DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 29°C
Parçalı Bulutlu

Diyarbakır İzlenimlerim 3

17.03.2019
163
A+
A-

DîvânuLugâti’t-Türk’ün Kaşifi Ali Emiri Efendi.

Diyarbakır gezimizde ilk aklımıza gelenlerden biri de Ali Emiri Efendi olmuştur.

Onun DivanuLugati’t Türk’ü Sahaflar Çarşısında keşfi, elde edişi, yayımlaması göz yaşartıcı örnek alınacak bir başarı hikâyesidir. Bu yüzden burada kısaca yer vermek istiyorum

Ali Emiri olmasaydı Kaşgarlı Mahmut’un DivanuLügati’t Türk’ü tanımayacaktık.

Ali Emiri 1857 Diyarbakır doğumludur. Dedesi şair Mehmed Emiri Çelebi babası Mehmet Şerif Efendidir.  Mehmet Şerif Efendi Diyarbakır Bağdat arasında kervanları olan bir tüccardır.

Altı göbek öncesine kadar okuma yazmayı seven ailesinde şairler yetişmiştir.

Çocukluğundan itibaren kendini kitap okumaya veren Ali Emiri arkadaşlarıyla oyun oynarken bile zaman zaman bir kenara çekilir kitap okurdu.

Doktorlar kitap okumasına ara verip dinlenmesini söylemesine rağmen o okumayı sürdürmüştür.

Diyarbakır’da babasının iş yerinde kitaplarla meşguliyeti,  müşterilerle fazla ilgilenmemesi onların uzaklaşmasına yol açtığından, ticari işlerde başarılı olamamıştır.

Uzun yıllar devletinin Diyarbakır, Selanik, Adana, Leskovik, Kırşehir, Trablusşam, Elazığ, Erzurum, Yanya, İşkodra, Halep ve Yemen gibi değişik coğrafyalarında otuz yıla yakın katip ve defterdarlık memuriyetinde de kitaplardan vaz geçmedi. Bütün kazancını kitaplara verdi.

Nerde bir el yazması kitap duysa peşinden gitti, onu bulup almaya çalıştı.

1908 yılında Emekli olduğunda kitap ve ilim sevgisinden vazgeçmedi. Bu dönemde de önemli başarılara imza attı.

Millî Tetebbûlar Encümeni, Tasnîf-i Vesâik-i Târihiye Encümeni Başkanlığı,Târih-i Osmânî Encümeni üyeliğinde bulundu. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Dairesi Tasnif Komisyonu başkanlığında iken kendi adıyla anılan “Ali EmîrîTasnifi”nioluşturdu.

Kitap sevgisinden dolayı ömrü boyunca hiç evlenmedi.

Emekliğini geçirdiği İstanbul’da haftada birkaç gün Sahaflar Çarşısına uğruyordu.

Bir gün Sahaflar Çarşısında sıkça uğradığı Sahaf Burhan Efendi’ye yeni bir kitap gelip gelemediğini öğrenmek için sorduğunda kendisine  eskimiş pörsümüş bir kitap gösterdi.

Ali Emiri kitabı eline alıp bakınca Kaşgarlı Mahmut’un KitâbuDivanuLûgati’t-Türk olduğunu anlamıştı. Daha önce Katip Çelebi’nin Keşfüzzunun’da söz ettiği bu eserin o sırada bilinen bir nüshası yoktu.

DivanuLûgati’t-Türk’ün değerini bilen Ali Emiri, daha sonra arkadaşlarına onunla ilgili bilgi verirken; “Bu bir Türkistan, hatta bir Cihan” diyordu..

Burhan Efendiye içindeki heyecanı hissettirmeden kitabın fiyatını sordu.

Burhan Efendi, kitabı bırakan hanımefendinin otuz liradan aşağı vermemesi gerektiğini söylediğini belirtti.

Ali Emiri’de on lira vardı. On lirasını verdi, ancak para bulmak için ayrıldığında kitabın satılacağından korktuğundan, kitabın başında növbet tutmaya başlamış ve para alabileceği bir tanıdık arkadaşının gelmesi için dua ediyordu.

Hemen iki dakika sonra dostu Darülfünun edebiyat muallimi Reşat Faik beyin gelmesi onun için bir şans olmuştu. Ondan yirmi lira isteyince, cebinde on lirası olduğunu belirtmiş, diğer on lirayı da evine gidip getirecekti.

Reşat Bey evinden on lirayı getirip kitabı aldıklarında Burhan Efendi de kendisi için üç lira komisyon istemiş onu da ceplerindeki son kuruşu ödeyerek karşılamışlardı.

Ali Emiri Efendi’ye kitap 33 liraya mal olmuştu. Ali Emiri kitabı alıp adeta koynuna sokup uzaklaşırken, Burhan Efendi vaz geçer diye endişelenip evine yollanmış, yol boyu da defalarca geriye bakmıştı. Nihayet evine varınca derin bir oh çekmişti. Kitap artık onundu.

Kitabın hikayesini daha sonra Burhan Efendiye sorduğunda. Paşa Nazif Beyin mahsubatından yaşlı bir hanımefendi olduğunu öğrendi. Paşa hanımefendiye bu kitabı verirken, “Bu kitap değerli, ileride bir sıkıntın olursa sat. Otuz liradan aşağı olmasın!”, demiş.

