DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 31°C
Az Bulutlu

Kıbrıs’tan haberler iyi değil

13.05.2019
38
A+
A-

KKTC’de 14 ay süren hükümet geçtiğimi haftanın sonuna doğru büyük bir krizle devrildi! Uzun zamandır bu hükümet gider diyenler de haklı çıktı!

Hükümette durmakta en çok zorlananın Halkın Partisi (HP) olduğunu söyleyenler de, hükümeti dağıtacaksa Kudret Özersay dağıtır diyenler de haklı çıktı dostlar.

Birçok bahane olsa da günün sonunda krizin Türkiye’ye yaranarak önümüzdeki Nisan’da gerçekleşmesi beklenen Cumhurbaşkanlığı seçiminin asıl neden olduğunu içten içe hepimiz biliyoruz.

Uzun zamandır tarumar bir hayatı yaşamaktan, düzenli bir devlet ve huzurlu bir toplum olmanın nasıl olduğunu unuttuğumuzu bilin isterim!

Halkın Partisi, kısacık siyasal yaşamında, meclise girdiği ilk dönemden hükümet eden belki ilk parti değil, yalnız daha öncekiler başka partilere katılarak siyasal yaşamlarına devam etmişti. 

Şimdi gözler Halkın Partisi’nde… Ve nasıl devam edeceğinde…

Lakin ilk girdiği hükümeti, ilk bozan siyasal parti olması onun ne cesur ne de farklı bir siyasal hamle arayışı içinde olduğunu göstermez. Öyle olsaydı Serdar Denktaş’ı oğlunun kurduğu Rauf Raif Denktaş Üniversitesi’ne, Maliye Bakanı olduğu süreçte devlet arazisi tahsis ettiği için suçladıklarından dolayı istifa ettiğinden,cesur ve farklı bir siyasal hamle göstermiş olarak değerlendirebilirdik.

Ki öyle değerlendirmedik!

Bu hükümet, birlikteliklerini önceki dönemde hükümet eden Ulusal Birlik Partisi’ni (UBP) sorgulamak için meşrulaştırmıştı. Hatta UBP ile koalisyon kurmamaya ant içmişlerdi.

Şimdi HP bu defa da Demokrat Parti’yi (DP) sorgulayacak. Belki UBP-DP koalisyonunu sorgulayacaktır. Ne dersiniz?

***

Bu adeta bir poker blöfü gibiydi, Özersay ve Denktaş birbirlerinin blöfünü görmüş oldular. 

Gözler UBP’de…

Haydi bakalım, acaba UBP iktidara ne kadar hazır. Belki DP ile UBP’nin paylaşılacak kozları için HP ile yardımlaşmak üzere anlaşmışlardır bile…

Bilmiyoruz!

***

Bir yanda yolsuzlukların üzerine yürümek isteyen ve sürekli bunları beyan eden siyasal partiler, bir yanda üzerine gidilesi hiçbir şey yok demek zorunda olan, çünkü herkesin kendisine karşı birleştiğinden biraz da kırgın olan UBP!

Gelgelelim, şimdi eğer HP, UBP ile koalisyon kurarsa; HP’li vekilin dediği gibi “Tatar’lı (UBP’nin yeni Genel Başkanı) UBP eski UBP değil” olacak!

***

Geçtiğimiz Cuma günü Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman istifasını Cumhurbaşkanı’na sundu!

Hükümet değişimi bizleri yine şöyle bir hareketlendirecek. Yine birçok vekil bakanlık için, birçok partili de bürokratlık için sıraya dizilecek.

14 ayda kurulamamış düzen en baştan sarsılıp yeni bir düzene girmeye çalışacak. Sonunda Cumhurbaşkanlığı seçimleri için harman yerinde sapla saman ayrılmaya çalışılacak!

***

Hükümetin bozulması hususunda istekli olanlara o zaman şimdi çok daha büyük görevler düşüyor. Beri gelin bakalım:Ne önerecek ne yaratacaksınız…

Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde böyle bir dağılma iyi de olmadı dersem kimse şaşırmasın çünkü partilerin iç dizaynları tepetaklak olacak. Bu tepetaklak olma halinde Cumhurbaşkanlığı yarışını en düzenli ve birbirine kenetlenmiş olan siyasal parti kotaracak bu gidişle.

Dahası, bu hükümetin dağılması ile ülkede gerilen yapı, insanların Cumhurbaşkanlığı yarışına olan ilgisini de azaltacak, siyasete daha çok küstürecek!

Günün sonunda ne gelen gideni ne giden geleni aratmayan bir dönem olup, incir çekirdeğini doldurmayan bir yavru olarak kalmaya hatta daha küçülerek sistemsizliğimizi sürdürmeyi benimsemiş olacağız. (Elbette temennim bu değil…)

***

Gitlerle gellerle, seçilmişlerin enteresan tavırlarıyla ve en kötüsü de birbiri ile çelişen ve devletten ziyade partileri ile kendilerini düşünen siyasal hareketler içerisinde ola ola zaten saygınlıklar da cam bir duvarla halkın değerlendirmelerinden giderek uzaklaşıyor.

Ülkede en az saygı duyulan kurum siyaset kurumu. 

Haliyle meclis ve hatta devlete de saygı giderek azalıyor üzücü bir şekilde.

***

Şimdi bu hükümeti gerçekte kimin neden bozduğunu tartışmaya zaman harcamadan önümüze bakmayı, devletin bekası için hep birlikte kenetlenerek çalışmayı öne çıkararak, bir an önce herkes en iyi popülizmi yaparak Cumhurbaşkanlığı’na konsantre olacak.

Senelerdir yok olmamışsak, saraylıyı (Cumhurbaşkanını) belirleyene kadar hiç yok olmayız!

Saraya giren ne yapıyor, toplum adına, ada adına ne kazandırıyor orası da bir muamma olduğuna göre, görüyorsunuz ki 40 yılda 40 hükümet sloganı ile yola devam…

Dostlar alışverişte görsün.

***

KKTC’de özünde tarihin yazdığı benzerlikler yaşanıyor olsa da, dönüşümün değil, statükonun çelik kadar sağlamlaşacağı günler yakındır.

Ne değişim ne üretim ne ilerleme ne tanınma ne de çözüm…

Dosdoğru bodoslama (kontrolsüz) hep ileri(!)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.