DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 23°C
Parçalı Bulutlu

Ramazan aylarında değişmeyen tek şey

04.05.2019
22
A+
A-

Yaşı kaç olursa olsun, her kiminle sohbet edersem edeyim, herkesin sanki ağız birliği etmişçesine söylediği “nerde o eski Ramazanlar” sözünü duyarım.


Bana sorarsanız benim içimde de o eski Ramazanların özlemi vardır. Özellikle de çocukluk yıllarımızda sahurda yarı uyur yarı uyanık halde şebitin arasına yumurta sarmamızın, iftara bol susamlı, yumurtalı pide yaptırmak için fırında sıra beklerken dinlediğimiz sohbetlerin, iftar vaktine çok az kala top atılmasını beklerken tüm mahalleyi saran sessizliğin, iftar sonrası tekrar sokağa çıkıp oyun oynamanın özlemi… İftarlara eş dost akrabaların davet edilmesi ile bereketlenen, şenlenen sofraların özlemi…

Belki dünyaya çocuk gözü ile baktığımız için belki yalnızca kendimizden sorumlu olduğumuz için daha güzel, daha samimi gelirdi eski Ramazanlar… Günümüzde ise ne o eski samimiyeti ne de o eski tatları bulduğumu söyleyemem hatta “nerde o eski Ramazanlar” diyenlerin adına da konuşabilirim.


O gün bugün dikkatimi çeken ve değişmeyen tek şey ise yiyecek fiyatlarının Ramazan geldiğinde ikiye katlaması. Özellikle domatesinden maruluna, yumurtasından susamına kadar tüm gıda maddelerinde fahiş bir “fiyat ayarlaması” söz konusu…

Aklım erdi ereli kırk yıldır değişen bir şey yok. Hâlbuki tam tersi olması gerekmez mi? En azından yılda bir mübarek Ramazan ayında garibin, garibanın, düşkünün canının çektiğini alması için “fiyat ayarlaması” aşağıya doğru yapılamaz mı? Yapılmaz, yapılamaz efendim. Neden yapılsın ki? Fırsat gelmiş bir kere, vatandaş kendisi için almasa bile çoluğu çocuğu için öyle de böyle de alacak. On bir ayın acısı çıkartılmaz mı? Eski mahalle komşumuz Rahmetli Hüseyin Amcamın bu fırsatçılar için kullandığı “Fırsat Yesiri” sözünü o gün bu gün hiç unutmam. Eline fırsatı geçiren hiç affetmiyor ardından kendisi de hayıflanıyor.

Birçok konuda olduğu üzere “fırsat yesirleri” için de yazacak çok şey var ancak sözü fazla uzatmadan, mübarek ayın hürmetine “Allah’ım bu fırsatçıları ıslah etsin inşallah” duası ile “Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan” diyerek Gönlü Güzel İnsanlara hayırlı Ramazanlar diliyorum.

YORUMLAR
  1. Tess dedi ki:

    Kaleminize yureginize saglik hocam