DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 11°C
Karla Karışık Yağmur

Katarakt ameliyatı sonrasında yeniden katarakt gelişir mi?

05.01.2019
354
A+
A-

Daha önceki yazımda da belirttiğim üzere katarakt; görmede azalma ve görme kalitesinde bozulma şikayetiyle ortaya çıkan gözümüzdeki ışığı kıran saydam yapıdaki doğal göz içi merceğimizin saydamlığının bozulması olarak bilinir. Tedavisi ise sadece cerrahidir.

      Katarakt cerrahisinde saydamlığı bozulmuş olan doğal göz içi merceğimiz yapay bir mercek ile değiştirilir. Normalde doğal göz içi merceği bir zar ile çevrili olup kenar kısımlarından hafifce basık eliptik bir yapıdadır. Merkezi kısmı en kalın yeri olup etrafa gittikçe kalınlığı azalır. Ayrıca lensimizin ekvator kısmında, lens zarının iç yüzeyinde ilk lens liflerinin gelişimini sağlayan öncül hücreler bulunur. Bu hücreler zamanlar büyüyerek içeriklerini değiştirerek saydam yapıdaki bir lens lifini oluşturur.  Aslında her lens lifi bir hücredir. (Resim 1).

       Lens, lens ekvatoru da denilen lensin en periferindeki zar yapısından başlayan zonül denilen küçük iplikçiklerle 360 derece boyunca gözün duvarına asılı halde bulunur. Bu iplikçikler silier kas denilen bir yapıya tutunurlar, bu kasın kasılıp gevşemesiyle lens iplikçikleri gerilir ya da gevşer buna bağlı olarak da lensin merkez kısmının kalınlığı ve kırıcılığı değişerek gözümüzün bir yere odaklanmasını da sağlamış oluruz (Resim 2).

Katarakt ameliyatında doğal lensimizin ön zarında yaklaşık 5-5.5 mm çapında merkezi yuvarlak bir açıklık oluşturularak lensin çekirdek ve kabuk kısmı bu merkezi yuvarlak açıklıktan fakoemülsifikasyon cihazı yardımıyla ultrasonik enerjiyle gözün dışına alınır. Daha sonra, ön zarında merkezi açıklık bulunan kese şeklindeki zar yapısının iç yüzeyi temizlenir ve göz içine yerleştirilecek yapay mercek katlanarak bir enjektör sistemi aracılığıyla lens kesesinin içine yerleştirilir (Resim3).

       Sorunsuz bir katarakt cerrahisinin en sık geç komplikasyonu görsel yönden problem teşkil edebilecek olan; yapay göz içi merceğinin yerleştirildiği lens kesesinin saydam yapıdaki arka zar kısmının saydamlığının bozulmasıdır ki buna katarakt cerrahisi sonrası gelişen katarakt ya da tıbbi adıyla arka kapsül kesafeti denilmektedir. Arka kapsül kesafeti hastanın konstrast duyarlılığında azalmaya, ışık saçılmalarına, geliştiği gözde çift görmeye ve görme kalitesinde ve düzeyinde anlamlı derecede bozulmaya neden olabilir. Bazen o kadar yoğun bir kesifleşme olur ki hasta katarakt ameliyatı olmadan önceki görme keskinliğinden daha da kötü görür hale gelebilir.

       Peki neden arka kapsül kesifleşir? Arka kapsülün saydamlığının bozulup kesifleşmesinde hastanın genç yaşta olması etkilidir. Öyle ki çocuk kataraktlarında ameliyat sonrası dönemde arka kapsülde kesiflik olmasın diye ameliyat esnasında arka kapsülün merkezi kısmına da ön kapsüle yapılan gibi merkezi yuvarlak bir açıklık oluşturulur. Bazen göz içi yapay merceklerinin materyal yapısı ve lens optiğinin kenar yapısı arka kapsülde kesifleşmeye neden olabilir.

