İÇİNDEKİ PUTLARI YIK!

İÇİNDEKİ PUTLARI YIK!

Kendi Enkâzından Yeniden Doğmanın Kadîm Yolu

​İnsanın bu dünyadaki en çetin savaşı, dışarıdaki düşmanlarla değil, kendi göğüs kafesinin içindeki "ben"likledir. Kadîm geleneklerin "Ego Ölümü", tasavvufun ise "Mûtû kable en temûtû" (Ölmeden önce ölünüz) dediği o büyük eşik, aslında sahte olanın yıkılıp gerçeğin gün yüzüne çıkma hikâyesidir.

​Putları Yıkmak ve Zihnin Direnci

​İnsanın kendi eliyle inşâ ettiği en büyük putlar; statüleri, hırsları, "ben daha iyiyim" diyen kibri ve zihnindeki katı ezberleridir. Bu putları yıkmak zordur çünkü zihin, alışık olduğu bu güvenlik duvarlarının arkasında kalmak ister. "İyi-kötü", "günah-sevap" gibi kavramları sadece başkalarını yargılamak için birer kalkan yapan ego; bu ikilikler erimeye başladığında panikler. Ancak gerçek özgürlük, bu kutuplaşmaların ötesinde, tam bir nötr olma ve teslimiyet hâlindedir.

​Şeytanı Müslüman Etmek: Nefsin ve Zihnin Teslimiyeti

Hz. Peygamber’in (sav), her insanın bir "karîn"i (eşlik eden varlığı/şeytanı) olduğunu belirttikten sonra kendi durumu için buyurduğu, "Rabbim ona karşı bana yardım etti de o Müslüman oldu (teslim oldu)" (Müslim, Münâfıkûn, 69) müjdesi, bizlere uyanışın en büyük anahtarını sunar.
Bu hakikât; zihni veya egoyu tamamen yok etmek değil, onu ilâhî iradeye ve doğru bir rehberliğe boyun eğdirmektir.

Zihin, terbiye edilmediğinde bir efendi gibi davranarak sizi esir eder; ancak Allah’ın yardımı ve nefis tezkiyesiyle "Müslüman olduğunda" (aslına rücû edip teslim olduğunda), rûhun tekâmülüne hizmet eden eşsiz bir araca dönüşür. Bu bir yok oluş değil, cüz’î iradenin küllî iradeyle buluştuğu yüce bir hizalanma hâlidir.

​Ölmeden Doğamazsın

​Gerçek bir uyanış için eski "sen"in can vermesi gerekir. Fakat bu, biyolojik bir son değil; kibrin, ayrımcılığın ve sınırların sona ermesidir. Ego ölümü gerçekleştiğinde;

• ​"Ben" ve "O" arasındaki hayâlî sınırlar kalkar.

• ​Geçmişin pişmanlıkları ve geleceğin kaygıları, yerini "Ân"ın saf farkındalığına bırakır.

• ​Korku yerini aşka, isyan yerini rızaya bırakır.

​Geriye Kalan: Gerçek Sen

​Egonun kalın duvarları çatırdadığında, o enkazın altından ölmez olan "Öz" çıkar. Artık kişi nefsini terbiye etmiş, zihnini huzûra kavuşturmuş ve hayatın zıtlıkları arasında savrulmadan yürüyebilen bir "insân-ı kâmil" yolcusudur. Bu uyanıştan sonra dünyada yürüyen kişi aynı kişidir; ancak bakışı, dokunuşu ve kalbi artık "Bir" olanın boyasıyla boyanmıştır.

​Unutma: Ego can çekişirken hissettiğin acı, aslında rûhunun kanatlanmak için kırdığı kabuğun sesidir.

Mithat Güdü
Emekli İmam Hatip ve Gazeteci-Yazar

YORUM EKLE