DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 29°C
Az Bulutlu

En büyük yanılgımız…

12.02.2019
173
A+
A-

“Okumak” gerekiyor…

Artık kitap okumak yetmiyor…

İnsanları da “okumak” gerekiyor.

İzleyin, gözlemleyin ve yorumlayın…

Farkında olduğunuzu zannedip, aslında farkında olmadığınız neler göreceksiniz neler…

“İnsanların hepsi aynı” deseler de insanı okumaya başlayınca, bunun bir safsatadan ibaret olduğunu fark edeceksiniz.

Yalan söylerken girilen haller…

Bir menfaat uğruna eğilip-bükülmeler…

İnsanlıktan uzaklaşmalar…

Doğru yolu bilmesine rağmen, yanlış yolu tercih edenler…

Allah’ı sadece ve sadece zor zamanlarında hatırlayanlar…

Kendilerini çok büyük görenler… (Bunlar, fark edilmesi en kolay olanlarıdır.)

İnsan tiplerimiz olduğu gibi…

Hak namına haksızlığa boyun eğmeyen…

Aç kalsa dahi memleketini satmayacak olan…

İyiliği ve güzelliliği yaymaya çalışan…

Değil insan, bir hayvana bile kıyamayan…

Her zaman doğruyu haykıran…

Bir duruşu olan…

İnsanlarımız da şükür ki var.

Nitekim insan her gün mezarlıkların önünden geçer.

Orada, binlerce mezar olduğunu bilir ve görür.

Birçok cenaze merasimlerine de şahit olur.

Yani ölümü sürekli uzaktan seyreder.

Ve ne aldatıcı bir düşünce ki ölümü hep böyle seyredeceğini zanneder.
Yanılgının en büyüğünü, kalbine ve beynine hapseder.

Kibri…

Büyüklenmesi…

Affedersiniz ama “kendini-kendilerini bir halt zannetmesi” hep bundan değil mi?

Lüksün süsü ile para ve makam hırsı arasına sıkışmış bir kişi, gerçeği ne kadar görebilir?

En büyük başarıyı bunlara ulaşmak zanneder… Hayatın sadece ve sadece bunlardan ibaret olduğu yanılgısına düşer.

Gözleri var görmez…
Kulakları var duymaz…

Müslüman’ız ve Müslüman bir memlekette yaşıyoruz.

Peki garibanlarımızı niye dışlıyoruz?

Paranın karşısında el pençe durup, garibanı neden elimizin tersi ile itiyoruz.

Bu, adamlık mı?

İnsana, insan olduğu için değer verileceği, yüzyıllardır bize öğretilmedi mi?

Bir makama ve zenginliğe ulaşmaya çalışmanın, insanlıktan neler götürdüğü görülmüyor mu?

Madem “hak” deniliyor, neden “haksızlığa” doğru yol alınıyor?

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözünü ne çabuk unuttuk…

Asırlar boyunca bizi ön plana çıkaran hep insanlığımız ve merhametimiz olmamış mı?

Hep bu konu üzerinden övünmedik mi?

Başka milletlerin de saygı duyduğu özelliklerimizden olduğunu sayfa sayfa, kitap kitap yazmadık mı?

Hani diyorlar ya “Biz bu hale nasıl geldik?”

Cevap basit; “kendimizi unuttuk.”

Olmadık hülyaların peşine düştük ve sonuç olarak da öz benliğimizden uzaklaştık.

Öyle şeyler görüyor, duyuyor ve izliyoruz ki…

İnsanlık adına, insana acıyor ve üzülüyoruz.

Haklısınız, insan yanılgılarla büyüyor.

Ama gerçeği bilip de “yanıldım” demek insana yakışmıyor.

Allah’ım doğrunun peşinden bizi ayırmasın.

Hiçbir gerçeği de yanılgı gibi göstermesin.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.