu öğrendik.

Gün Olur Asra Bedel’de Mankurtlaşan oğlunu kurtarmaya çalışan Nayman Ana’da köklerimizin ne kadar önemli olduğunu öğrendik. Ama maalesef ki Nayman Anaları teknolojik gelişmeler yok ediyordu. Mezarı üzerine uzay üssü kurulmuştu.

Cengiz Han’a Küsen Bulut’ta saltanatları için masum insanları yok eden iki totaliter lider Cengiz Han ile Stalin ele alınmıştır. Kitapta zulümle kurulan imparatorlukların bir gün mutlaka yok olacakları verilir.
Dişi Kurdun Rüyaları adlı kitabında Sovyetler Birliğinin yıkılışının çatırtı sesleri duyulur. Rejim halkını besleyememektedir.

Ordu helikopterlerle sürek avına çıkar. Yaban geyikleri, kurtlar, kuşlar; doğada ne varsa kurşunlardan nasibini alır. Taşçaynar ile Akbar adındaki iki kurdun ailesinin başına gelmedik kalmamıştır. Bu aile aslında 70 yıllık darmadağınık edilen Türkistan Türk ailesidir.
Bu kitapta rejimde değişikleri sezerken bölgeye Batılılaşma ile yeniden Hristiyanlığın ve Kapitalizm’in ayak seslerini hissedersiniz.

Beyaz Gemi’de bir dağ köyünde dedesi ile büyüyen bir çocuğun hikayesinde bizim nesil kendini görür. Bir çok Türk topluluğunda olduğu gibi burada Kırgız halkının atalarını nehirden Geyik Ana’nın kurtarışı işlenmiştir.
Bu yüzden Altaylarda, Kafkaslarda ve de Toroslarda Geyik Motifleri sıkça kazınmıştır. Ayrıca geyik doğanın koruyucusu, masumiyet ve temizliktir. Hititlerde doğanın koruyucu tanrısı DİNGİR.LAMA geyikle simgelenir.
Toroslarda Geyik Dağlarının eteklerinde benzer hikayelerle büyümüş biri olarak,Beyaz Gemi romanındaki geyiğin Enişte Orozkul’un sofrasında meze olarak yenilmesi, romandaki çocuğun ruhundaki tahribatı kadar şahsımı da etkilemişti.

Ayrıca,okula başladığımız o yıllarda kim, içinde hayallerimizin, geleceğimizin olduğu çantasınıı sevmediki!. O küçük çanta bir umuttu, gelecekti. Çocuk için de öyle. Kim uzaklardaki hayal ülkelerine açılmak istemedi gemilerle.. Kim göklerde bir tayyare kanadına yapışmadı. Aytmatov’un hikayeleri içtendi, doğaldı, samimiydi, bizdendi, o yüzden hafızamızda yer etti..

İlk öğretmenim adlı eserinde Kazak Bozkırlarında bir köyde İlk Sovyet Devrimi sırasındaki köylülerin eğitim mücadelesi anlatılır. Kızı çocuklarının okula gitmesi büyük bir devrimdir. Bu gelişmeler aynı yıllarda Anadolu’da görülür.. Reşat Nuri’nin Çalı Kuşu’nda benzer bir konunun işlendiğini görürsünüz.

Aytmatov’un Kassandra Damgası adlı kitabı adını Troya kralı Priamos’un eşi Hekabe’den olan kızıdır. Efsaneye göre Kasandra geleceği okur ama kimse ona güvenmez ve de o bunun da acısını çeker. Bir bakıma günümüzde gelecek hakkında öngörüleri olan bilinçli insanların sözüne kimsenin itibar etmemesine kahrolmanın simgesidir. Tabi Kassandra’nın bu yetiyi nasıl kazandığına dair değişik rivayetler oluşmuştur.
Romanın kahramanlarından bir uzay rahibi Filofey olarak bilinen Andrey Krilstov’un gelecekle ilgili Papa’ya yazdığı mektup ve yine bu konuda görüşleri olan fütürolog Robert Bork’un çeversinde gelişir. Aslında anlatılmak, konuların geçtiği yer de Batı’dır. Batı dünyasının uzay çalışmaları ve canlılar üzerindeki genetik çalışmalarıyla sonsuzluk arayışlarının hikayesidir.

