DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 30°C
Az Bulutlu

Gücü yansıtan sembol: Çift Başlı Kartal

Gücü yansıtan sembol: Çift Başlı Kartal
06.02.2019
330
A+
A-

Çift başlı kartal güçlü bir imparatorluğu yansıtan popüler bir sembol. Bu sembolün çağdaş kullanımlarından çoğu sadece Bizans İmparatorluğu ve Yunan Ortodoks Kilisesi tarafından kullanılmasıyla kalıyor. Ancak, çift başlı kartal binlerce yıldır yani Yunanlılar onu Bizans İmparatorluğu ve Ortodoks diniyle tanımlamadan önce de kullanılıyordu, sembolün gerçekte ne anlama geldiği ise bilim adamları arasında tartışma konusu.

Asıl Kökeni
Kartal, Eski Yunan şehir devletlerinde gücü yansıtan yaygın bir semboldü. Yunan mitolojisinde, Zeus’un iki kartala dünyanın bir ucundan doğuya ve batıya uçmasına ve en sonunda Delphi’de buluşarak dünyanın merkezini kanıtlamasına izin verdiği masalda çift kartal kavramını gördük. Birçok tarihçiye göre, Çift başlı kartal Hitit kökenli bir sembol. Ve ilk örnekleri de İç Anadolu’daki Hitit İmparatorluğundan gelmekte ki burada mühürlerde hatta heykellerde çift başlı kartalları görebilmek mümkün. İlginç bir şekilde, bu heykellerin bazılarında pençe kısmında başka yaratıkların olduğu da görüldü ve bunlar da onun üzerinde duran bir hükümdar sembölü gibi görünüyor. Bu yüzden çift başlı kartal hem hükümdarın kabilesini hem de hükümdarın kendisini temsil ediyor olabilir. Hititin çift başlı kartallarından sonra arada neredeyse 2 bin yıllık bir zaman aralığı var. Bununla birlikte, Helenistik dünyadaki en yüce komutan simgesi, Medusa ya da Nike’nin (Zafer Tanrıçası) yönettiği ordunun da başı olan bir canavar başıydı.

Tekrar Ortaya Çıkışı
Ünlü sembol yıllar sonra (2 bin yıl sonra) İlk Ortaçağ’da 10. yy civarlarında ve çoğunlukla Bizans İmparatorluğu’nun mutlak sembölü olarak kullanıldığı yerde tekrar ortaya çıktı. Ve iddialar, Eski Bizans İmparatorluğu’nun Roma kartalını bir imparatorluk sembolü olarak miras aldığı yönünde. Saltanatı esnasında, İmparator I. Isaac Comnenus (1057-1059) Küçük Asyada bulunan yerli Paphlagonia’daki bir canavar hakkındaki geleneklerden etkilenerek onu çift başlı olarak değiştirdi. Konstantinopolis’in 1261’de Bizans Yunanlıları tarafından yeniden ele geçirilmesinden sonra, sembole yeni ele geçirilen başkenti ve Nicaea(İznik) İmparatorluğunun orta ‘başkenti’ ni temsil eden iki taç eklendi (Her bir başın üzerine birer tane olmak üzere).

Sonraki yüzyıllarda (11. ve 12.yy), sembolün simgeleri 13. yy’dan itibaren giderek yaygınlaşırken Endülüs, Fransa ve Bulgaristan’da da görüldü. Aynı zamanda, çift başlı kartal özellikle Selçuk İmparatorluğu’nun yıkılışı ve 1517’de Bağdat Halifeliğinin geçiçi güç yenilenmesiyle İslam dünyasında da benimsendi. Bunu çoğunlukla çift başlı kartal sembolü taşıyan paralar ve Halifelik vassaları kanıtlıyor.

Hindistan’da Kartal Sembolü
Çok daha etkileyici olan ise bu çift başlı kuşun Hindistan kültüründe de görülmesi. ‘Gandhabherunda’ olarak bilinen bu sembol, Batı’daki çift başlı kartal gibi aynı Hitit kökenine sahip. Bir rivayet, Vishnu’nun, Sarabha’yı yok etmek için bir çift başlı kartal şeklini aldığını, bu çift başlı kartal şeklinin Shiva tarafından Narasimha’yı (Vishnu’nun bir simgesi) tekrar yok etmek için şekillendirildiğini ve rakip mezhebi aşağılamak için mezhepsel bir araç olduğunu söylüyor. Bu tür bir kuş aynı zamanda Sirkap Stupa’da da görülüyor ki bu da genellikle Hristiyanlık döneminin başlangıcına denk gelmekte. Sembollerin duruşu ve sağa doğru dönük oldukları tasvir edildi ve bu da yüzyıllardır ortak bir kanı gibi görünüyor. Aynı zamanda bu sembolü, 1010 yılında kutsanan Brihadiswara Tapınağı’ndaki bir duvar resminde ve daha sonra 16. yy’daki bir Vijayanagar parasında da görebilmek mümkün.

Bizans İmparatorluğu ve Doğu Ortodoks Kilisesi’nin Belirlenmesi
Ancak, Hristiyanlık bu sembolü en nihayetinde benimsedi. Şuan iyi bilinen siyah taçlı sarı çift başlı kartal bayrağı, 1453’te Konstantinopolis’in yıkılmasından önce Bizans İmparatorluğunu yöneten son Yunan kral ailesi olan Palaiologoi ailesinin simgesi haline geldi. Bahsedildiği gibi, İmparator VIII Michael Palaiologos, 1261’de Konstantinopolis’i Haçlı’lardan aldıktan sonra, hem Asya’da hem de Avrupa’da hanedanlığı simgeleyen çift başlı kartal sembolünü benimsedi.

Hanedan saltanatının bu iki yüzyılında, bayrak yalnızca belirli aileyle değil aynı zamanda İmparatorluğun kendisiyle de özdeşleşti. Ek olarak, Bizanslıların gözünde çift başlı kartal giderek Bizans Ortodoks Kilisesi ve Devleti arasındaki birliği simgeleyen Ortodoksluğun mutlak sembolü haline geldi ve bu devlet ‘Symphonia’ ilkeleriyle yönetiliyordu dolayısıyla bu sembol Bizans Ortodoks toplumunun sivil ve dini işlevleri arasındaki ‘senfoni’ yi de simgeliyordu. (nereye.com.tr)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.