AMERİKAN BARBARLIĞI

Çocukluğumuzdan itibaren okullarımızda "Muâsır Batı Medeniyeti" hedefine ulaşma, bize âdeta bir "kızıl elma" gibi lanse edildi. Kendi medeniyetimize ait değerler ise hep aşağılandı. Ancak bu çizgiye aykırı duran; ahlâkı, adaleti, erdemi ve yaşantısı ile dikkatimizi çeken, esasen bizim de sessizce içimizde büyüttüğümüz bazı öğretmenlerimiz de oldu. On yıllardır ihtiyar dünyamızın yaşadığı olaylar, bu aykırı öğretmenlerimizin haklı olduğunu gösterdi.

Şahsen Batının medeni olduğuna hiçbir zaman inanmadım. ABD'nin Körfez savaşlarındaki sahtekarlıkları, ABD'nin verdiği ağır silahlarla İsrail'in Gazze'de yaptığı dünyada eşi görülmemiş soykırım, Ortadoğu'da yürüttüğü haydutluklar ve nihayet ABD'nin Venezuela saldırısı, Batılıların medenîlik şöyle dursun, İNSAN bile olmadıklarını gözlerimize soktu. Çünkü seçimle iş başına gelmiş bir Başkanı ve eşini gece yataklarından yatak kıyafetleriyle alıp elleri bağlı olarak teşhir etmek, bu iğrenç görüntüleri dünyaya servis etmek ancak Batılıların yapabileceği türden bir âdîliktir. Bu sadece Venezuela halkını değil bütün dünya insanlığını aşağılama anlamına gelen bir vahşilik ve barbarlıktır.

"Savaşın da bir adaleti vardır; savaşa dahil olmayan kadınlara, çocuklara, yaşlılara dokunmayın, tabiata, bitkilere ve canlılara zarar vermeyin" buyuran bir Peygamber'in ortaya koyduğu medeniyetin lügatinde bu tür âdîlikleri mikroskopla arasanız bulamazsınız.

Amerikan Emperyalizmi'nin şu anki patronu olan Trump operasyonun sonrası dünyaya yaptığı ilk açıklamada "Venezuela'yı biz yöneteceğiz; petrol sektörüne güçlü bir şekilde dâhil olacağız" demek suretiyle gerçek niyetinin Venezuela petrolleri ve yer altı zenginliklerine çökmek olduğunu dünyaya ilan etmiş, utanma ve arlanma gibi insani değerlere ne kadar uzak olduğunu ispatlamış oldu.

Elbette herkes gibi benim de yaşanan bu olaylardan çıkardığım birçok sonuç var. Burada sadece en önemli gördüğümü paylaşacağım:

ABD Özel Kuvvetleri Delta Force, Afganistan'da 12 yıl boyunca Molla Ömer'in terliğine bile ulaşamadı. Gazze'de 2 yıl boyunca tarihte benzeri görülmemiş mezâlim ve soykırıma imza atan İsrail, Hamas'ın elinden bir tek İsrailli esiri bile kurtaramadı. 15 Temmuz'da Silahlı Kuvvetler içinden satın aldığı adamları devreye sokarak tıpkı Venezuela'da olduğu gibi Erdoğan'ı derdest edip Türkiye'yi işgal etmeye yeltenen ABD, apartman damından uçak kokpitine levye fırlatan, tank egzozuna kazağını tıkayan kahramanlar, abdestinden başka silahı olmayan Türk halkının şanlı direnişi karşısında havlu atmak, piyasaya sürdüğü hainleri Türk televizyon ekranlarında atlet-kilot seyretmek zorunda kaldı. Dünyanın gözü önünde yaşanmış bu örneklerde nal toplayan ABD, düzenli ordusu ve savunma sistemleri olan Venezuela'da ise Başkanı gece eşi ile birlikte yatağından almayı başarabiliyorsa anlaşılmıştır ki: "İMAN TEKNOLOJİ İLE DONATILMIŞ ORDULARDAN DAHA GÜÇLÜDÜR. BU VARSA DİĞER MADDÎ TECHİZAT VE TEDBİRLER DE İŞE YARAR." Bu yoksa Müslümanların işi de zor olacaktır.

YORUM EKLE