DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 25°C
Rüzgarlı

Karamanoğlu Beyliği roman oldu

Türkiye’de çok tartışılan ve haklarında fazla bir şey bilinmeyen Karamanlı Devleti’nin kurucuları Karamanoğlu Beyliği, roman olarak okuyucunun karşısına çıktı.

Karamanoğlu Beyliği roman oldu
09.11.2018
118
A+
A-

Türkiye’de çok tartışılan ve haklarında fazla bir şey bilinmeyen Karamanlı Devleti’nin kurucuları Karamanoğlu Beyliği, roman olarak okuyucunun karşısına çıktı.

Karamanoğlu Beyi Nure Sofi, adıyla yayınlanan roman Gazeteci yazar Nurten Ertul tarafından belgesel araştırma teknikleri kullanılarak hazırlandı. Yakın geçmişimizle birlikte aynı anda binlerce yıllık Anadolu coğrafyasının köklerini anlatan tecrübeli yazar, bugün çok tartışılan pek çok konuyu da belgelere dayanarak romanında cesurca kullandı. Nurten Ertul, ülkemizde belgesel araştırma teknikleriyle romanlarını hazırlayan çok az sayıdaki yazardan birisi kabul ediliyor. Son romanıyla birlikte Ertul, daha önce aynı tekniklerle yayınlanmış Elveda Kapadokya (Kimlik), Beyaz Zambak, Miras adlı seriyi tamamladı.

Diğer romanlarında ucu açık bırakılan ve tartışma yaratan pek çok konuya serinin son romanı Karamanoğlu Beyi Nure Sofi ile nokta koyulduğunu göreceksiniz. Romanı, nefeslerini tutarak yeni tartışma konularıyla birlikte okuyacak olanlar aynı zamanda şu başlıkların netleşebildiğini görecekler:
*Karamanoğlu mu Osmanlıya ihanet etti yoksa Osmanlı mı Karamanoğlu’na tuzak kurdu?
*Karamanlılar ile Karamanoğulları aynı mı? Karamanlı Devleti’nin gücünün sırrı neydi?
*Hıristiyan Türk kim? Karamanlılar Türk mü Helen mi Rum mu?
*Selçuklular ile Türk beylerinin bugünlere kadar ulaşabilen temsilcileri var mı?
*Geçmişin yönetici sınıfları bugün aramızda mı?
*Karamanlılar, Romayotlar, Moğollar, Ermeniler, Latinler ile Türkmenlerin ilişkileri nasıldı?
Ortaçağdan bugüne kadar aynı topraklarda yaşayanların hikâyesinin hayal, kurgu ve belgelerle anlatıldığı romanda aynı zamanda herkes Anadolu’nun zengin çeşitliliğinde kendini bulacak. Tarihle birlikte bugünü aynı anda yaşayacak.

Sanıyorlar kafa kesmekle, beyin ezmekle,
Fikr-i hürriyet ölür: Hey gidi şaşkın!
Daha kuvvetleniyor kanla sulanmış toprak:
Ekilen gövdelerin hepsi, yarın fışkıracak!
Dizeleriyle başlayan romanın arka kapağı: “ Yaz sıcağında susuzluktan çatlamış, verimsiz sarı toprakların alabildiğine uzandığı bozkırda, tozu dumana katan ordular, ok gibi tek bir hedefe yönelmişlerdi. “La ilahe illallah” yazılı ak ve yeşil renkli sancaklar ellerinde, çoğunluğu pençik oğlanlarından oluşan ordu, hızla ilerliyordu. Osmanlı Padişahı 2.Murat’ın beklediği fetvanın çıkması üzerine Karamanlı ülkesine, hevesle atlarını sürüyorlardı. Karamanlıların çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek, Hıristiyan ya da Müslüman ayrımı yapılmadan ırzlarına geçilecek, malları yağmalanacak, yolları, hanları, medreseleri, bedestenleri, sarayları yerle bir edilecek, beylerinin zengin konakları, hazineleri, haremleri ganimet olarak paylaşılacaktı. Bu yüzden asker, kazanacağı ganimetin hayaliyle Karamanlı ülkesini baştan sona yakmış yıkmış, taş üstünde taş bırakmamıştı. Roma’nın Türk Hıristiyanları, Ermeniler, Müslümanlar, Romayotlar, Helen Rumları her biri bir tarafa kaçmış, canlarını hazinelerini korumak için birbirlerine sarılmışlardı. Saldırıya hazırlıksız yakalanan ve kaçamayan her kesimden binlerce insandan geriye, ırzlarına geçilmiş kadınlarla çocuklar, yanan tarlalar, yıkılan binalar, ateşe verilen ormanlar, feryatlar, kesik başlardan, bozkırı kana bulayan cansız gövdeler kalmıştı. Ve onları bekleyen akbabaların çığlıkları, uçsuz bucaksız ovada yankılanıyordu…”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.