DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 36°C
Sıcak

Tarihçilerin Babası Nejat Göyünç..

18.12.2018
179
A+
A-

Bölüm başkanımızdı, babamızdı..

Gerçekten de hocamız sıfata, statüye, varlığa, ideolojilerine göre insanları tasnif etmezdi. Ona göre sade bir insanlık yeterliydi.. Sadece yalana, dolana, iftiraya ve sahtekârlığa tahammülü yoktu.

İyi ki tanıdık, iyi ki öğrencisi olduk.. Bir feyz alabildiysek ne mutlu Hocam!

Rahmetli hocam rahmetli olduğunda Prof.Dr. Anadolulu Tarihçilerinin Babası diye bir yazısında tanıtmıştı. Aslında o İstanbul’da dahil Avrupa ve Anadolu’da yetişen bir çok tarihçinin babasıdır.

İstanbul Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve son olarakda Selçuk Üniversitesinde hocalığımı yapmıştı. 1990-91 yıllarında Selçuk Üniversitesinde düzenlenen Osmanlı Tahrir Defterleri ile ilgili Çalıştaylar ve 1994 Yılında Almanya’nın Erlangen Üniversitesinde düzenlenen Defteroloji Kongresinde birçok Avrupa ülkesinden bilim insanın ona olan saygılarına şahit olmuştuk.

O iyi bir Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri tarihçisiydi.Osmanlı diplomatiğinin üstatlarındandı. Hane deyimiyle ilgili açıklamaları Osmanlı Defter çalışanlarının hareket noktalarındandır. Onun tarihe bakışında Ömer Lütfi Barkan’ın Annales ekolünden esinlenen Sosya-Ekonomik tarihçiliğin en önemli temsilcilerinden biriydi. Hocamın tarihçiliği yanında tarihçilerin yetişmesinde daha büyük başarıları olmuştur.

Şu anda şehrimizdeki Selçuk Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Karatay Üniversiteleri ve ülkemizdeki diğer kentlerde görev yapan tarihçilerin yetişmesinde doğrudan ya da yetiştirdikleri yoluyla etkisi olan bir şahsiyettir.

Diğer taraftan, yetiştirdikleri evlatları ülkemizin birçok Orta ve Lisesinde görevlerini sürdürdüler ve sürdürmektedirler.

Ayrıca Hocamız sadece bir Hoca değildi. O bizim bir Babamızdı da..

Öğrencilerin maddi ve manevi her türlü sorunuyla ilgiliydi..

Henüz telefonun yaygın olmadığı, internetin bilinmediği dönemlerde memleketinden mektup bekleyen öğrencilere mektup yazıyor.. Haçlığı olmayana haçlık veremeye çalışıyor, ana babası olmayana baba olmaya çalıyordu..

Onunla ilgili Selçuk Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü olmak üzere üç tane Armağan kitap hazırlandı. Üç daha çıksa azdır.. Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde bir dershanemize adını vermiştik, azdır. Görev yaptığı Hacettepe, İstanbul, Boğaziçi, İnönü, Balıkesir,Uludağ gibi üniversitelerde de verilebilir.

                Hocamızın bize örnek olarak anlatılması gereken yüzlerce güzel olayı vardır.  Ancak burada bir tanesi üzerinde durmak isterim.. Zamanı geldikçe diğerleri üzerinde duracağım.

“Evladım insanları profesör, çaycı, işçi diye ayırmayın. Onların kalitesi yüreğindedir.  Bir yerde haksızlık yapan bir yöneticime itiraz edince bana tokat atmıştı. O sırada ben de onu engellemeye kalktım.Ancak o toplantıda bulunan onca Profesör aleyhimde savunma yaptı. İyi ki o sırada bize çay getiren çaycı durumu görmüştü. O çaycı doğru şahitlik yapınca kurtardım. Yoksa o kişilerin tuttuğu tutanakla benim görevime son vereceklerdi.Yoksa burada sizinle olamayacaktım..”

Gerçekten de hocamız sıfata, statüye, varlığa,ideolojilerine göre insanları tasnif etmezdi. Ona göre sade bir insanlık yeterliydi.. Sadece yalana, dolana, iftiraya ve sahtekarlığa tahammülü yoktu.

İyi ki tanıdık, iyi ki öğrencisi olduk.. Bir feyz alabildiysek ne mutlu Hocam!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.