DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 30°C
Açık

“Her yenilemede tarihi doku yok oluyor”

Konya’nın bir zamanlar zengin bir tarihi dokuya sahip olduğunu ifade eden Araştırmacı-Yazar Mehmet Ali Uz, şimdi o tarihi yapıdan çok az örnek kaldığını söyledi. Bir tarihi eseri meydana çıkarmak için onlarca tarihi eserin yıkıldığını belirten Uz, “Restorasyon işini ehil insanların yapması lazım. Sıradan ustalara bu işi verirseniz restorasyon olmaz tahribat olur” dedi.

“Her yenilemede tarihi doku yok oluyor”
27.10.2018
168
A+
A-

Anadolu Selçuklu Devleti’ne yıllarca başkentlik yapmış Konya’da çok sayıda Selçuklu eseri bulunuyor. Bunların büyük bölümü geçmiş yıllarda büyük tahribata uğrasa da bazıları halen ayakta. Konya’nın tarihi, kadim bir şehir olduğunu ifade eden Araştırmacı-Yazar Mehmet Ali Uz, Konya’nın bir zamanlar sadece Selçuklu değil, Bizans, Roma medeniyetlerini bağrında barındıran adeta açık hava müzesi gibi zengin bir tarihi dokuya sahip olduğunu söyledi.

TARİHİ DOKUDA ÇOK TAHRİBAT MEYDANA GELDİ

Yerli ve yabancı turistlerin Konya’ya girerken bir başkente girdiklerinin farkına vardıklarının belirten Uz, “Şimdi o tarihi dokudan çok az örnek kaldı. Konya iç sur ve dış sur olmak üzere iki sur içerisindeydi. İç sur ve dış sur tamamen tarihi eserlerle doluydu. Mahalleleri de sokakları da tarihiydi. Osmanlının son dönemlerinden itibaren tarihi dokuda çok tahribat meydana geldi. Mesela 1867 büyük Konya Bedesten yangınında Konya’nın büyük bir bölümü yandı. Valiliğin bir kısmı, İstanbul Caddesinin doğu tarafında bulunan Yediler ve Attariye mahalleleri yok oldu ve yeniden inşa edildi. Bu yangına doğru surlar muhafaza edilmemeye başlandı. Bu yangından sonra her iki sur da taş ocağı gibi kullanıldı. Buraları söktüler. Halbuki Selçuklu surları 1. Alâeddin Keykubat zamanında tamamen elden geçirildi. Böyle muhteşem bir sur muhafaza edilmeliydi. Bugün yerin bir metre altında kalıntı çıksa kalıntı bulduk diye hemen üstüne düşüyorlar. Bu büyük bir yanlıştı” diye konuştu.

RESTORASYONU EHİL İNSANLAR YAPMALI

2.Kılıçaslan Sarayı’nın muhteşem bir saray olduğunun altını çizen Uz, “Burada Osmanlı valileri oturuyordu. Zamanla tamire ihtiyaç hasıl oldu. Bir Konya valisine sarayın yapılması için ne kadar masraf gerektiği yönünde bir rapor veriyorlar. Çok buluyor. ‘Ben bunu yeniden daha iyisini yaparım’diyor. Yapmadıkları gibi yıkılmasını da engellemediler. Alâeddin Sarayı’nın taş ve mermerleri ile Ahmet Efendi Hamamı inşa edildi. 1900’lü yılların başında bir Rum’un sarayın yanında yapmış olduğu kazıdan sonra ikinci katıda yıkıldı. Şimdi şemsiye altına alınan bölüm kaldı. Şimdi yapılan aslına uygun değil. Restorasyon işini ehil insanların yapması lazım. Sıradan ustalara bu işi verirseniz restorasyon olmaz tahribat olur” şeklinde konuştu.

