DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 14°C
Parçalı Bulutlu

Günümüz DNA çalışmaları! DNA’mız Tarihimizdir!.

04.12.2018
116
A+
A-

Türklerin verdiği DNA örnekleri sınırlı sayıda olduğundan tam bir çıkarım söz konusu değildir.

Türklerin verdiği DNA örnekleri sınırlı sayıda olduğundan tam bir çıkarım söz konusu değildir. Bu konuda da Hint Avrupalılar öndedir. Biz yolun başındayız denilebilir.

Çinliler ise her şeyde olduğu gibi  insan DNA’sı ile de oynuyor..

Üstün ırk olma iddiasında olan Batılılar; bir zaman renklerine, sonra da kan gruplarına göre ayırdıkları insanları şimdi de DNA’larına göre ayırıyorlar.

Hint Avrupalıların kendilerini uygarlığın merkezine koyma alışkanlığı bu konuda da had safhada!

Bazı ülke insanları DNA çalışmalarında yoğun görülürken, bizim gibi bazı ülke insanları ilgisiz görülmektedirler.

Halbuki e-Devlet’in  Arşiv Belgelerine göre  soyağacı açıklaması insanımızı bir hayli heyecanlandırmıştı.  Çoğumuzun  çocukluğunda yaşadığına tanık olduğumuz dedemizi bile burada görememesi bu konuda  büyük birhayal kırıklığına uğratmış olmalı?

Günümüzde bazı ülkeler DNA havuzları oluştururken,  bazı kişiler de belli bir ücret karşılığında kendi  DNA’larının kökenlerini öğrenebiliyorlar.

Allah korusun! Son günlerde Çin’li bir bilim insanın açıklamasına göre; hayvanların DNA’larını oynadıkları gibi insan DNA’sını da oynmaya başlamışlardır. Öyle anlaşılıyor ki; ileride bu şekilde davranacak başka ülkeler de olacaktır!

Batılıların üstün ırk gördükleri Hint-Avrupalı soy ağaçlarını bu konuda da öne çıkardıklarını söylemiştik. DNA’larını ilk tarım uygarlığını ortaya çıkaran Çatalhöyüklülere bağlayanlar mı yok; ilk Anadolu, Kafkas, Balkan madencileri, ya da ilk atı evcilleştiren bozkır atlı kültürlerine sahip olanlara bağlayanlar mı yok?! Peki  tarihin omurgasında olan biz Türkler bu resmin neresindeyiz?.  Onların çalışmalarına göre Biz;Altaylıların, Ortadoğuluların DNA’ları içinde kaybolup gidiyoruz!

Neyse ki içlerinde, bazen bilim insanı vasfına sahip  uzmanlar da tarafsız olanlar da olabiliyor!.. Zaten günümüz Batı Uygarlığı onların yüzü suyu hürmetine ayakta! Batı, en şiddetli muhaliflerini bile bunun için kendisine çekiyor. Kendi muhalefetini de kendi besliyor!.  Bu da ona bir enerji, devinim kazandırıyor..

DNA’da ilk insan Adem babamızın Haplogrubu A olup, erkek atadan gelen Y kromozomal grubu Hz.Adem’in genetik grubuna dayanıyor. A’yı tanımlayan her hangi bir mutasyon olmadığından M91 ile tanımlanmıştır.

Y Kromozonunun takibi ile ilk erkeğe kadar götürülen mutasyonların soyağacı çıkarılmaktadır. Genellikle bu grupların Afrika’da 70-80 bin yıl öncesinde varlığı ve oradan dağılma tezi üzerinde durulur.

DNA çalışmalarına göre Türklerin sekiz ana haplogrupla ilişkisi görülür. Başlıca ilişkili olduğu Haplogrouplar R1a, R1b,J’dir.Bunların dışında P,N,C grupları ile de ilişkiler görülür.

Tarihte bize yakın olan Altaylı Moğol kabilelerinde C3-M127 görülürken Hun mezarlarında da C3 görülmüştür.P,N,Q daha çok Orta Asyalı gruplarda görülüyor.

Q Amerikalı yerlilerinde de çok görülüyor. P, Q ve R’nin atası görülüyor ve Hunlarla ilişkilendiriliyor. P’den R’nin 30 bin yıl önce ayrıldığı düşünülüyor. Türkleri en çok R1b ve R1a ilgilendiriyor. R1a Ruslarda da sıkça görülüyor. R1a’nın alt grupları İskandinavya ve Doğu Avrupa’da yaygın.

Uygur,Türkmen, Tatar ve Özbek Türklerinin nüfusunun yarısı R1b ve R1a görülüyor. Ancak R1b Batı Avrupa’da en sık görülen grup olması da ilginç bir sonuçtur.

Türklerin yaşadığı Ön Türklerin bulunduğu Sibirya  ve Moğolistan coğrafyasında varlığı da dikkat çekicidir. R1a ile C3’ün Ural Altay bölgesinde karışması söz konusudur. 20 bin yıl önce Q1a ile Q1b ayrılan gruplardan Q1a Bering’ten Amerika’ya geçerken Q1b Orta Asya’da kalmıştır.

Bu sonuçlara göre özellikle R1’de günümüz Hint-Avrupalıların atalarıyla kesiştiğini; hatta bazen Ermenilerle dahi kesiştiğini söyleyenler var. Öyle görünüyor ki DNA tarihi yeniden yazmaya zorluyor!

Bu konuda insanlardan daha fazla DNA verileri girildikçe şu andaki istatistiksel rakamlar değişecektir. Özellikle biz Türklerin girdikleri veriler sınırlıdır. Bu Türkistan ve Sibirya gibi anavatanımızda daha da sınırlıdır.

Bu yüzden, henüz “yolun başındayız” denilebilir!

Kısa Kaynakça:

Anatole A. Klyosov,Theprincipalmystery in therelationship of Indo-EuropeanandTürkiclinguisticfamilies, and an attempttosolve it withthehelp of DNA genealogy: reflections of a non-linguist,Journal of Russian Academy of DNA Genealogy (ISSN 1942-7484), 2010, Vol. 3, No 1, pp. 3 – 58, http://s155239215.onlinehome.us/turkic/60_Genetics/Klyosov2010DNK-GenealogyEn.htm

BBC NEWS;“Bebeklerin genlerini değiştiren Çinli bilim insanı He Jiankui çalışmasını savundu: ‘Başarımdan gurur duyuyorum’,https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-46369244(Yükleme:28 Kasım 2018,Erişim 03.12.2018)

Guido J. Deboeck, Flemish DNA &Ancestry: History of threefamiliesoverfivecenturiesusingconventionalandgeneticgenealogy.Dokus Publishing, Arlington,Virgina,,2007..

https://www.haplogruplar.com/r1b-haplogrubu/ (Erişim 03.12.2018)

Maciamo Hay,https://www.eupedia.com/europe/Haplogroup_Q_Y-DNA.shtml(Erişim 03.12.2018

RzibHkan, “AreTurksacculturatedArmenians?, Gene Expression,http://blogs.discovermagazine.com/gnxp/2010/12/are-turks-acculturated-armenians/#.XAUv2WgzbIU (Yükleme; RazibKhan | Aralık 30, 2010 1:25 pm; Erişim 03.12.2018)

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.