DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 29°C
Az Bulutlu

Oyun içinde oyun: Bilgisayar oyunları

29.12.2018
306
A+
A-

Bizlerin çocukluk döneminde arkadaşlarımız ile sokakta, bahçede oyunlar oynar, akşama kadar yorulur, toz toprak içerisinde kalmış bir vaziyette evimize döner, akşam yemeğimizi yer yemez yorgunluktan sızar kalırdık.  Zamanla gelişen ve değişen dünyamızda, özellikle büyük şehir tabir ettiğimiz yerleşimler sanki hormonla büyümüş gibi bir anda genişledi.  Mahallelerin yerini siteler aldı, sokakta oynadığımız oyunların yerini ise bilgisayar oyunları aldı. 

Çocuklar dışarı çıkmadan üstü başı toz toprak olmadan, giysileri kirlenmeden güvenli bir şekilde evin içinde, anasının babasının gözünün önünde oyun oynuyor, kişisel gelişimlerini tamamlıyorlar.  Dışarıdan bakıldığında herhangi bir sıkıntı görünmüyor hatta dışarıda oyun oynamalarından daha fazla güven veriyor.  Gerçekten de durum böyle midir? Bilgisayar oyunlarından yalnızca birkaçından örnek verelim, kararı lütfen siz değerli okuyucularımız verin.

Grand Theft Auto (GTA) yani Türkçesi Büyük Araba Hırsızlığı, ismi ile müsemma araba hırsızlığı başta olmak üzere, adam öldürmek, kadın tüccarlığı yapmak, para karşılığında fuhuş yapmak, insanlara karşı şiddet gibi tüm semavi dinlerde yasaklanan davranışlar bu oyunda yerini alıyor. Bu oyunların yönlendiricisi tarafından verilen görevler ne kadar başarı ile tamamlanırsa da o kadar çok puan kazanılıyor. 

Moorhuhn Winter isimli oyunda ise oyuncular silahla ateş ediyor, ateş ettiğinde Camii’yi vurduğunda artı puan alırken, yine aynı oyunda yer alan Kilise’yi vurduğunda eksi puan alıyor.  Bu oyunda bir taraftan İslamofobi yansıtılırken, diğer taraftan dinler arası çatışma normalleştiriliyor.  Hâlbuki herkes kendi inanışında serbesttir ve tüm semavi dinlere göre diğer dinin tapınaklarına, kutsalına zarar vermek yasaklanmıştır.  Benzeri bir diğer İslamofobi yansıtan oyun ise Bye Bye Mosque yani Güle Güle Camii bilgisayar oyununda namaz kılmaya giden cemaat ya da minarede ezan okuyan müezzin vurulduğunda artı puan alınıyor. 

Mavi balina isimli bilgisayar oyununda ise oyuncular intihar etmeye yönlendiriliyor. Grup yöneticisi tarafından üyelere 50 gün boyunca kendine zarar vermek, korku filmleri izlemek, olur olmadık saatlerde uyanmak ve gittikçe seviyenin artırıldığı görevler veriliyor ve sonuncu görev oyuncunun intihar etmesi ile “oyun” bitiyor.  Bu oyun Rusya’da geçen yıllarda yaşanan 130 gencin intiharı ile ilişkisi olabileceği sebebiyle soruşturulurken, Kırgızistan’da iki genci intihara sürüklediği gerekçesiyle bakanlık tarafından incelemeye alındı. İnternet üzerinden oynanan bu oyunun ülkemizde de benzeri sıkıntılara yol açtığı bilinmektedir.

Testere korku filminden uyarlanarak yapılan bilgisayar oyunundan etkilenen ve Fen Lisesi’nde arkadaşını öldüren, kendisini de bıçakla ağır yaralayan 16 yaşındaki lise öğrencisinin bölümleri geçmek için karşısına çıkan her şeyi ve insanı testere ile kesmeye odaklı Testere Oyunun bağımlısı olması burada anlatmaya çalıştıklarımızın önemini bir kez daha artırmaktadır.

Erişimine hiçbir engelin bulunmadığı kan, şiddet, adam öldürme vb. birçok olumsuzluğun yer aldığı bilgisayar oyunlarında +13 gibi uyarıcı işaretlerin bulunmasının da bu oyunları daha çekici hale getirdiğini söyleyebiliriz.

            Konumuzu daha somut hale getirebilmek için sanal gerçeklik gözlüğünden bahsetmekte yarar var.  Sanal gerçeklik gözlüğü ile oynanan oyunlarda ya da izlenen görüntülerde kullanıcının kendisini birebir sanal gerçekliğin içerisinde hissetmesi sağlanabilmektedir. Alışveriş merkezlerinde sanal gerçeklik gözlüğü ile izletilen görüntülere kendini kaptırıp, bağırıp, çağıran, yere düşen, zıplayıp bir şeyler tutmaya çalışan kişiler ile görüştüğümüzde farkında olmadan tamamen refleks olarak tüm bunları yaptıklarını gerçek hayatta verecekleri tepkilerin aynısını sanal olmasına rağmen orada da verdiklerini söylemişlerdir.

Geleceğimizin teminatı çocuklarımız internet üzerinden oyun oynarken karşı taraftaki art niyetli kişi kamera üzerinden görüşme yapmak isteyip, çocuğun görüntüsünü alabiliyor. Ardından bazı bilgisayar programları ile çocuğun fotoğrafını uygun olmayan bir yere yerleştirerek tekrar çocuğa gönderiyor ve bir yere buluşmaya çağırıyor. Eğer çocuk oraya gitmeyi reddederse montaj yaptığı fotoğraf ile tehdit ediyor. Bu şekilde kandırılan çocuklar istismara açık hale getiriliyor.

Teknolojinin hayatımıza getirdiği yenilikleri bilinçli bir şekilde kullandığımız takdirde sıkıntı yaşamayız ancak asıl dikkat edilmesi gereken konu bu gelişmelerin hayatımızı kolaylaştırırken beraberinde getirdiği ya da getirebileceği sorunları en aza indirgeyebilmek ve bu konuda milli üretim yapmamızdır.

 “Gündüz kandilini hazırlamayan gece karanlığa razı olacaktır” sözü “Oyun İçinde Oyuna” karşı bir an önce tedbir almamızın gerekliliğini vurgular nitelikte. Ebeveynler ve yetkili kurumlar tarafından çok geç olmadan önlemler alınmalıdır. 

Karar Sizin!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.