`

SELÇUKLU TÜRBELERİ ARSALARLA BİRLİKTE SATILDI

“Modernlikle tarihiliği beraber götüremedik” diyen Uz, “Cumhuriyetin ilk yıllarında 1950’li yıllar dahil tarihi dokuda büyük tahribat yapıldı. Mesela Selçuklu türbelerinin tamamı satıldı. Etrafındaki arsalarla birlikte özel mülkiyete geçti. Buraları vatandaş kimisi kiler, kimisi mutfak kimisi de ahır olarak kullandı. Bazılarına çöp döküldü. Meydan açma, yol geçirme, yeşil alan açma bahaneleriyle tarihi eserler yıkıldı.  Şeyh Şerefettin türbesi yeşil alan açma bahanesiyle yıkıldı. Şimdi orada 15-20 metre yeşil alan olsa ne olur olmasa ne olur. 2013 yılında yeniden yapıldı. Hemen güney tarafında Ulvi sultan Mescidini de yol geçirme bahanesiyle yıktılar. Yenileme çalışmaları da devam ediyor. Ata yadigarı eserlere sahip çıkmamız gerekiyor. Yine türbe civarında büyük tahribat yapıldı. Bir tarihi eseri meydana çıkarmak için onlarca tarihi eseri yıktılar. Tarihi dokuyu yok ettiler. O tarihi eserin değeri diğer tarihi eserlerin değerleriyle mükemmelleşir. Türbenin güney tarafında bulunan türbe hamamını yol açmak için bir gecede yıktılar. Türbenin önünde asırlarca kullanılan Selimiye İmarethanesini yıktılar. Tarihi hanları, medreseleri yıktılar. Oradaki tarihi dokuyu hepsi beraber tamamlıyordu. Biz bunların yıkılmasına taraftar değiliz. Konya modern bir şehir haline geldi. Tarihiliğini koruyamadık. Aslında şehir hem modern hale getirilip hem de tarihi doku korunmalıydı. Avrupa bunu yapıyor” ifadelerini kullandı.

MAHALLE İSİMLERİYLE ÇOK OYNANDI

Son yıllarda elimizde kalan tarihi yapının korunduğunu fakat başka tahribatlar olduğunu vurgulayan Uz,  “Dış sur içerisindeki mahalleler günümüze Selçuklu döneminden intikal etti. Yapılması gereken ise eski Konya’ya dokunulmayacak Konya dışında yeni bir Konya inşa edilecekti. Şimdi bunu yapıyorlar. Son zamanlarda yapılan hatalardan bir tanesi mahalle isimleriyle çok oynandı. Mahalleler birleştirildi. İsimleri değiştirildi. Sokak, mahalle, tarihi isimler şehrin hafızasıdır. Şehrin hafızası ile oynamamak lazım. 9 mahalleyi birleştirdiler bir mahalle yaptılar. Haklı tarafları da vardı. Sur içerisinde bir iki sokaktan oluşan mahalleler vardı. Bunları ikisini üçünü birleştirip tarihi isimlerden birini oraya verilmesi gerekiyordu. Burada aşırılığa gidildi. Sur dışındaki mahallelerde de yapıldı. Her yenileme de tarihi dokunun yok olduğunu görüyoruz. Şükran Mahallesi 9 mahallenin birleşmesiyle oluşmuştu. Şimdi yıkılınca bir mahalle yıkılmış gibi oldu. Sur içerisindeki mahalleler ayrı sur dışındaki mahalleler ayrı birleştirilmesi gerekiyordu. Sokak isimlerinin her biri bir olaya tanıklık eder. Cumhuriyet döneminde verilen sokak isimlerinin bir anlamı vardı. Şehrin hafızası ile fazla oynanmaması gerekiyor. Basın görevini tam yerine getirmiyor. Üniversiteler bu konuda halkı yöneticileri uyaracak çalışmalarda bulunmuyor. Bir şeyi vaktinde yapmazsanız unutulur gider” dedi.  İsmail POÇAN- Labirenttv

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.