DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 27°C
Parçalı Bulutlu

Gündem “dolmuşlarda” dönüyor

02.01.2019
167
A+
A-

Dolmuş muhabbetlerini dinlemeyi severim.

Doğaldır…

Samimidir…

Toplumun derdini bilmek ve anlamak adına bulunmaz bir nimet!

Her şey konuşuluyor.

Ekonomi…

Siyaset…

Spor…

Tabi arada “dedikodu” da dönüyor.

“Ekonomi” dediysek, borsa verileri üzerine analizler değil…

Günlük alışveriş veryansınları…

2 yaşlı teyze…

Anladığım kadarıyla “güne” gidiyorlar.

Ana konuları ekonomi…

“Geçen gün bir şal aldım; pek bi güzel. Pahalı geldi. Pazarlık yaptım ama fiyatı düşüremedim. Aldıktan sonra başka bir dükkanın önünden geçerken aynısını gördüm. Fiyatını sordum. Orada daha ucuz. “Kriz var. Her şey pahalaştı” diye diye pahalıya sattı. Neyse kullanacağız artık.”

“Yaparlar bacım. Bana da denk geldi. Helali- haramı bilenden alışveriş yapmak gerek”

Teyzeler başka veryansınlarda da bulunarak belli bir süre sonra dolmuştan indi.

Başka bir gün, başka bir dolmuşta farklı bir sohbet…

Bu sefer konu siyaset…

İki genç, arkada harıl harıl konuşuyor.

Tam önlerindeyim…

10 dakikada, Ortadoğu’ya “hakim” oldular.

5 dakikada “ben olsam böyle yapardım.” diyerek, reform üstüne reform sundular!

Konu döndü dolaştı Ahmet Davutoğlu’na geldi.

“Geçen gün sosyal medyada gördüm; parti kuracak yazıyordu.”

“Kursun, ne var ki bunda? Ahmet Davutoğlu’nun parti kurması kötü bir şey mi? Adam siyasetçi, ister kurar, ister kurmaz. Kime ne ki? Ama her söylenene de kulak asmamak gerek. Mesela, ben Davutoğlu’nu severim.”

“Ne bileyim…! Ben de adamın bir kötülüğünü duymadım. Hemşehrimiz…”

Başka bir gün ise, Belediye Başkan Adayları muhabbetine denk geldim.

Anladığım kadarıyla taşra ilçeden gelmişler.

Kendi ilçelerini konuşuyorlar…

“Adaylar da belli olmadı. Kimi, “şu olacak” diyor, kimisi de “bu…” Açıklansa da bir rahatlasaydık.”

“Zamanı gelince açıklanır. Ne acelen var?”

“ Ona göre oy vereceğim”

“Yalan söyleme! Ben seni yıllardır bilirim. Sen, partinden başkasına oy vermezsin.”

“Doğru da… Aday adaylarından birisiyle aramız iyi değil. O aday gösterilirse oy vermem.”

“Sen bilirsin… Oy senin oyun… Bunlara da kafanı fazla takma.”

Bunlar, dolmuş muhabbetlerinden kısa notlar.

Belki bu muhabbetler, geneli yansıtmaz.

Ama önemli örneklemeler…

Araç camlarından halkı izlemek yerine, halkın içine karışıp, halkı dinlemek en güzeli…

Benden tavsiye…

Hem doğal hem de samimi…

Ne diyelim: “Halkı dinleyen kazanır.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.