DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 26°C
Parçalı Bulutlu

İngiliz Din Adamı Davis’in 1875 Karaman Gezisi

07.01.2019
136
A+
A-

Batılı birinin Hadim ve  Ermenek çevresiyle ilgili ilk gezisidir.

İngiliz Gezgini  Edwin John Davis (1826-1901) 1875 yılında Karaman Vilayeti olarak bilinen Konya, Karaman ve Mersin vilayetleri ve yakınında bulunan Adana, Maraş, Kayseri, Niğde ve Aksaray vilayetlerinin bir bölümünde geziler yapar. Gezginin de belirttiği gibi bu bölge antik dönemde Kilikya, Lykaonia ve Isauria bölgelerinde yer alır. Bu gezilerini 1879 yılında Londra’da “Life of AsiaticTurkey” adlı kitabında yayımlamıştır.

Bize göre bu gezinin dört amacı var: 1) Kutsal Kitaplarda geçen bölgeyi görüp St Paul gibi Azizlerin yaşadığı yerleri ziyaret etmek. 2)Antik eserleri belgelemek, Grekçe ve Latince kitabeleri  kopya etmek. 3) Yaşayan Ermeni ve Rum gibi yerli Hristiyanların yaşayışları hakkında tespitlerde bulunmak. 4)Ondan 35 yıl önce Hamilton ve Texier gibi gezginlerin gördüğü Isaura’yı(Zengibar) görmek.

İngiltere’de dini bir eğitim alan Davis’in Mısır’da İngiliz askerleri ve okullarında papazlık görevi için gönderilir. Buradan Hristiyanlığın çıktığı Filistin bölgesine geçer. Buradan da kendisinin de belirttiği gibi daha önceki araştırmacıların  pek üzerinde durmadığı Kuzey Suriye ve Küçük Asya’nın yani Anadolu’nun Karamania (Karaman) bölgesini incelemeye koyulur.

Mersin, Adana, Maraş, Kayseri ve Niğde, Karaman ve Konya’nın bazı bölgelerinde 1875 yazında yolculuk eder.  Bu gezmiş olduğu bölgeler Davis’in de söylediği gibi neredeyse her otuz yılda Batılı gezginler tarafından görülüp hakkında yazılar yazmışlardır.

Ancak bölgenin güneyindeki  Torosların zirvelerinde bulunan Mut, Ermenek, Hadim ve Bozkır gibi antik Lykaonia, Kilikia ile Isauria arasındaki bölge araştırılmamış, gizemli konumunu korumuştur. İlk kez Batılı biri tarafından bir araştırma olması yönünden Davis’in gezisi önemlidir.

 Ardıç, çam ve sedir ormanlarıyla kaplı, kalker kayaların yükseldiği, derin vadilerin yer aldığı, geçişlerin müşkül olduğu bakir doğasıyla bölge ürkütücüdür.

Güneyde sıcak Mersin ve Adana çevresinde kolera salgını görülürken, kuzeyde Konya ovasında özellikle 1873-1874 kışı felaketinin ortaya çıkardığı kıtlık insanları perişan etmişken, bu orta kesimlerdeki  yüksek dağlık kesim insanları rahattır.

Kuzeyde hayvanlarını kaybetmiş Bektikler ve Devlehliler(Divle) acından ot, çalı yaprağı, kireç taşı tozu ve kil yemeye mahkumken buradaki insanlar arpa ve buğday ekmeği bulabilmektedir. Fakat onu şaşırtan Kızılca Kadısının sofrasında yediği kabak ve bulgur pilavıdır. Ona göre burada birinci sınıf Osmanlı zenginlerinin bir lüksü yoktur.

Onun için dikkat çeken bir gözlem de Hristiyan halkla ile Müslümanlar arasında hiç sorun yaşanmamasıdır.

O, tiranik olarak gördüğü Osmanlı devletinin Müslüman ya da gayri Müslim ayırt etmeksizin hepsine baskı uyguladığından söz eder.  Merkezi idare hakkında bu görüşüne rağmen Ermenek, Ereğli, Karaman ve Hadim’de ziyaret ettiği kaymakamlar ona nazik davranmışlardır. Özellikle Paris, İtalya ve Malta’da bulunmuş olan Ermenek Kaymakamı entelektüel  yapısı ile onun takdirini toplamıştır.

