Garibanın derdi ekmek kavgası

16.05.2019 - Perşembe 17:05

Garibanlık…

Yoksulluk…

Fakirlik…

Ne derseniz deyin…

Hepsi aynı yola çıkar.

Dert: Akşam aç yatmamak, sabah ise aç kalkmamak…

Bu insanlarımız için zordur
halden anlayan bulmak…

Hallerini, ortaya koymak…

Küçük şeylerden mutlu olmayı
bilseler de imtihanları ağırdır.

Bir sıcak ekmeğe yüzlerinde
gülücük açar ama kimsesiz bir garibanın haline de katıla katıla ağlarlar.

Sonuçta garibanın halinden
gariban anlar.

İnsan olmak zordur!!!

İman ister.

Sevgi ister.

Merhamet ister.

Sabır ister.

Saygı ister.

Paylaşmak ister.

Ve de, “Yaradılanı sevdim,
Yaradan’dan ötürü…” sözünü anlayacak, kavrayacak akıl ister.

Biliyorum, bunları yapmak her
insana nasip olmaz.

Fakat ne acı ki günümüz
insanına bakınca, bırakın bu yolda gitmeyi, bunları duymak dahi istemiyor!

Dillerde güzel cümleler fakat kalplerde fesat
tohumları yeşeriyor.

“Bir gariban duası, bin
sıkıntıdan kurtarır.” sözü dillerde nağme olarak kalmış.

Kiminin parası… Kiminin
duası…

Garibanlarımızı mutlu etmek
zor değil.

Hiç değilse Ramazan ayında
garibanların dertlerine, derman olalım.

Derde, derman olma yolunda
gidenler var.

Allah, onlardan razı olsun.

Bu konuyu niye mi anlattım?

Geçen gün, nişanlı bir çiftin
sokak ortasında tartışmasına denk geldim.

Kız, yüzüğün fiyatını ucuz
bulmuş!

Erkek bağırıyor, “Yahu 800
liralık yüzük aldım daha ne yapıyım.”

Kız ise anladığım kadarıyla,
arkadaşlarından örnek veriyor.

Kiminin derdi ekmek, kiminin
derdi ise pahalı yüzük!

Allah, derdin de hayırlısını
versin diyelim.

Karacaoğlan ne güzel demiş…

“Üç derdim var birbirinden
seçilmez
 Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm…”

Garibanlarımızın yüzleri hep
gülsün.

Garibanların yüzünde tebessüm
olan herkesin de Allah yolunu açık etsin.

YORUM YAZ