Nemrutların Karşısında İbrahimî Duruş Vakti...

Nemrutların Karşısında İbrahimî Duruş Vakti...

​Peygamberler Coğrafyası Siyonist Postallar Altında: Müslümanların Sessizliği Ne Zaman Bozulacak?

​ABD’nin Lojistik Desteği, İsrail’in Pervasızlığı: Hedef Tüm İslâm Coğrafyası!

Üstteki harita, aslında sadece bir inanç coğrafyasını değil, insanlık tarihinin en büyük medeniyetlerine ev sahipliği yapmış, kadîm bir "merkez coğrafyayı" gösteriyor. Bu bölge, hem kutsal metinlerin hem de bugünün jeopolitik çatışmalarının kalbi durumunda.

​Geçmişten bugüne siyonist ve emperyalist politikalar ile bölgenin bugünkü durumunu şu başlıklar altında analiz edebiliriz:

​"Peygamberler Coğrafyası"ndan "Savaşlar Coğrafyası"na

​Haritada gördüğünüz yerler (Mısır, Filistin, Suriye, Irak ve Hicaz), Batı literatüründe "Bereketli Hilâl" olarak adlandırılan ve stratejik önemi hiç bitmeyen topraklardır.

​• Tarihsel Süreç: 20. yüzyılın başında Sykes-Picot gibi anlaşmalarla cetvelle çizilen sınırlar, bu kadîm coğrafyayı yapay devletlere böldü.

​• Siyonizm ve Filistin: Haritanın tam kalbinde yer alan Hz. İsa, Hz. Davud ve Hz. Süleyman’ın yurdu Filistin, bugün siyonizmin genişleme politikası (Arz-ı Mev'ûd ideali) nedeniyle bir açık hava hapishanesine ve soykırım alanına dönüştü.

​• Irak ve Suriye: Haritada Hz. İbrahim’in, Hz. Yunus’un ve Hz. Nuh’un izlerini gördüğümüz bu topraklar, son 30 yılda "demokrasi getirme" veya "terörle mücadele" kılıfıyla emperyalist işgallere uğradı, demografik yapıları parçalandı.

​Bugünün Resmi: ABD-İsrail ve İran Denklemi

​Bugün Lübnan, Suriye ve İran üzerinden yürütülen gerilim, haritadaki o bütünlüğü tamamen parçalamaya yönelik bir hamledir.

​• Kaosun Yayılması: İsrail'in bölgedeki operasyonları, sadece bir güvenlik meselesi değil; bölgedeki güçlü devlet yapılarının zayıflatılarak İsrail'in karşısında direnebilecek hiçbir gücün bırakılmaması stratejisidir.

​• İran ve Çevreleme: ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırgan tutumu, bölgedeki enerji koridorlarını kontrol etme ve İslâm dünyasının kendi içindeki mezhepsel fay hatlarını tetikleyerek bir "iç savaş" iklimi oluşturma amacı taşır.

​Müslümanların Hâli ve "Pürmelâli"

​Müslüman coğrafyasının bugünkü durumunu ifade eden "pürmelâl" (perişanlık ve hüzün dolu hâl) kelimesi, maalesef şu gerçeklerle yüzleşmemizi gerektiriyor:

​• Vahdet Eksikliği: Haritada gördüğümüz o muazzam coğrafî süreklilik, bugün siyasî ve askerî bir birlikteliğe dönüşememiş durumda. Peygamberlerin birlik ve tevhid mesajı verdiği topraklarda, bugün Müslüman ülkeler birbirine rakip hatta düşman olarak konumlandırılıyor.

​• Ekonomik ve Teknolojik Bağımlılık: Coğrafya yeraltı kaynakları bakımından dünyanın en zengini olsa da, bu zenginliklerin işlenmesi ve korunması noktasında Batı'ya olan bağımlılık, emperyalist güçlerin bölgede at koşturmasına zemin hazırlıyor.

​• Hüzün ve Direniş: Bir yanda Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı halkların vicdanî çığlığı, diğer yanda yönetimlerin stratejik sessizliği veya acizliği...
Müslümanların "ahvâli", maalesef potansiyeli ile pratiği arasındaki bu derin uçurumda saklı.

​Haritaya baktığımızda gördüğümüz şey sadece geçmiş değildir; aslında geleceğin de anahtarıdır. Bu topraklar, tarihin her döneminde büyük zulümlere şahitlik etmiş ama her seferinde bir "uyanışla" ayağa kalkmıştır. Müslümanların pürmelâli, ancak haritadaki o coğrafi bütünlüğün zihinlerde ve eylemlerde de kurulmasıyla (vahdetle) sona erebilir.

​"Kuşkusuz, bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez." (Râd Sûresi, 11)

​Mithat Güdü
Emekli İmam Hatip ve Gazeteci -Yazar

YORUM EKLE