DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 30°C
Az Bulutlu

Ne biten makama ne de biten ömüre dönüş yok

03.02.2019
224
A+
A-

Bizler çocukluğumuzdan itibaren hep büyüklerimizin sözleri ile büyüdük, onlar kendi aralarında sohbet ederken bizler de evin bir köşesinde oyun oynarken özellikle bizlerin duymasını istercesine yüksek sesle “öbür dünyaya gittiğinde sorgu sual melekleri gelecek, bu dünyada yaptığın iyiliklerin ve kötülüklerin hesabı görülecek. İyilikler bir kefeye kötülükler bir kefeye konacak, iyilikler ağır basarsa sorun yok cennete gideceksin, kötülükler ağır basarsa cezasını çekeceksin” cümlelerini kurarken, çocukluk bu ya, bizler de bu sözlerin hayalini kurar, zihnimizde canlandırırdık, sonrasında ne olacak diye merak ederdik. 

Yine bizlerin duyacağı yüksek bir ses ile “hesabı görülen kişi meleklere yalvaracak, ne olur beni bir daha dünyaya gönderin, yaptığım tüm hataları telafi edeyim, ayrıca hakkını yediğim insanlar ile helalleşeyim”diye sohbetleri devam ederken, yine hayalimizde yalvarış yakarışlar canlanırdı.  Sohbetin sonunda ise “her türlü yalvarışa karşın, sen günahınla sevabınla ömrünü tamamladın artık dönüş yok!  aklını kullansaydın, cezanı çekeceksin” derlerdi, bizler ise sanki bu sözleri duymamış gibi oyunumuza devam ederdik, halbuki her bir cümlenin içinde geçen her bir kelime bile zihnimize kazınırdı.

İşte bu geçip biten insan ömrü ile halka hizmet için oturulan makam koltuklarında geçen süreyi geriye dönüşünün olmaması anlamında benzetirsek dikkat etmemiz gereken hususlar kat be kat artıyor. Makam ya da görev nasıl adlandırırsak adlandıralım, her bir görevde bulunan emanetçinin yapmakla mesul olduğu görevler vardır. Hangi makam hangi görev olursa olsun, belediyenin temizlik görevlisinden başkanına, memurundan akademisyene aldıkları maaşlarının içinde “tüyü bitmedik yetimin hakkı var”dır.

Kendisine devleti ya da milleti tarafından emanet edilen görevinin başında bulunduğu süreçte layığı ile görevini yerine getirip, kendine tanınan sınırlar içerisinde hizmetini devletine ve milletine yapmış ise sorun yok ancak bulunduğu makamı işgal edip, kendisine emanet olarak sunulan imkânları şahsına ve çevresine kullandıysa vay onun haline!

Lafı çok fazla uzatmaya gerek olmadığını düşünüyorum, anlayan ya da anlamak isteyenler için her şey gayet açık ve net. 

Bizlere emanet edilen makamların da bizlere bahşedilen ömrün de geri dönüşü yok….

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.