DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 35°C
Sıcak

Çıkmazda mıyız ne?

29.04.2019
30
A+
A-

Sosyal politikalar açısından ciddi bir iflasın eşiğindeyiz!

Ekonomi politikaları keza öyle!

Siyasi yapının özündeki alışkanlıklar bunları bozmaya cesaret edemiyor çünkü halk da başka türlüsüne alışık değil!

Dahası, alışılmışın dışına çıkmaktan korkan tutucu bir toplumdur Kıbrıslı Türk toplumu…

Tarih boyunca, her zaman farklı sömürülere maruz kalmış; her gelenle yeniden değişimler yaşamış; durmadan yabancıların göçüne maruz kalarak etkileşimleri iyisiyle ama genellikle de kötüsüyle badirelerine eklemlemiş Kıbrıs toplumu, bugün pek çok adımı atmaktan çekinen korkak bir şekilde sığ sularda, güvenli liman arayışıyla geçirmiş.

Kendi kendisini yönetmek hususunda başarısızlığı olan 3 yıllık süreç Kıbrıslı Türkleri daha da çaresiz hissettiren ve birilerinin koluna girmeden yürümeyi reddeden; buna karşın sahip olduklarından da vazgeçmek istemeyen bir yapıyı kurgulamış.

Olan bitenleri çok sorgulayan ciddi politikleşmiş bir toplum gibi görünmekle birlikte esasında bir yandan da politik söylemlerini statükonun içine sıkıştırmış, maddi bireysel çıkarlarını ilerleme olarak görmeyi alışkanlık haline getirmiş çağlar içerisinde.

Şimdi sistem giderek çürümüş, zamanımıza cevap veremeyen bir çok eski ve zayıf düzenlemelerle ilerlemeye çalışırken,psiko-sosyal anlamda sorunları patlamış.

Hem para istiyor hem zenginlik istiyor hem de elindekini kaybetmemek, sahip çıkmayı kolaylaştırmak için statik bir çizgide ilerlemeyi benimsiyor.

Seçim sonuçları da kimseye ya da hiçbir siyasal partiye tek başına iktidar olanağı sağlamamak değil midir?

Birbirine muhtaç kalma pratiğini sürdürme görüntüsü değil midir?

Önemli kamuoyu yoklamalarıdır seçimler.

Disiplinle gerçekleştirilen bir seçim toplumun tüm dinamiklerini yorumlamaya imkan sağlar. Seçime katılım oranından, katılanların tavırlarına kadar gözlem ve yorum yapma kapasitesi sağlar.

Demokrasi pratiğinden ne anladığını ve nasıl yönetilmeyi tercih ettiğinin ipuçlarını verir!

***

Kıbrıs’ta işler esasında çok yolunda!

Halkın istediği ve içselleştirdiği sonuç aynen devam ediyor.

Sadece Kıbrıslının çıkarlarına dokunulduğu noktada, halk umutsuz ve muhalif söylemlerini dillendiriyor.Lakin bu söylemlerin bir çoğunun uygulamaya geçirilecek pratiklere dönüştürülmesinde  en çok eleştirecek olanında kendisi olduğunu görmezden gelemeyiz!

İktidarlar da halka biraz tepeden bakıyor.

Sömürge olma pratiği, kendisini yönetme pratiğinden çok daha gelişmiş olan Kıbrıslı Türkler de tepeden bakmayı bilen bir iktidarı arıyor. Gücü ve iktidarı bununla eşleştiriyor çünkü.

Bunu sosyal antropoljik açıdan da halk bilimsel açıdan da, sosyolojik açıdan da sosyal psikolojik açıdan da hatta psikolojik açıdan da çözümlemek zor değil.

İşte her şey ortada…

Bunu okuyun, sonra gelin gözlem yapın!

Azıcık da resmi tarih dışında okuyun, düşünün…

İhtiyacımız olan şey,çok başka bir şey…

Lakin bunu kavramak için ciddi zaman kaybediyoruz. Her defasında tren biraz daha uzaklaşıyor!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.