Aytmatov’un son okuduğumuz kitabı Ebedi Gelin’de Kapitalizm ülkeye girmiş her şey alınır satılır olmuş. Tanrı Dağlarında Kars Parsı için gelen Arap zenginlerine kucak açılmıştır Afganistan’da Sovyet Askerleri içinde savaşanlar şimdi Pars ticareti yapmaktadırlar.. Burada olduğu gibi Aytmatov’un eserlerinde dönemin siyasal olayları ve toplumsal yansımalarını görmeniz mümkündür. İlk Romanlarında İkinci Dünya Savaşı teması oldukça fazla işlenmişken, son kitaplarında Afganistan ve Orta Doğu savaşlarının bölgedeki sosyal etkileri üzerinde durulmuştur. Her kitabında olduğu gibi son kitabı Ebedi Gelin’de Türk dünyasında Gelin Kayalar, Kız Kalesi, Kız Tepesi, Sultan Dağı vs.. . şeklinde görülen destan motifini merkeze almıştır.

Aytmatov’un eserleri geleneklere yer vererek tarihimizi, doğaya yer vererek vatanımızı, eğitime ve teknolojiye yer vererek geleceğimizi inşa etmemizin önemine işaret eder.
Aytmatov’un çoğunu 1970’li yıllarda lise yıllarında okuduğum eserlerinde, Ortaokul yıllarında okuduğum biraz Ömer Seyfettin’nin milliliğini, Halide Edip’in Anadolu insanınındaki bağımsızlık azmini, Reşat Nuri’nin Anadolu coğrafyasını, Atsız’ın Bozkurtlar’daki Türkistan Coğrafyasını, Dede Korkut hikayelerindeki bozkır yaşayışını, Cengiz Dağcı’nın romanlarındaki Kırım Türklerinin dramını, vatanın ne demek olduğunu hissetmiştim. Kısacası Aytmotov’un eserlerinde Anadolu’yu görürsünüz..
Kuşkusuz onda dünya klasiklerinin de etkileri de görülür.. Tolstoy’un Hacı Murat’ını Kazaklar’ınıçoğu zaman Aytmatov’un eserlerinden ayırt edemem doğrusu.

Zaten yerellikten evrenselliğe taşıyan bu değil mi, onu!
Sonuç olarak; Aytmatov eserlerinde tarihimiz, geleneğimiz, coğrafyamız üzerinden ve geleceğimizi kurgulamıştır. Türk kültürünü de bütün dünyaya kendi dilleri üzerinden sunmuştur.
Aytmatov’un eserleri kadar hayatı da oldukça etkileyicidir. Aytmatov’un babası olmak üzere bir çok Türkistanlı, Kırımlı ve Azerbaycanlı Türklük bilincindeki Türk aydını Stalin tarafından kurşuna dizildi.
Bu da gösteriyor ki hiçbir millet kıyımlarla yok edilemez. Biçilen köklerden çıkan yeni filizler dünyaya dal verir..

Üç yıl önce proje olarak ilana çıktığımız Cengiz Aytmatov’la ilgili Armağan kitabımızın çıkmasında vesile olan başta Üniversitemiz rektörü Prof.Dr. Mustafa Şahin olmak üzere kitabın basılmasında yanımızda olan yetkililere, komisyonlara, yazarlarına ve hakemlerine teşekkür ederim. Elliyi aşkın Türk Dünyasının değişik yerlerinden yazılarıyla katılan bilim insanları yazılarıyla burada buluştular.
Aytmatov’un 90. Doğum yılında bu kitabı Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü olarak çıkarmanın başka bir mutluluğu içindeyiz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.