Ereğli’de Suriye Trabluslu Ermeni  Doktor Salih Efendi aynı zamanda Ermenilerin papazıdır. Kökeni bilinen Salih efendiye Müslüman toplumu da Papaz Efendi diye saygı gösterir. Anca Salih Efendi de yoksulluk içindeki insanların durumunu görmekte ve onlardan fazla bir ücret almamaktadır.

Ereğli’nin bu dönemde 650-700 civarında ev vardır. Nüfusu 3000 civarında olup, 150 tanesi Ermeni’dir.

Müreffeh zamanlarda Kayseri’den Ereğli’ye birçok tüccar gelmekteymiş. Ancak 1873-1874 kıtlığından sonra gelmeleri kesilmiş.

Bu kötü gidişe rağmen kentte az ayıda da olsa inşaat sürmektedir. Caddelerde kaba taş döşenmiş, evler ise duvarlar kerpiçten yapılmaktadır.

Doktor Salih İvriz ve bazı görülecek yerleri anlatır. Daha sonra Davis ve arkadaşları İvriz’e giderler.

Ereğli’den İvriz’e üç çeyrek saatte varmışlardır.

İvriz anıtı hakkında ve daha önce bu anıtı ziyaret eden gezginler hakkında bilgi verir.

Anıtın resmini çizerler ama anlamadığı keşfedilmemiş bir yazı olduğundan söz eder. Daha Önce İsveçli Otter’ın bu anıttan söz ettiğini belirtir. İvriz kökeni ile ilgili Otter’in  Farsça “Temiz Su” açıklamasına katılır ancak bölgede 80 çeşit meyve, özellikle de armut olmasının bir Türkçeyi iyi bilen dilci  Oryantalist  olarak mübalağa sanatı yaptığına değinir.

 Alman general  Moltke ve Prusyalı MajorFischer’in gördüklerinden söz eder. Kiepert haritasında İvriz olarak değil de Ibrezz olarak adının geçtiğine işaret eder. 

Davis’in geçmiş araştırmacılara referans vermesi bölge ile ilgili yoğun bir araştırma yaparak geldiğini gösterir. Tabi bu arada Osmanlı dönemi bilim insanımız Katip Çelebi ve seyyahımız  Evliya Çelebi’nin İvriz’i görüp yazdıklarından haberi olmadığını belirtelim.

Fırtınalı bir Mut  yolculuğundanMavga Kalesi üzerinden Ermenek’e gelişini anlatır. Mavga Kalesinin Karamanoğulları yapısı olduğunu belirtir. Bir de planını yapmıştır.

Ermenek’te  sakin bir gece geçirir. Güzel  güneşli bir sabah uyanmıştır; dinlenmiştir. Paris, İtalya ve Malta’yı ziyaret eden bilgili kaymakamla siyaset konuşması da hoşuna gitmiştir. Ancak çarşıda lokantada kendisine doğal ekmek yapmayı vat eden lokantacının ona ekşimiş kötü bir ekmek yapmasına, fazla para almasına içerlemiştir.

Davis, Karaman’da  kendisine gelip yardım isteyen Bekdikler’e para verdiğini söylemişse de pek inandırıcı görülmüyor. Ermenek’te  olduğu gibi sürekli, Göksu vadisinde Nuna’da kendisine rehberlik etmesini istediği köylünün bir günlük yevmiyeden daha fazla para istediğini söyleyerek onu yazıtı göstermesi için rehber tutmamış, ama bu sefer de yazıt ararken de bir günü gitmiş ve köy odasında İstanbul’dan gelen bir subay ile kalmıştır. Sürekli her yemenin içmenin fiyatı üzerinde durmaktadır.

Davis Ermenek’te 1200 evin olduğundan, 4000-4500 kişi yaşadığından söz eder.  Bu neredeyse Ereğli’nin iki katıdır. Burada güzel bağlar, bahçelikler vardır. Evler düz toprak damlıdır. Caddeler damların üzerinden geçmektedir. 

Dağın eteğindeki Roma dönemi Germanikopolis olarak da adı geçen Ermenek’i  neden böyle sarp ibr yere  kurduklarını sorgulamadan edemez.

Yakın çevrede Akdeniz’den gelen Yörükler yaşar. Ermenek’le Alata arasında sekiz saatlik boş bir arazide yer yer Yörük yaylaları vardı.

