DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 25°C
Az Bulutlu

Eğitimdir ki…

14.11.2018
151
A+
A-

Bu hafta yazımıza düpedüz ve sade bir anlatımla başlayalım istedik. Çünkü “eğitim” demek; her şey demek. Ne bir eksik, ne de bir fazla…

            Bu hafta yazımıza düpedüz ve sade bir anlatımla başlayalım istedik. Çünkü “eğitim” demek; her şey demek. Ne bir eksik, ne de bir fazla.

Toplumları insanlar oluşturur, buna itirazımız yok. İnsanlar bir araya gelir, önce küçük kalabalıklar halini alır. Ardından bu kalabalıklar birleşir, şehirler, bölgeler ortaya çıkar. Resmin bütününe baktığımızda ise; bir toplumun meydana geldiğini görürüz.

Toplumlar meydana gelir gelmesine ancak; toplumu teşkil eden unsurlar olan insanların kişilik, karakter ve eğitim seviyesi gibi özellikleri de; toplumsal kültürü oluşturan en önemli etmenlerin başında gelir.

Herhangi bir özelliğe ve insani meziyetlere sahip olmayan topluluklar; basit ve özelliksiz insan birikintilerinden öteye gidemez ve nitelikli bir toplum olmak gibi özelliklere sahip olamaz.

Toplumları kaliteli ve nitelikli hale getiren, dünya üzerindeki diğer ülke toplumlarıyla rekabet edebilir ve birlikte yaşayabilir düzeye getiren unsur ise; “millet olma” bilincidir. Bu bilinç; biz Türkler’in yüz yıllardan beri sahip olduğumuz, doğuştan gelen özelliklerimizden biri haline gelmiştir. Her Türk, ait olduğu milletin özelliklerini, genetik şifrelerinde taşıyarak doğar ve yaşam tarzını buna göre şekillendirir.

Bizi biz yapan değerlerimizi şekillendiren en güzel, en anlamlı ve en etkili unsurlardan biri ise; eğitimdir. Eğitim öyle bir davadır ki; milletlerin tüm güncel meselelerini yakından ilgilendirmesinin yanı sıra, geçmişleri hakkındaki önyargıları silmelerini ve görkemli günlerini eksiksiz hatırlamalarını ve geleceğe daha güvenle ilerlemelerini de sağlar.

“Eğitimdir ki; bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder” diyerek, eğitimin önemine vurgu yapmış olan cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ de bugünleri görürcesine; bizlerin dikkatini eğitim hususuna çekmeye çalışmıştır.

Bugün geldiğimiz noktada ise; istatistiklere yansıyan genç nüfusumuzun çokluğuyla övünüyoruz elbet, lakin gençlerimizin eğitim, bilgi ve kültür kalitesiyle aynı ölçüde gurur duyamıyoruz ne yazık ki. En başta alkol, uyuşturucu ve diğer kötü alışkanlıkların pençesinde kıvranan bir milletin genç evlatları; bir eğitimci olarak içimi sızlatmakla kalmıyor; geleceğe güvenle bakabilmem konusunda bana güven de vermiyor.

Milletlerin geçmişlerini unutmadan geleceğe sağlam adımlarla yürümesi; dünya üzerinde varlıklarını sürdürebilmeleri için büyük bir öneme sahiptir. Öyle ki; devletler, gençlerinin kalitesi ölçüsünde kaliteli, onların bilgi ve kültür düzeyi seviyesinde güçlü ve sağlam kararlar alabilir. Zira bugünün çocuk ve gençleri, geleceğin devlet yöneticileri ve eğitimcileri olacaktır. Adalet, sağlık, sanayi, eğitim ve aynı ölçüde stratejik önem taşıyan tüm alanlarda ve sektörlerde, bugünün gençleri gelecekte söz sahibi olacaklar ve ülkenin dışa açılan yüzleri olacaklardır.

Biz Türk Milletiyiz ve bugüne kadar büyük badireler atlatarak, çok büyük savaşlardan çıkarak, yoksulluklar ve nice hainlikler görerek ve bunları aşarak geldik bu günlere. Allah’ın izniyle aşamayacağımız engel, halledemeyeceğimiz olumsuzluk yoktur. Bizler yeter ki gençlerimize sahip olmaları gereken bilgi ve kültür donanımını eksiksiz sağlayabilelim.

Bu uğurda; bilhassa ailelere ve ondan sonra da ilkokuldan üniversiteye dek tüm eğitimcilere büyük görevler düşmektedir.

Bugün toplum olarak şikâyet ettiğimiz gençlik sorunlarının müsebbibi; gençlerimizin kendileri değil, onlara hak ettikleri eğitimi veremeyen aileler ve eğitimcilerdir. Hiçbir çocuk yoktur ki; gerekli kaliteli eğitimi alsın ve ülkesine ihanet etsin ya da yerine getirmesi gereken sorumluluklarını ihmal etsin.

Eğer insan kaynağımızdan beklediğimiz verimi tam olarak almak istiyorsak; insana yatırım yapmak ve gençlerimizin hak ettikleri kaliteli eğitim ve eğitimci ihtiyaçlarını eksiksiz yerine getirmek zorundayız.

Bu uğurda hepimize düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirirsek; parlak bir geleceğin bizi bekliyor olduğundan hiç şüphemiz olmayacaktır. Sevgiyle ve umutla kalın.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.