DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 29°C
Parçalı Bulutlu

“PKK, DEAŞ’ın taktiğini kullanıyor”

Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, PKK’nın Drone ve Model Uçaklar üzerinden geliştirmeye çalıştığı yeni terör stratejisi hakkında sosyal medya hesabından analiz yayınladı.

“PKK, DEAŞ’ın taktiğini kullanıyor”
13.11.2018
152
A+
A-

Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, PKK’nın Drone ve Model Uçaklar üzerinden geliştirmeye çalıştığı yeni terör stratejisi hakkında sosyal medya hesabından analiz yayınladı. Ağar, 10 Kasım’da PKK’nın kullandığı çok alanlı ve çok araçlı bu terör metodunu ilk kullananın DEAŞ olduğunu söyledi.

“PKK’nın Drone ve Model Uçaklar üzerinden geliştirmeye çalıştığı yeni terör stratejisini, geçen ay içinde Mardin, Gaziantep ve Şanlıurfa’da ele geçirilen ve en az 30 farklı alanda büyük yıkım üretebileceği görülen “Profesyonel PETN ve C4 patlayıcılarla oluşturulmuş” bomba düzeneklerinin, canlı bombaların ve bombalı araçların yakalanmasıyla, PKK’nın “patlayıcılar üzerinden” yeni bir terör stratejisi geliştirmeye çalıştığı anlaşılmıştı” diyen Ağar, “7 Kasım’da yani bundan bir hafta önce, terörist başı Murat Karayılan bir röportaj verdi:  Bu röportajda, Türkiye’yi kast ederek; “Düşmanın hava savunma sistemini ve hava istihbaratını çökerteceklerini…” iddia etti. Bu cümleye bakarak, başta 10 Kasım günü Şırnak’ta yaşanan model uçaklı terör saldırılarının altında, doğrudan PKK’nın en üst düzeyinin parmağı olduğunu öngörebiliriz” ifadelerini kullandı.

“PKK FARKLI GEREKÇELERLE DENEMEYE DEVAM EDECEK”

Karayılan’ın  “PKK’nın drone ve füzeleri kullanacak gençlere ihtiyacı olduğunu” vurgulamak ihtiyacı da hissettiğini belirten Ağar, “Özeti, risksiz, garanti eylem peşinde. Elindeki imkanlara göre çağın vasıtalarına ulaşmaya, aynı zamanda eleman toplamaya çalışıyor. Sizi çatıştırmayacağım, bunları kullanacaksınız demeye getiriyor. Son cümleleri kararsız kitle üzerinde bir çeşit etki yaratma çabası olarak yorumlamak mümkün. Başyılan’ın iddia ettiği gibi hava savunma, keşif-gözetleme ağ ve sistemimizi bırakın çökertmeyi, baskılamaları bile mümkün değil. Örnek; son 3 gün hava açıktı. Bu 3 günde Irak’ın dağlık kuzeyine yapılan hava akınlarında 38 terörist imha edildi. Yani Karayılan iddiası ters tepti, inlerindeki bazı gruplar hareketlendikleri an tespit ve imha edildi. Hal böyle olunca dikey boyutta bir güç geliştirme ihtiyacı duymakta. Bu boyutta terörü teknolojik açıdan destek almayı gerektirdiği gibi hava trafiğinde takip edilebilirliği de söz konusu olabilecektir. Bu nedenle örgüt dikey boyutta güç için vekilliğini yaptığı asillerin kanatları altına girme derdinde. Bakalım başlarının kanatlarıyla uçmayı başarabilecek mi? Belli ki PKK pek çok ve farklı gerekçeyle denemeye devam edecek” dedi.

“İLK KULLANAN DEAŞ”

10 Kasım’da PKK’nın kullandığı çok alanlı ve çok araçlı bu terör metodu ilk kullananın DEAŞ olduğunun altını çizen Ağar, “DEAŞ, Irak ve Suriye’deki çatışma alanlarında, dronelar ve model uçaklar üzerinden bir terör stratejisi üretti, bunu uygulamaya ve geliştirmeye çalıştı. Bir ölçüde de başarılı oldu. Muhataplarına kimi yerlerde ciddi zayiatlar verdirdi. Aynı zamanda bu etkisini psikolojik baskı ve propaganda unsuru olarak kullandı, korku, endişe, belirsizlik ve güvensizlik yarattı. DEAŞ’tan rol ve taktik kapan, değişik mahfillerden teknik-lojistik ve eğitim desteği alan PKK da, zamanla bunu güvenlik güçlerimize karşı uygulamaya çalıştı. Başta sınır hattı ve sınıra yakın dağlık alanlar olmak üzere, Irak’ın kuzeyinde, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtında Mehmetçik bu tehditle karşılaştı. Hatta sadece ABD Özel Kuvvetlerinin kullandığına benzer (!) çoklu drone taktik sistemi bile sınır hattında PKK’da tespit edildi. Belli ki PKK artık, sadece gömülmüş-ekilmiş-gizlenmiş sinsi patlayıcılardan değil, artık (patlayıcı ya da mühimmat ekleyerek-yükleyerek-montajlayarak) yeni nesil terör araçlarına dönüştürmeye çalıştığı drone ve model uçaklar üzerinden de bir terör stratejisi uygulamak istiyor.  IŞİD’in ruh ikizi PKK, IŞİD’i taklit ederek uygulamaya başladığı bu metodu, şimdi daha da geliştirerek, çok daha yoğun ve farklı alanlarda kullanmaya çalışıyor” ifadelerine yer verdi.

“SON DERECE ÖNEM VE HASSASİYET TAŞIYOR”

Ağar, bugüne kadar drone ve model uçaklarla saldırılarda, cam şişeye ya da kavanoza pimi çekilerek yerleştirilmiş el bombaları, Hassas tapalı havan mermileri, Yere çarptığında patlayan tüfek bombası ya da bomba atar mühimmatı, Çarpmaya duyarlı/Zaman ayarlı/Uzaktan kumandalı FÜNYE ile beslenmiş patlayıcılara rastlandığını söyledi.

Ağar şöyle devam etti: “PKK bu saldırılarda sadece terörist grupları değil; Sempatizan, Milis, Yeraltı ve şehir yapılanmalarını kullanmaya çalışıyor (YPS/YDGH/Asayiş) Drone-model uçak-patlayıcı ve patlatma düzeneklerine dair lojistik desteği ve eğitimi sağladığı taktirde, meskun mahalleri ve sivil popülasyonu kullanmak istiyor. Bu tarafıyla tam bir istihbarat-teknik engelleme ve operasyonel konu. Öncelikle elde etmesini ve birleştirmesini engellemek ve varsa elindekini almak gerekiyor. PKK’nın bu terör taktiği;  Öncelikli olarak Irak ve Suriye’deki istikrarsızlıktan, Zagros keskin nişancı tüfeği üretmesi gibi Irak ve Suriye’deki ulaştığı teknik kapasiteden, Başta ABD, Kıt’a Avrupa’sı ve bölgesel güçlerin sağladığı himaye, fonlama, donatma, yönetme, yönlendirme ve eğitimden kaynaklanıyor. Bütün bu nedenlerle, Türkiye’nin Irak, İran ve Suriye denklemlerinde inisiyatif alarak etki üretmesi, gelecek güvenlik istikrar ve huzur için büyük önem taşıyor. PKK’nın elindeki bu patlayıcı yüklü drone ve model uçaklar stratejik denklemlerdeki rolü, ürettiği risk ve karşı etkiye dair ürettiği gerekçelerle son derece önem ve hassasiyet taşıyor” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.