      Başarılı bir cerrahi sonrası lensin ön kapsülünde oluşturulan açıklığın lens optiğini önden kapatması istenir (Resim 4). Bazı vakalarda bu temasın sağlanamaması ön va arka kapsülün birbiriyle temas halinde olması, lensin ekvator kısmındaki öncül hücrelerin çoğalıp arka kapsül yüzeyinde ilerlemesiyle arka kapsül kesafeti gelişir. Bazen katarakt temizlenirken lensin arka yüzeyine çok yapışık katarakt materyali olabilir. Kataraktı temizleme esnasında arka kapsülün yırtılmaması  için (arka kapsül çok ince olup merkez kalınlığı bir mm’nin binde 5 kadardır) bu çok sıkı yapışık kısım temizlenmeden bırakılabilir. Çünkü; arka kapsül ameliyat esnasında yırtılırsa  kapsüler kese içine yerleştirilecek merceğin yerleştirilmesi mümkün olmayıp ilave ameliyat gereksinimi olabilir.

     Sonuç olarak arka kapsül kesifleşip hasta durumdan şikayetçi olduğunda bir hekime muayene için başvurur. Kapsül kesifliğinin yoğunluğu değişebilir bazen fibrotik yoğun bir hale gelebilir. Hasta şikayetleri de bu kesifleşmenin yoğunluğuna bağlı olarak değişebilir (Resim 5 ve 6).

Tedavisi nasıldır? Arka kapsül kesifleşmesi yani katarakt cerrahisi sonrası katarakt gelişmişse Nd YAG laser ile kapsülün santral kısmı açılıp temizlenir. Laser işleminde ışığın retinaya geçişine imkan sağlayacak büyüklükte tercihen 3-4 mm kadar bir açıklık sağlanması hedeflenir (Resim7). Bu işleme yag laser kapsülotomi denir. Bu işlem oldukça kısa sürer ve ayaktan yapılır. İşlem topikal denilen damla anesteziyle yapılır. Anestezi işlem kontakt mercek desteğiyle yapılacaksa gereklidir. Aksi takdirde  ağrıya neden olmadığı için anestezi ihtiyacı yoktur.

      İşlemin kendine bağlı oluşabilecek sıkıntı durumlardan bahsetmek gerekirse, bazen lazer şutları yapay mercek üzerine gelebilmektedir bu durumun klinik olarak bir önemi yoktur. Lens yüzeyine isabet oetmiş olan birkaç laset şutuna bağlı olarak hastanın görmesinde istenmeyen bir etkiye neden olmaz.

     Katarakt cerrahisi sonrasında yag kapsülotomi işlemi erken dönemde yapılırsa retinanın sarı nokta veya makula denilen en iyi gören kısmında ödem gelişebilmektedir. Bunu önlemek adına yag laserin katarakt cerrahisi sonrası ilk 6 ay boyunca yapılmaması önerilmektedir. Yine işlem sonrasında göz önünde uşuşan nesneler ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca göz tansiyonunda işleme bağlı olarak hafif ve geçici süreyle yükselmeler olabilmektedir. Çok ndairde olsa yüksek miyop hastalarda yag laser sonrasında aylar sonra bile retina yırtıkları gelişebilmektedir. Çok büyük çapta yapılan yag laser işlemi sonrasında lensde yer değişiklikleri olabilmektedir. Ayrıca bu işlem sonrasında göz içi lensine yönelik yeniden bir cerrahi işlem gereksinimi durumunda ameliyatın bu konuda çok deneyimli hekimlerce yapılması gereksinimi ortaya çıkmaktadır.

Ayrıca Nd yag laser sonrasında hastalara kısa süreli ilaç tedavisi verilir. İşlem sonrası tekrar kontrol muayenesi gerekebilir. H:astaların görsel semptomlarında tamamen düzelme sağlanmış olur. Nd yag laser kapsülotomi ayaktan uygulanan, ciddi ön hazırlık gerektirmeyen, hızlı, etkili, güvenli ve ekonomik bir tedavi yöntemidir.

Gözlerinizin ışığı hiç sönmesin! Mutlu, huzurlu ve sağlıkla kalın.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.