Hanım efendi kitabı daha önce Maarif Vekaletine götürmüş ancak orada otuz liranın bu kitap için fazla olduğunu, istediği otuz liraya bir kütüphane kurabileceklerini söylemişler. Hanımefendi istediği parayı oradan alamayınca Kitabı Burhan Efendi’ye getirmiş.

Ali Emiri Efendi kitabı evinde korumaya alınca arkadaşları arasında konuşup tartışıyordu. Onlar da bu konuda fazla bilgileri olmadığını, belirtiyorlardı.

Ali Emiri, KilisliRifat Beyin her gün evine birkaç saat gelip, kitabı okuyup incelemesini rica etti. Rifat Bey iki ay kadar geldi ve kitabı üç kez okumuştu. Ali Emiri’nin kitapta eksiklerin olabileceği kuşkusu kalbini kemiriyordu.

–Rifat kitapta eksik var mı, diye sorunca;

Rifat- Tamam, cevabını vermişti. Bunun üzerine Ali Emiri sevinçten ağlamaya başladı.

Kitabın yayımı için Ali Emiri Efendiye Kilisli Rifat öneride bulundu. Ancak o hemen kabul etmedi. Yayım için Talat Paşa ile görüşülmeliydi. Ziya Gökalp ve Kilisli Rifat Talat Paşanın da olduğu ile birlikte bir yemek planı yaptılar.

Talat Paşa yemekte Ali Emiri’den kitabın basımının yapılması gerektiğini, kendisine çok yüklü bir maaşla memuriyet ve kitap için de 300 lira teklif etti. Ali Emiri kitabı Kilisli Rifat’ın yayımlaması koşuşuyla kabul etti ve millet için yapılan bu hizmetin karşılığı olmayacağını söyleyerek kendisine önerilen memuriyeti ve kitabın ücretini kabul etmedi.

Ama kendisi kitabın incelenmesindeki, yayımındaki çabasından dolayı Kilisli Rifat’a iki odalı olan evinin bir odasını vermek istedi. Rifat da milleti için yapışan bir hizmette kabul edemeyeceğini söyledi.

1916 yılında büyük bir fedakarlıkla bir araya topladığı eserlerle kendisine tahsis edilen Feyzullah Efendi Medresesinde bir kütüphane kurmuş ve bütün ısrarlara rağmen kütüphaneye kendi ismini değil de “Ben bu kitapları Milletim için topladım ve Milletime vakfediyorum “ diyerek kütüphanenin adını “Millet Kütüphanesi “ koymuştur.

17 Nisan 1916’da kurulduğu tarihten, 23 Ocak 1924’ deki vefatına kadar kütüphanesinin müdürlüğünü yürütmüştür.
1-Bu nüsha,Kaşgarlı’nın Mahmut’un kendi eli ile yazdığı özgün yazma değildir. 1266 yılı 1 Temmuzu’nda Muhammed İbni Ebu Bekir İbniEbu’l-Feth es-Savi’nin örneklediği yazmadır. Yazma, günümüzde İstanbul Millet Kütüphanesi’nde korunuyor.

Ali Emiri efendi toplamış olduğu 16 bin ciltlik kitabını Feyzullah Ağa Kütüphanesine hediye etti. Bunların içinde DivanuLügati’t Türk de vardı. Bu kütüphaneye adının verilmesi istendi.

O bu teklifi kabul edemeyeceğini,bu kitapların millete ait olduğunu, adının Millet Kütüphanesi olması gerektiğini belirtmiştir.

23 Ocak 1924’de kaldırıldığı Fransız hastanesinde vefat etmiştir. Mezarı Fatih Türbesi’nin haziresindedir.

Türkçemizin Sözlüğü DivanuLügati’t Türk’ü bize kazandıran Ali Emiri efendiyi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.

Ali Emiri Efendinin Fatih Cami Avlusundaki Mezarı(www.istanbultarih.com)

Kaynakça:

Ali Emiri Efendi,http://www.biyografya.com/biyografi/2050(Erişim 16.03.2019)

Beysanoğlu, Şevket . Kültürümüzde Diyarbakır, Ankara: San Matbaası.1992

Gençboyacı,  Melek(Millet Yazma Eser Kütüphanesi Müdürü), Diyarbakır’dan İstanbul’a Ali Emirî Efendi, e-Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi -www.e-sarkiyat.com- ISSN: 1308-9633 Sayı: VII, Nisan 2012

“Ali Emiri Efendi’nin Mezar Taşı”, https://www.dunyabulteni.net/mezar-taslari-ve-kitbeler/ali-emiri-efendinin-mezar-tasi-h185967.html(Güncelleme Tarihi: 25 Nisan 2012, 13:30)(Erişim 17.03.2019)

“KâşgarlıMahmud ve DîvânuLugâti’t-Türk”, www.tdk.gov.tr(Erişim.17.03.2019)

“Kitapların Kahramanı Ali Emiri”,http://www.istanbultarih.com/kitaplarin-kahramani-ali-emiri-efendi-212.html(Erişim (17.03.2019)

Korkmaz,Zeynep, DivanuLûgati’t Türk, http://www.kirmizilar.com/tr/index.php/bu-kitabi-okuyalim/1377-divanu-lugati-t-turk(17.03.2019)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.