DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 31°C
Az Bulutlu

Kıbrıs’ın en gezilesi zamanındayız

15.04.2019
33
A+
A-

İki haftadır sorun, sıkıntı, siyasal problem izleri derken Kıbrıs’a dair içinizi karartasım yok elbette…

Sorun çok… Ancak ilkbahar galiba Kıbrıs’a giydirdiği bahar ruhuyla etkilerini hafifleten bir karamsarlıktan, bambaşka bir kıpır kıpırlığa ilerletti beni…

Bunu da sizinle paylaşmadan geçemezdim.

***

Şimdilerde, tam da bu mevsimde Kıbrıs’a geldiniz mi hiç?

Kıbrıs’a gelip, Güzelyurt’tan (Omorfo) Yeşilırmak’a doğru gezdiniz mi?

Yol boyu göreceğiniz çiçekli narenciye bahçelerinin bahar serinliğindeki akşam saatlerindeki kokusunu hiç ciğerlerinize doldurdunuz mu?

Hiç dingin Güzelyurt Körfezi’nin sularını gün batımında izleme şansınız oldu mu?

Gaziveren’i geçtikten sonra karşınıza çıkan İngiliz CMC (siemsi) maden şirketine ait, 1974’ten beri çalıştırılmayan, bakır maden ocağının yıkık ama ayakta kalmaya çalışan tesislerinin hazin duruşunu gördünüz mü?

Kıbrıs’a adını veren bakırın işlendiği en önemli tesisin halen sahibine ait olduğu ama sorundan dolayı işletilemeyen, bakımı da yapılmadığı için zaman zaman sağlığı tehdit ettiğinin konuşulduğu o alanı muhakkak görmelisiniz.

Flamingo yolu olarak bilinen, Gemikonağı’ndan Lefke’ye doğru çıkan yolda, sağlı sollu, mimari yapıya da kültürel dokuya da önemli iz bırakan maden evlerinin, modernize edilerek yaşama kazandırılmış sokağından da ilerlemelisiniz Güney’e doğru hafif yön değiştirip.

Devam ettiğinizde, Trodosların (Toroslar değil) dik yapısını yavaş yavaş kaybederek yamaçlar şeklindeki dağlık bölgenin yükseltileri solunuzda, deniz sağınızda, şirin köylerden geçerek ilerledikçe, henüz keşfedilmemiş, dağıtılmamış, doğal dokusu ellenmemiş sahilleri görebilirsiniz.

Çok kısa bir süre içinde o bölgenin insanları, yapılandırılmamış bakir sahillerde denize girmek için akın edecekler. Hafta sonlarında sahilleri dolduracaklar. Bölgenin hatta adanın önemli üniversitelerinden olan Lefke Avrupa Üniversitesi’nin öğrencileri belki de bu anlamda Kıbrıs’ta okuyan en şanslı öğrenciler…

Kıbrıslı kültürü de Kıbrıs bitki örtüsünü de, bozulmamış, kapitalizmin vahşetine henüz paçasını kaptırmamış (kaptırmasının yakın olduğunu biliyoruz) bir bölgede okuyor, kendi kültürleri dışında bambaşka bir kültürü de tadarak, yaşayarak ayak uyduruyor, birer meslek insanı olurken, empati becerilerini öğrencilik yıllarında kazanıyorlar.

Sonra Gemikonağı, Yedidalga, Bağlıköy diye sayarak ilerlerken az önce geçilmiş Cengiz Topel Anıtı (1974’te şehit edilen yüzbaşı pilotun enkaz halindeki uçağının da bulunduğu anıt), Soli Harabeleri sonrasında Vuni Sarayı’nın sizi karşıladığını görüyorsunuz.

Yol boyu dağlar, tepeler, yamaçlar, Erenköy direnişi olarak Kıbrıs savaş tarihinde derin iz bırakan bölgeye çok yakın bir alanda ilerleyerek sonunda Yeşilırmak’a varıyorsunuz.

Kıbrıs Barış Harekâtı olarak bildiğiniz, 1974 yılında adayı bölen savaşlar sonrasında, çok kısa bir süre öncesine kadar Kıbrıslı Türkler için bir çıkmaz sokak olan Yeşilırmak’a varıyorsunuz.

Oraya henüz yeni açılan sınır kapısı sayesinde Güney ile Kuzey fiziksel anlamda geçişlere açılarak birleştirilince bölge biraz daha hareketlense de, dağyollarının kıvrımlı, inişli çıkışlı halinden dolayı ne Rumların ne de Türklerin çok tercih etmedikleri bu yolda harika manzaralar yakalayarak ilerleyebilirsiniz. Tropik meyveler yetiştirmeye pek merkalı olan Yeşilırmak ve çevresindeki halkın avakado ağaçlarından muz ağaçlarına kadar, dev gibi ceviz ağaçlarının gölgesindeki dingin yaşamlarına şahit olabilirsiniz.

Asırlık asmayı koruyarak yapılmış tesisten, deniz kenarında her türlü hizmeti alabileceğiniz mis gibi kafe, restoranlarda çalışan yerli halkla karşılaşabilirsiniz. Yeşilırmak da Lefke de yol üzerindeki pek çok köyden farklı olarak 1974’te savaşmış ama yer değiştirmemiş, Güneyden kuzeye göç etmemiş, oldukları yerde yüzyıllardır yaşayan nesillerin devamı olarak varlıklarını sürdürdüklerinden, ilginç bir kültürel dokuyu ve Kıbrıs ağzının bambaşka özelliklerini duyabilirsiniz…

Şimdi Kıbrıs’ın tadını çıkarma mevsimidir.

Yeşil kendini güneşin kızgınlığına kaptırmamışken, sıcaklık 50’li dereceleri bulmamışken, huzurla, doğanın da tadını çıkararak, dağdaki horoz lalelerini, arpa çiçeklerini görebileceğiniz bir zamandasınız.

***

Size bunları neden mi anlatıyorum?

Çünkü ben de çok özlüyorum. Aslında doğduğum ve büyüdüğüm bölge olan Omorfo, yani Güzelyurt’tan uzak kalmanın özlemini paylaşmaya çalışıyorum.

Belki gider, görürseniz, sizlerin de gözlemlerinizi kendiminkilerle karşılaştırırım diye anlatıyorum…

Kıbrıs’ın en görülesi zamanındayız dostlar.

En yaşanası…

En keyif alınası…

Uzun süren tehlikeli yağmurları tam da ardımızda bırakmışken…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.