Kimin 'SÖZCÜ'sü?

Kimin 'SÖZCÜ'sü?

​Sözcü gazetesinin 23 Nisan 2026 tarihli nüshasında kullandığı "Bir yiğit çıktı hanedanlığı yıktı" ifadesi, sadece bir başlık değil; aynı zamanda bu toprakların tarihsel sürekliliğine ve toplumsal barışına yönelik sorunlu bir bakış açısının tezâhürüdür.

​Bir devletin yönetim biçiminin değişmesi (Saltanat’tan Cumhuriyet’e geçiş), sosyolojik ve siyasî bir süreçtir. Bu manşetle Mustafa Kemal Atatürk’ün bir rejimi deviren figür gibi konumlandırılması ve asıl amacın "bir hanedanı yok etmekmiş" gibi yansıtılması provokatif bir girişimdir.

​Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden doğmuştur; bir kopuş değil, bir mîrastır. Halkın büyük bir çoğunluğunun Osmanlı’yı "ecdat" olarak gördüğü ve hürmet ettiği bir iklimde, bu mîrası hedef alan bir dil kullanmak:

• ​Toplumsal barışı zedeler.

• ​Halkın bir kesimini diğerine karşı kin ve düşmanlığa sevk edecek bir kutuplaşma zemini hazırlar.

​Tarihi bir "hesaplaşma" alanı olarak sunmak, birleştirici olması gereken millî bayramların rûhuna aykırıdır.

​Gazetecilik; toplumun hassasiyetlerini gözetmek ve tarihî gerçekleri çarpıtmadan aktarmakla yükümlüdür. Bir yapıyı "yıkmak" üzerinden kahramanlık devşirmeye çalışmak, yapıcı değil yıkıcı bir zihniyetin ürünüdür.

​Bu tür manşetler, Türkiye’nin ortak değerlerini (Osmanlı mîrasını ve Cumhuriyeti) birbirine düşman ederek millî birliği zayıflatmaktadır.

​Kendini bu ülkenin "sözcüsü" olarak tanımlayan bir yayın organının, milletin değerler bütünüyle bu denli çatışması; kendi yayın politikasının ve "kimin sözcülüğünü yaptığı" sorusunun sorgulanmasına neden olur.

​Atatürk’ü bir "hanedan yıkıcısı" olarak sunmak ve O’nu milletin bir kesiminin değerleriyle doğrudan karşı karşıya getirmek, tam anlamıyla provokatörlüktür.

​Tarih, birini yüceltmek için diğerini yerle yeksan etme yeri değildir. Bu manşet; birleştirici bir dilden uzak, ayrıştırıcı ve provokatif bir zihniyetin yansımasıdır.

Sonuç olarak; ifade özgürlüğü maskesi altında millî değerlerimize saldırılmasına ve toplumsal barışın bu denli fütursuzca hedef alınmasına sessiz kalmak mümkün değildir. Bu sebeple, söz konusu yayın organının halkı kin ve düşmanlığa sevk eden, tarihî mîrasımızı tahkir eden, Atatürk'ü ve Cumhuriyeti bir kutuplaşma aracı olarak kullanan bu manşeti hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz.

Mithat Güdü 
Emekli İmam Hatip ve Gazeteci-Yazar

YORUM EKLE