DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 29°C
Parçalı Bulutlu

Herkes görevini yapıyor

16.03.2019
145
A+
A-

Geçen gün Yeni Zelanda’da camide ibadet eden masum insanların katledildiği olay, geçen hafta Polonya’da pırıl pırıl, tertemiz vatan evladı bir öğrencimizin yemek yerken katledildiği olay, geçen yıllarda Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlerimiz başta olmak üzere güzel yurdumun dört bir yanında masum vatandaşlarımızın bombalı saldırılarda katledilmesi… Kendimi bildim bileli de askerimizin, polisimizin, güvenlik güçlerimizin, öğretmenlerimizin, işçilerimizin kısacası tek derdi, kaygısı vatanımıza, devletimize, milletimize hizmet etmek olan tüm vatan evlatlarımıza karşı yapılan terör saldırıları.  Bu ve benzeri yüzlerce insanlık dışı olaylar gerek yurt dışı gerek yurt içinde yıllardan beri yaşanıyor.  Bizim yaştakiler hafızasını biraz zorlarlar ise bir zamanlar Almanya’da “dazlaklar” diye de adlandırılan katliamcıları, katilleri hatırlayacaklardır.

Evet, biliyoruz terörün dili, dini, ırkı olmaz, terör terördür ancak her biri aynı elden, aynı amaç ile yönetilen bu kuklaların isimleri, menşeleri farklılık gösterse de tüm bunları yöneten kuklacının hedefi aynı yani bütün dertleri de, korkuları da, kuyruk acıları da Türkler ve Müslümanlar.   Hatta özellikle Balkanlarda Müslüman yerine Türk kelimesi kullanılmaktadır yani Türk demek Müslüman demek, adalet demek, koruyucu demek, güven demek.  Ancak yüzyıllardan beri bu durumdan rahatsız olan dâhili ve harici o kadar çok bedhahlar var ki içlerinde taşıdıkları kinlerini, düşmanlıklarını, rahatsızlıklarını aralıksız bir şekilde terör ile masum insanlarımızın üzerinde kahpece gösteriyorlar. 

Hak ve batıl arasında yaşanan bu mücadele dünya kuruldu kurulalı devam ediyor.  Rahmetli Babam bazı olumsuz olaylar ve kişiler için , “Oğlum, it itliğini, puşt puştluğunu yapacak.  Biz de işimizi doğru yaptığımıza bakalım” derdi ve biz de işimize bakar, mücadelemize devam ederdik.  Evet, bu yaşanan savaş iyi ile kötünün savaşı, aslında herkes görevini yapıyor, herkes fıtratında ne varsa onu yansıtıyor.  Ben ise bu durum hakkında yıllardan beri hep şöyle düşünüyorum, madem batıl görevini yapıyor ki onun görevi adı üstünde kötülük, bizler hak olarak iyilik görevimizi yeterince yerine getiriyor muyuz?

“Kırk” yiğidi ile Çin sarayını basan Kürşat’ın torunlarının bugün tüm dünyada üçyüz milyon olduğunu düşünürsek, yanındakiler ile birlikte toplamda “kırk” kişi ile birlikte müşriklere rağmen Kabe’ye doğru yürüyen Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) ümmetinin bugün tüm dünyada birbuçuk milyar olduğunu düşünürsek ne kadar görevimizi yerine getiriyoruz? Varın siz düşünün…

Bir an önce titreyip kendimize gelmemiz, özümüze dönmemiz gerek, laf ile peynir gemisi yürümüyor.  Herkes adam gibi görevini yapacak ki hak mücadelesinde yerini alsın. 

Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır. (M.Kemal Atatürk)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.