Dedemli ortaokulunun ilk kız öğrencisi

19.04.2019 - Cuma 10:00

Anadolu’da zordur hayat. Toroslarda daha da zordur, kadınlar içinse imkansıza yakın.

Ölen birkaç kardeşin arkasından yaşamak şansa bağlıdır.

Şimdilerde farkında değiliz ama yetmişler öncesi böyleydi.

Şu anda Esenler Mal Müdürü Mucize Çetinkaya; Gezlevi’den dağlarını erkek çocuklarıyla aşarak Dedemli Ortaokulunda okuyan ilk kız öğrenciydi...

Dedemli ortaokulu açıldıktan sonra iki yıl boyunca hiç kız
öğrenci gönderilmişti.

Köyümüzde daha önce ebelik ve hemşirelik için başka şehirlere giden birkaç kişi olmuştu.

İlçemiz Hadim ortaokuluna giden ilçeden ve köyümüzden orada oturanlardan gidenler oluyordu.

Büyüklerimizin genel olarak söylediği “kız çocuğu da okur
muymuş!” sözleriydi.

Zaten bizim okula gidişimize bile bazı büyüklerimizden
buralara “gavur okulu(!)” diye karşı çıkanlar bile oluyordu.  Anneannemin benim için, “Bu çocuğu imam
yapacaktık neden oraya gönderdiniz?” dediğini hatırlarım.

Böyle diyenlere de rahmetli babamın “-Çocuklarımızı okula
gönderip okutmazsak başkasının çocukları bize kaymakam, vali, öğretmen, doktor
olmasına bir şey demeyelim  o zaman” diye
onları ikna etmeye çalışıyordu.

Babam bizi okutmaya razı olsa da o da “-Kız çocuk okutulur
mu alem ne der?” diye kız kardeşlerimi ilk okul sonrası ortaokula göndermeyi
düşünmedi.

Ben de köyümün kadınlarının kucağında bir çocuk, sırtında odun taşıyan kadınları görünce onların ne zaman okuyup öğretmen, doktor, kaymakam olacaklarını düşünürdüm.

Benden sonraki üç kız kardeşim okulda çok başarılı olmalarına
rağmen, onların zamanında köyümüzde 
ortaokul açılmasına rağmen ortaokula gönderilmedi.. En sonuncu olanı
gönderdiğimizde şu anda özel eğitim öğretmeni olan kız kardeşimi gönderdiğimde
“-Beni kardeşimi okutuyorum diye öğünmek için mi okutuyorsun” diye bir gün
sorduğunda “-Hayır, çocuğun birinin kucağında, birinin omuzunda, sırtında odun
yüküyle Kavaklı ormanından odun taşımanı” istemiyorum demiştim.

Anadolu insanı için hayat zordur!

Bu kadın için daha zordur.. Koçan genellikle gurbettedir.

Köyünde barkında olsa da vaktini çoğunlukla kahve
köşelerinde geçirir.

Gün boyumu çocukların bakımı kadına aittir.

Ekonomik geliri olmayan kadın kocasına muhtaçtır.

Eğitim ve öğretim onlar için bir çıkış yolu olmuştur.

Dedemli ortaokuluna gidiş geliş hikayeme geçen yazımda değinmiştim.

Öğrencilerin durumu hakkında az da olsa bir şeyler yazmıştım, ancak kız öğrencilerle ilgili hiçbir bilgi vermemiştim. Veremezdim zira ilk iki yıl hiç kız öğrenci gönderilmedi.. Üçüncü yıl halamın kızı Mucize Çetinkaya gönderildi.

Halamlar birkaç yıl ilçemiz Hadim’de kalmışlardı.. Büyük kızı Müşerref’i de orda ortaokula göndermişti. İlçede bir çok insan kızlarını orta okula gönderdiğinden ailecek bir endişeleri yoktu.. Ancak Dedemli yollarındaki dağları bu kız çocuğu nasıl aşılacaktı? O sırada ortaokula yazılan şimdi rahmetli olan abisi Mevlüt’e emanet edilmeliydi.. Mevlüt’e olan güvenle bu çocuk okula gönderildi.

Bu çocuk Gezlevi’den Dedemli’ye yaya dağları belleri geçerek tek kız olarak Dedemli Ortaokulunun ve Gezlevili kızların kaderinde önemli bir sembol olmuştur.

Şu anda İstanbul Esenler Mal Müdüresi olan halamın kızı Mucize hanımın bu mucizevi eğitimini kutlarım.

Şimdi Hadimin bir mahallesi olan eski kasabamız Gezlevi’nin
Lisesinde köyümün bütün kızları okuyor.. Öğretmen, doktor, hemşire, avukat
oluyorlar.. Her birini kutluyorum, yolculuğunuz daim olsun.

Bu arada bütün Müslüman aleminin Berat Kandilini Kutlarım!

Ezilen bütün Müslümanları ve Doğu Türkistanlıları duamızda unutmayalım.

YORUM YAZ