DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 28°C
Çok Bulutlu

Doktor her yerde doktordur!

06.03.2019
157
A+
A-

Havada bir yol anısı;

Diyarbakır uçağında can pazarı..

Bazı meslekler vardır ki mesai mefhumu yoktur.

Bu mesleklerden biri de doktorluktur.

Kim nerede, ne zaman hasta olur, bilinmez!

Bu Pazar günü 10.30’da İstanbul Atatürk Havaalanından Diyarbakır’a uçuyoruz.

Hemen önümdeki koltukta altmış yaşlarında bir erkek yolcu bağırıyor:

-Bayıldı bayıldı!

O sırada hostesler geliyor.

-Tuttu mu, istifra mı edecek?

-Yok yok hep böyle, belki yirmi kez böyle oldu. Bir şeyler ye, dedim, yemedi. Umre’den geliyoruz, diyor, adam belli ki, bu şekilde sitemkar konuşmasından kadının kocası..

Gerideki koltuklardanbir kadın yolcudan;“-Vah vah zavallı vah! Umre’den beri yemiyor mu?” sözleri yükseliyor.

Hastanın başına yığılmalar başlıyor.. Davranışlarından doktor, ya da hemşire olduğu belli olan iki hanımefendiden diğerine göre yaşlı olanı ve boynunda steskopi cihazı olanı; “-Müsaade eder misiniz?” diyor.

Biraz sonra hastayı dinlemiş olmalı ki; ”-Tansiyonu düşmüş meyve suyu verin..” diyor. .

Öndeki koltukta çocuklarıyla oturan bir bayan, “-Bende tansiyon aleti var” diyerek elindeki aleti bayanlara uzatıyor. Hastanın koluna alet takılıyor..

İki koltuk arasından görülen aletteki tansiyonu görebiliyorum.. Konuşmalar da bu iniş çıkışları onaylıyor.- Üçe indi üçe, diyorlar.. Yolculardan biri “-Çıkmadıysa düşükte sorun yok” diye konuşuyor.. Daha öteden biri; “-Sandviç verin sandviç!”  diye bağırıyor.

Böyle anlarda nedense herkesin içinden bir doktor çıkıyor!

Doktor bayanın yanında olan genç olanı; “ –Sandviç olur mu, olmaz, sadece ekmek verelim!” diyor.

Kalabalıktan daha birçok öneriler oluyor.

Ben de bir şey demek istiyorum ama bu konuda bilen çok olunca bayağı cahil olduğumu fark ediyorum; cahilce susuyorum..

 -Saat kaç, yolun neresindeyiz acaba, diye kendi kendime soruyorum.

 Kalkıştan beri 30-40 dakika geçti; Ankara üstünde bir yerde olmalıyız.

 Diyarbakır’a gitmekte kararlıyız, uçağı geri döndürme ya da Kayseri’ye indirme gibi bir düşünceyi öneren yok..

Uçaktan doktor anonsu yapılıyor.. Gelen yok, demek ki başka doktor yok diye düşünüyorum..

Önceki gelen bayanlar hastayla ilgilenmeye sürdürüyor.

Küçük olan büyüğüne ara sıra, “-Yenge” diye hitap ediyor.  Tanışık oldukları anlaşılıyor.

O kadar kişi içinde sadece ikisine güveniyorum, uyumlu çalışıyorlar. İşlerinde eğitimli oldukları belli.   Soğukkanlı ve pratik davranıyorlar.  İçlerinden büyük olanı, “-Tansiyon çıktı; ayran getirin, tuzlu olsun.” diyor. Ayran getiriliyor, hastaya içiriliyor…

Hastanın eşi ve soldaki üçüncü erkek yolcu gerideki koltuklara gönderiliyor.

Küçük olan doktor ya da hemşiremiz hastanın yanına oturuyor.. Hastanın ayaklarını yol boyunca kucağında yukarıda tutuyor..

Hostes gelip ona soruyor “-Hemşire misiniz?”. 

Cevabını duyamıyorum. Hastanın adı nedir, diye, kocasına soruyor.

 “-H.T.” diyor kocası.

Kendinden yaşça, en azından yirmi yaş küçük olan doktor/hemşire bayan “-Tansiyonu 12’ye 8 oldu diye hastanın kocasına bilgi veriyor…

Hastamız, Diyarbakır’a inme anonsunu duyduğumuz sırada normale dönmüş görünüyor.

Hostesler doktor bayanlara; –İnince ambulans çağıralım mı?” diye soruyorlar..

 –Hayır hayır, normale döndü” diyorlar.

Kadının kocasına;”-Eşini eve götür, evde dinlensin, sıkıntı olursa doktora gidin, şimdilik iyidir..”

Düşündüm de biz değil miyiz ki, her canımız sıkıldığında sağlık çalışanlarına dünyayı dar eden!

Hiç tanımadığı birini kucağında bir anne şefkati içinde başka kim taşıyabilir!

Yol boyunca sahiplendiği hastasını kucağında taşıyan, hemşire ya da doktor kızımıza, buradan bütün sağlık çalışanlarına, binlerce kez teşekkürler.

 Onlar her yerde; karada, denizde ve havada yanımızdadırlar.

Onların sayılarını çoğaltmak ve korumak görevimiz olmalıdır.

En azından insanca davranabilmeliyiz.

Bütün sağlık çalışanlarına saygılarımızla.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.