Hoş geldiniz

02.11.2018 - Cuma 14:29
Esen MERMER

Esen Mermer kimdir?

İstanbul doğumlu. Yıllardır Büyük Selçuklu çinilerinin replikalarını çalışıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Çini Sanatçısı. Dört kişisel sergi ve karma sergileri oldu. Halen bireysel olarak atölyesinde çini çalışmalarına devam etmekte aynı zamanda İSMEK çini üretim kadrosunda üretim yapmaktadır.

Öncelikle bu bir tanışma yazısı olacak. Büyük Selçuklu çinileri ile tarihimize gönül gezdireceğiz.

Çiniye olan tutkumu (özellikle Selçuklu çinilerine) burada sizlerle paylaşacağım için heyecanlıyım. Esas konuya geçmeden önce Çini’ye başladığım aylarda Selçuklu çinilerine nasıl tutku ile bağlandığımı ya da musallat olduğumu anlatmak istiyorum.

Her şey Anadolu Selçuklu Kubadabad Sarayı çinisi ile başladı. (Ok atan insan figürü)

O anı heyecanımı hala hissederim. Yüreğime bir ateş düştü sanki. Ve başladım çalışmaya, araştırmaya. Gördüğüm desenler ‘biz hala yaşıyoruz’ diyordu. Araştırmalarımda bu muhteşem çinilerin özellikle Büyük Selçuklu çinilerinin çoğu dünya müzelerinde idi. Bu durum beni hem üzdü hem de hırslandırdı. Özellikle Lüster tekniği ile çalışılmış çiniler ve konu zenginliği yüreğimden vurdu. Hayatımın akışının değişeceğini bilmeden başladım aralıksız çalışmaya, gece gündüz, yaz kış durduramıyordum kendimi.

Çiniye yeni başlamış daha fırça ve boyalarla daha ne yapacağını bilmeyen ben içimdeki volkana engel olamıyordum. İlk çalıştığım desen.

Günlerce bakıştık, tek bir ayrıntıyı bile kaçırmamam gerekiyordu. İnanılmaz detaylar vardı. (İlerde tek tek yazacağım). İlk çalıştığım çininin fırından çıkış anı, kalp atışları inanılmazdı. Ve işte karşımda duruyordu bütün azameti ile. Tamam bu iş dedim. ‘Yürü Esen’. (Çünkü çinide pek tercih edilmeyen bir renk ‘kahverengi’ ile çalıştım ve boyadan sonra desenin tamamında kazımalar yaptım.)

Yıllarca çalıştım ara vermeden ve ilk kişisel sergide kahverengi ve konuları oldukça değişik olan bu çiniler görücüye çıktı. Aman yarabbim. Hünkâr Kasrındaki çiniler müthiş beğenildi. Desenlerin özüne dokunmadan mink renk ve yorumlarım da oldu. Bu sergi Selçuklu çinilerinin itibarını tekrar kazandırdı diyebilirim. Değerli hocalarımın bana söylediği Türkiye’de ilk ve tek çalışan kadın sanatçı olarak bir farkındalık yaratmıştım. Onlarca değerli hocamı buradan minnetle anıyorum. En başından bana inanıp destek verdikleri için. Sevgilerimle.

YORUM YAZ