DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 29°C
Parçalı Bulutlu

Eski Dostlar Kitaplar

15.02.2019
199
A+
A-

Yeni teknolojiler gelse de eminim unutulmayacaksınız..

Size selam olsun!

Günümüz elektronik bir çağa girdiği herkesçe kabul edilen bir gerçek.
1980’lere kadar süren mektubun yerini cep telefonları aldı.

1990’larda internet hayatımıza girdi.
Sosyal ağ 2000’lerde bizi tümüyle sarmalına almaya başladı.

Artık kitaplar, dergiler, gazetelerin yerini elektronik yayınlar alıyor.

Araştırma motorlarına girince her türlü bilgiye ulaşılıyor.

Bilgi artıkça, bilgi kirliliği de artıyor.
Eğer, bir konuyla ilgili bir alt yapımız yoksa her türlü yanlışın arkasından sürüklenebiliyoruz.

Bu yüzden kılı kırk yapmak zorundayız doğruya ulaşabilmek için
Kullandığımız bilgileri anında birçok göz test ediyor.

Eskiden üç beş kişilik jürinin görüp, değerlendirdiği raflara kaldırılan çalışmalar şimdi kamunun gözü önünde.

Hiç tahmin edilmeyecek biri bizim yanlışımızı anında yüzümüze vurabiliyor..

Otuz kırk yıl önce mesleğimizin ilk yıllarında çalışma alanımızla ilgili elimize geçen yazıları didik didik eder, adeta ezberlerdik.

Ya şimdi öyle mi, henüz birini okumadan bir başka çalışmayı yayımlanmış görüyoruz.

Henüz önceki değerlendirmeye fırsatımız olmadan, elimize geçen yeni bilgiler, okuduklarımız üzerinde muhakeme yapmamızı engelliyor.

Dünkü okuduğumuzu, özümseme yapamadan daha bugün unutuyoruz…
Nereden, ne okuduk bilmiyoruz..

Çerçeve kuramıyoruz çalışmalarımıza.
Bu yüzden olsa gerek son yıllarda kitapların yeniden raflara dizilmeye başladığını görüyoruz.

Köprüler çökecek adeta kitap fuarı yollarında.

Bu sevindirici bir geri dönüş.
Yayınevinden, yazarına, kapak rengine bir kimliği vardı kitapların.

Onların yıpranmış sararmış hallerinde, kokularında bir sıcaklık vardı.

Kiminin sayfalarının köşeleri kıvrılmış, kiminin de satır altları çizilmiştir ama!.
Bu yıpranmışlıkları bile onlara değer katıyor.

Çünkü içindeki bilgiler kadar çizilmişler, değerleri kadar der kenar edilirler.

Şimdi ya öylemi, önümüzdeki bilgisayarlar, cebimizde sürekli olur olmaz yerde sürekli varlığını bir şekilde hatırlatan telefonlar.

Teknolojiler o kadar değişiyor ki, insanlarla tam bir bütünlük kurdukları söylenemez.

Diğer teknolojiler gibi günümüz teknolojilerinin de misafirliği kısa görünüyor.

Yenileri neler olacak bilemiyoruz ama bu baş döndürücü gelişmeler yenilerinin geleceğini gösteriyor.

Siz de kuşkusuz zaman zaman kitaplığınızdaki raflara dizilmiş kitaplara gözünüz ilişiyordur..

Günlük dedi kodulardan uzak, sessiz bekleyişleriyle huzur veriyorlar..

Gününe göre değişen bilgilere baş vurmuyorlar..

Anlık “delete”lere başvurmuyorlar.
O kadar huzur veriyorlar ki.

Dertleşip, konuşabileceğiniz dostlarınız, bir huzur limanı.

İyi de bir öğrencimin dediği gibi “Hocam cebimdeki flaşla dünya kadar kütüphaneleri taşıyorum!”

-Doğru söylüyorsun ama bir flaş başucunda seni bekleyip yoldaşlık edebiliyor mu?

İyi ki varsınız eski dostlar, kitaplar..
Eminim ki, yeni teknolojiler gelecek, rakipleriniz hep olacak ama unutulmayacaksınız, emin olun…

Size selam olsun!..

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.