DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 13°C
Parçalı Bulutlu

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun

28.10.2018
164
A+
A-

Türkiye Cumhuriyeti devletimizin doğumunun 95 inci yılını tüm yurtta birlik, beraberlik ve neşe içerisinde kutlamanın sevinci içerisindeyiz, birliğimiz ve beraberliğimiz daim olsun.

Türkiye Cumhuriyeti devletimizin doğumunun 95 inci yılını tüm yurtta birlik, beraberlik ve neşe içerisinde kutlamanın sevinci içerisindeyiz, birliğimiz ve beraberliğimiz daim olsun. Ülkemiz bir devlet için çok genç sayılabilecek bir yaşta olabilir ancak Türk Milleti binlerce yıllık devlet geleneği ve yaşantısıyla her zaman tarih sahnesinde hak ettiği yeri almış ve tarihin oluşumuna katkı sağlamıştır.

Bugün yazımda Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun aslında 1040 yılına kadar uzandığını belirtmek istiyorum. Çünkü tarihimiz geçmişten günümüze bir bütündür, dönemlere ayrılsa da birbirinden koparılamaz, süreklilik gerektir. Bu açıdan baktığımızda Türkiye Cumhuriyeti tarihinin Selçukluların devamı olarak kabullenmek zorundayız, Selçuklular Oğuz Yabguluğu ile Göktürklere bağlanırken, Türkiye Cumhuriyeti ise Osmanlı ile Selçuklu’ya bağlanmaktadır.

23 Mayıs 1040’da Selçuklu orduları Gazneli ordularını bugün Türkmenistan’ın Mary şehrinde “Antik Merv” ve “Eski Serahs” şehri arasındaki Dandanakan denilen bölgede yenerek Büyük Selçuklu devletinin temellerini atmışlardır. Savaş sonrası Tuğrul Bey’in başkanlığında Selçuk ailesinin ve  Oğuz Boylarının ileri gelen beyleri  toplanarak Tuğrul Bey’i devlet başkanı olarak tanımışlar ve yaptıkları ilk iş birlik ve beraberlik halinde kalacaklarına dair birbirlerine söz vermek olmuştur.  Bu karara nasıl varıldığına dair tarih kitaplarında dikkat çekici bir hadise yer almaktadır buna göre Tuğrul Bey eline bir ok almış ve kardeşi Çağrı Bey’e vererek kırmasını istemiştir, Çağrı Bey bunu kolaylıkla kırmıştır. Tuğrul Bey iki oku bir araya getirerek yine ona vermiş Çağrı Bey onları da kırmış, üç oku zor kırmış, fakat ok sayısı dörde çıkınca kırmak güçleşmiştir bunun üzerine Tuğrul Bey ‘’ Biz böyleyiz birbirimizden ayrılırsak, olur olmadık bir kimse bizi yenmeğe kasteder, toplu bulunursak bizi kimse yenemez, aramızda anlaşmazlık çıkarsa dünya fethedilemez, düşman cesaret kazanır ve saltanat elimizden gider’’ diyerek birlik ve beraberliğe dikkat çekmiştir.

Yazımı bağlamak istediğim konu ise Atatürk, Cumhuriyeti ilân ederken demokrasinin bütün kurallarının zamanı geldikçe uygulanması görüşünde idi. Türk Milletinin, siyasal haklarını dilediği gibi kullanması, memlekette çoğulcu demokrasinin işlerlik kazanması, onun baş amacı idi, Cumhuriyetin ilânı ile “Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir” kuralı, artık devlet yönetiminde, en belirgin şekliyle yerini alıyor; demokrasiye giden yol daha aydınlık olarak çiziliyordu bu nedenle  29 Ekim 1923 akşamı Cumhuriyet ilân edildi. Bu suretle yeni devletin yönetim biçimi bütün açıklığı ile ismini almış oluyordu.

Ulu önderimiz Atatürk bütün hayatını içeride ve dışarıda düşmanlarla savaşarak veya mücadele ederek geçirmiş. Ülke kurulduktan sonra milletini ve devletini muasır devletler seviyesine çıkartmak için çabalamış ve biz Türk halkına emanet ettiği devleti onun bıraktığı yerden daha ilerilere götürmemiz için bize Türkiye Cumhuriyeti Devletine sahip çıkma görevi vermiştir.

Yukarıda Tuğrul Bey örneğinde belirttiğim gibi Devletimize ve Milletimize sahip çıkmamız birlik ve beraberliğimizi güçlendirerek, kardeşlik hukukumuza bağlı kalarak, Atatürk İlke ve inkılaplarını benimseyip uygulayarak olacaktır. Çocuklarımıza uzak ve yakın tarihimizi anlatarak, öğreterek onların yaşanan olaylardan ders çıkarmalarını sağlamalı, ayrışmanın ülkemize zarar getireceğini, farklılıkların ise zenginlik katacağını öğretmeliyiz.

Yazıma son verirken bu güzel ülkemizi kurup bize bırakan başta ulu önder Atatürk’ü ve onun değerli silah arkadaşları ile bütün şehitlerimizi ve gazilerimizi anıyorum.

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR
  1. Yasin dedi ki:

    Çok güzel olmuş harika

  2. Şahin Erdoğan dedi ki:

    Ağzına eline yüreğine sağlık üstat.. Allah dirliğimizi birliğimizi daim eylesin…

  3. Hilmi can dedi ki:

    Kalemine sağlık abim çok güzel anlatmışsın