DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 27°C
Parçalı Bulutlu

Ne istiyor şu Kıbrıslılar yine?

22.04.2019
180
A+
A-

Basından okumuşsunuzdur:

Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK), Kıbrıs’ta sayılı günler kalarak buradan üniversiteden mezun olan çok sayıda kişiyi tespit etmiş denklik çalışmalarını yaparken.

Ülkede yaşamını sürdüren ve izinsiz bir şekilde burada kalan 16 kişiyi tespit etmişiz.

İşte sevgili dostlar! Kıbrıs’ın da Kıbrıslıların da önemli sorunlarından bir tanesi bu…

Neredeyse ayda birkaç kişinin faili meçhul bir şekilde öldürüldüğü ve bunların birçoğunun Kıbrıslı olmadığını, çok zamanda siyahi kişiler arasından olduklarını çok okur olduk gazetelerde.

Kıbrıs böyle bir ülke değildi.

Kıbrıs aslında huzurun hoşgörünün ülkesiydi.

Artık değil.

Ne sistem ne de insanımız nüfusun bu denli hızla artışını,üniversiteleşme ve turizm ya da iş gücünü dışarıdan ithal eder bir kalıbı içselleştirebilecek bir düzene ayak uyduracak donanım ve bilince hazır değildik.

Sonuç ortada.

Güvenliği de sağlayamıyoruz huzuru da…

Tartışma çok büyük.

Bir yandan kendilerine yeni bir yaşam kurabilme arayışında olan göçmenler,  bir yanda onları içselleştirmeye çalışan yerli halk ve bunların arasındaki gizli çatışma hayata damgasını vuruyor.

İnsanı sevmeyen bir kültürümüz yok. Sadece en doğal hakkımız olan güvenlik ve sağlığı arıyor, özlüyoruz. Burada alışık olduğumuz açılardan kendimizi nasıl koruyabileceğimizin endişesini taşıyoruz. Sermayenin fütursuzca ve doyumsuz bir şekilde ülkemizi talan edişini hazmedemiyoruz.

Bunları yoluna sokacak diye seçtiğimiz hükûmetlerimize ve siyasal partilere öfkeliyiz.

Kişisel çıkarlar uğruna ülkeyi satmaya çalışanlar olduğunu düşünüyoruz. Yıllarca Rumlarla aramızdaki çatışmalı ortamı ortadan kaldırmasını umut ettiğimiz yapı gitti yerini hayatimizi hakkettiğimiz insani bir şekilde koruyabileceğimiz bir dinamiğe bıraktı yerini…

Bu o kadar hızlı oldu ki müdahil olamadık asla…

Gelişim ve değişime karşı değiliz biz. Lakin kendimizi hep bizden daha iyi koşulları olanlarla kıyaslıyoruz. Daha zengin olanlarla…

Sahip olmayı arzu ettiğimiz ancak neden olamadığımızı bir türlü anlamlandıramadığımız, müdahil de olamadığımız alanlarla mücadele ediyor birbirimize ve ülkemize yabancılaşıyoruz.

Böyle olmasını istemediğimiz için bir öfke ve bir stres sosyo-psikolojik yapımız içinde bir kalıba dönüşüyor.

Günün sonunda hiç bir şeyden memnun olamayan, her şeyin altında başka bir şeyler, komplo teorileri arayan bir topluma dönüşüyoruz.

Halimizden mutlu zannetmeyin bizi…

Sanmayın ki bu şekilde yaşamak bizim demokrasi anlayışımızın bir parçası.

Gelişen ve değişen dünya koşulları, 80li yıllarda dünyayı büyük bir köye dönüştürmeyi hedefleyen kapitalizmin gecikmiş etkilerinin yaratığı talanı kaldıramıyoruz biz.

Kendi halimize kalmak da yetmeyecek artık bize.

Tarih boyunca hep sömürge olmaya hep birilerinin emir komuta zinciri çerçevesinde yaşamayı öğrenebilmişiz. Özgürlüklerimize ters bir yapıya eriştirilmişiz.

Geç kalmadık sorgulamak için.

Sorgulayan herkesin asla haklı bulunmadığı bu düzende kendi kendimizi yönetme pratiğimizi de geliştiremeyerek teslim olmuşuz…

Teslimiyetimiz öyle boyutlara erişmiş ve o kadar hızlanmış ki artık kültürel evrimsel bir surecin doğallığından koparak rahatsızlığımızı hanelerimizin içine kadar hisseder olmuşuz. Dahası kullanılıyor olduğumuz da iliklerimize kadar içimizde…

Bu sefer Kıbrıs’ı bir de bu gözle okumayı deneyin. Bir Kıbrıslı bularak onunla bu doğrultuda sohbet edin. Koşulları en iyi olanın bile nasıl yurdu için, devleti için varlığı için, geleceği için içinin yandığına canlı canlı şahit olacaksınız.

Huzursuzluk artık özel olmaktan çıktı.

Türkiye ve dünyayı da etkiler boyutlara erişti.

100 bin civarında Kıbrıslılar 200 binden fazla yabancının yaşamını sürdürdüğü tahmin edilen(çünkü gerçek sayımlar da yapılamıyor) adada bulunan Kıbrıslıların belki 8 kati 10 kati yaşıyor dünyanın başka ülkelerinde…

İşte gerçeklik!

Siz böyle bir ortamda huzuru bulabilir miydiniz?

Şımarık diyorlar, değişik diyorlar…

Oysa sadece hayatlarımıza, kendimizi ve bize ait olan etik, demokratik insan haklarımızı istiyoruz… Hepsi bu!

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
10 Haziran 2019
6 Mayıs 2019
20 Mayıs 2019
29 Nisan 2019
18 Mart 2019
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.