DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 17°C
Az Bulutlu

Giğı Dağı’nın (Geyik Dağı) sakladığı Sultan Bacı ve Tanrıdağı’nın Ebedi Gelin’i

23.01.2019
120
A+
A-

‘Efsaneler geçmişin geleceğe bir iletisidir’(Cengiz Aytmatov)

1970’li yıllarda Cengiz Aytmatov’un hikâyelerini okumaya başladığımda, anlatılan efsanelerin Anadolu’da bize anlatılanlarla benzerliğini görerek; onlarca yıllık Sovyet zulmünün Türkistanlı kardeşlerimizin kültürünü yok edemediğini görmüştüm. Onlarda bizden olduklarına dair mesajlar yüklüydü.. Anladım ki kültürler biçilerek yok edilemez.. Biçtikçe çoğalıyor..

Aslında Aytmatov anlattıkları ile bir yandan bize ulaşmaya çalışırken, bir yandan da gelecek kuşaklara aktarımlar yapıyordu.

 Bir röportajında ‘efsane ve rivayetleri, ataların bize iletisi’ olarak nitelendiriyor; ‘gelecekteki yazılarında mit ve efsaneleri yazacağından söz ediyordu.

Aytmatov’un son yazdığı Ebedî Gelin: Dağlar Yıkıldığı Zaman adındaki eserin de Tanrı Dağlarının aşkına ulaşamayan bir Ebedi Gelin efsanesi işlenmiştir.

Kırgızistan’da anlatılan bu efsanenin bir değişik anlatımı da güneyde Doğu Türkistan’da ve Türk dünyasının diğer coğrafyalarında vardır.

Halen bu efsane o kadar canlı ki; yılın belli zamanında Tanrı Dağlarına çıkan Kırgızların, aşklarına kavuşamayan aşıkların buluşabilmesi için dağın tepesine ateş yaktıkları söylenmektedir.

Anadolu’da birçok dağın zirvesinde benzeri uygulamalar görülür. Kimi sevgilileri buluşturur, Kimi Hızr ile İlyas Peygamberi..

Benzeri bir uygulamayı 1980 yılında araştırmalarım sırasında Fırat kıyısında Elazığ Baskil Şeyh Hasan Köyünde görmüştüm. Belli zamanda köylüler buraya gidip ateş yakıyordu. Ancak Perşembe geceleri ise kendiliğinden yanan ışığı görenler olduğunu söylemişlerdi.

Kısacası efsaneler geçmişin bize iletisi olduğu gibi, yaşayanların da aralarındaki iletişimidir.

Burada Ebem’den 1970’lerde köyümüzde dinlediğim Sultan Bacı’nın hikayesinden söz edeceğim. Sultan Bacı’nın Eğrigöl kenarında bir pınarı bulunmaktadır.

Bir de Geyik Dağı’nın tepesinde mezarı.  Türk Dünyasında hangi dağın tepesine çıkarsanız orada sevgilisine ulaşamayan bir gelinin hikâyesi ve mezarı vardır.

Yazdıklarımızın geleceğe bir ileti olması dileğiyle.

Geyik Dağının sakladığı Sultan Bacı..

Bizim büyüklerimizin Giğı dedikleri Geyik Dağı yazları güneyin Akdeniz’in Yörükleriyle kuzeyin Konya’nın Dağlılarının buluştuğu bir yerdir.

Genellikle Güneydeki  Alanyalılar Hadimlilerle; Gündoğmuş, Akseki Manavgatlılar da daha çok Bozkırlılarla komşu yaylacılık yaparlar.

Resim: Geyik Dağı

Bu komşuluk kültür olarak Geyik Dağı’na yapılan efsanelere de yansımıştır. Dağın batısındaki komşular kendi içinde doğudakiler de kendi içinde benzer efsaneler üretmişlerdir.

Batıda Akdağ ile Geyik Dağlarının kavuşamayan iki dağın aşkları; adeta Akdağ’daki bey kızı Ipar’la ve Geyikdağı’nın çobanı Atahan’ın aşkları onmaz aşklarıyla simgelenmiştir.

Doğuda ise bu aşk Alanya’daki Mahmut Seydi’nin kızı Sultan’ın Hadimi hazretlerinin oğlu Mehmet’e istemeyerek verilmesi üzerine anlatılır. Sultan düğün alayından kaçıp Geyik Dağı’na sığınmıştır.

Bu ikincisinin biraz değişik anlatımını 1970’li yıllarda köyümüzde evimizin büyüklerinden dinlemiştim.

Bu anlatımda Dedemköy’de (Dedemli) Seyit Bayram Dede’nin kızı Sultan, O istemediği halde Alanya’lı  Mahmut Seydi’nin oğluna gelin verilir.

Sultanı düğün günü ata bindirirler, yolda giderlerken Geyik Dağı’nın eteklerine varınca Sultan atından iner ve dağlara doğru kaçmaya başlar.

Düğün alayı da onun beşinden yakalamak için koşar. Sultan tam onların onu yakalayacakları sırada yerden bir toprak alıp üzerlerine fırlatır.

Onun attığı toprak bir kör dumana dönüşür. Düğündekiler onu göremez; Sultan onların bu şaşkınlığından yararlanıp Geyik Dağı’nın eteğine ulaşmıştır. Dağa; “-Ey Dağ, kucağına alıp beni sakla!” diye bağırıp yardım ister.  Bunun üzerine dağ yarılıp Sultan’ı kucağına alıp saklamıştır.

Geyik Dağı’nın kuzeyinden geçen Yörükler, Sultan bacının kırmızı eteğinin halen dağın en yüksek yerinde asılı olduğunu gördüklerini söylemektedirler.

Onlara göre Geyik Dağı’nın başındaki halka şeklindeki beyaz bulutlar, o gün Sultan’ın düğün alayına attığı dumandır.

Zaman zaman benim de bu dağ eteğinden geçtiğim oluyor. Geyik Dağı’na şapka gibi duran beyaz bulut çok yakışıyor.

Tanrı Dağları’nın gelini için bakınız:

Cengiz Aytmatov, Ebedî Gelin: Dağlar Yıkıldığı Zaman, Çev. Ahmet Pirverdioğlu, Elips,5.Bas.İstanbul 2010.

Ayrıca; Geyik Dağı ve Akdağı Efsanelerinin güneyin anlatımları için bakınız:

Ahmet Olgun,http://www.incekumdernegi.com/gigi-geyik-dagi-efsanesi/ 8Erişim 21.01.2018)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.