Dört Haziran Yeni Kışla’ya varır. Orda sekiz satırlı bir Grekçe kitabe kopya eder. Bozoğlan Dağ’ı geçer ve bir krokisini yapar. Bu civarda  Dülgerler, Çakallar, Sarıhacı, Ömeroğlu ve nehrin 3 saat yukarısan doğru Yağcılar bulunmaktadır. Burada müdür kahvaltıya çağırır; kahvaltıda sığır eti bulgur pilavı, ayran, yoğurt ve pekmez yemiştir. Sarınç ve Mernek’e uğramıştır.

Yukarı Hadim’den sonra Hocalar’ın varlığından söz eder.

Ermenek’ten ve Aladağ üzerinden Alata’ya uğrar. Kiepert’in haritasında Hadim adında bir yerleşme olmadığından ama KhademDagh(Hadim Dağı)’ının geçmesinden söz eder. Hadim’in yukarısında Akdağ ve güneyde Aladağ’n yer aldığı üzerinde durur.

Hadim küçük açık bir vadinin kenarında kurulmuştur. Davis Hükümet Konağına(Sarayı) geçmiştir. Tahta bir merdivenden bir asker bizi kaymakama götürdü. 25 yaşlarında güzel görünümlüdür. Dah sonra onun Alaya(Alanya) yakınında İbrada’lı bir rençberin çocuğu olduğunu duyduğunu belirtir. Yanında oturan Kadı elli yaşlarındadır. Ayrıca orada Kaymakamın kayınbiraderi vardır. Davis buradaki insanları sevmemiş görünüyor. Aralarında pek sıcak sohbetler geçmemiştir. Kendisine tepeden bakan Kaymakam pek hoşuna gitmemiş  olmalı ki “İbradalı bir rençberin çocuğuymuş” diye aşağılamaya çalışır.

Kaymakam Onu ve arkadaşlarını bir kişi çağırıp Hadim Baş Müftüsü Hacı  Emin Efendi’nin evine gönderir. Kibar bir adamdır Hadim’e gelen üst düzey misafirler burada kalır(s.389)

Davis Hadim’de üç gün kalır.. Konya valisinin de sıkça tatil için geldiğini de öğreniyoruz. Burası  havası ve suyu iyi olan bir tatil beldesi gibidir. Ayrıca kervanların geçtiği önemli bir konaklama yeridir. Davis’in Hadim Anılarını ayrıca yayımlamak gerekir.

Hadim’den Isaura’ya sekiz saatlik bir yolla ulaşır.

Gelibel’den başlayan Çukur, Durgerler(Dülgerler), Hadim  ve devamındaki Isauria coğrafyasının dağlık yapısını anlatır.  Isaura kalesinin büyük kapısı Aycılar(Acılar) tarafından açılmaktadır.Devis buradan,Kiepert Hacılar olarak söz etmiştir ancak  ona göre de “Aşıklar olmalıdır” der..

Isaura’daki (Zengibar)  taş işçiliğini Mısır dışında hiçbir yerde karşılaşmadığını vurgular.

Isaura’dan Acılar üzerinden Kuzören ve Sarıoğlan’a uğrar burada Müftü Ahmet Efendi karşılar. Buradan  Armutlu üzerinden  ve Elmasun’a uğrayacaktır ve ordan da Karaman’a geçer.

Karaman’dan Dümbelek, Toros Dağlarından  Efrenk’e ve Mersin’e ulaşır. Ordan da geldiği yoldan geri dönecektir.

Davis’in gezdiği dönem Osmanlı Rus sabvaşlarının olduğu bir dönemdir. İngilizler Osmanlıların yanında görülmektedir.

Davis Rusların Anadolu’yu alması halinde büyük bir kan akması gerekeceği, Rusların bölgeyi almasının daha kötü olacağı, Osmanlı Yönetimini beğenmemesine rağmen, Rus hakimiyetinden hiç olmazsa daha iyi olacağı gibi değerlendirmeler yapar.  Kerhen de olsa Rus yönetimine göre Osmanlı yönetimin desteklenmesi gerektiği fikrindedir.

Batılı bir din adamının gezisi hakkında bu kısaca durduk. Tarih, coğrafya, kültür, din ve dil kendini yetiştirip ülkemizin, yaşadığımız coğrafyanın bir köşesi bilinmeyenleri hakkında Batı dünyasına ışık tutuyor. Bizim de ülkemizi seviyorsak, onlardan daha çok, ya da en az onlar kadar ülkemizi tanımaya ve tanıtmaya ihtiyacımız var.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.