DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 26°C
Parçalı Bulutlu

Tekrar ettiğimiz tarihle ilgili bilgi yanlışları

18.02.2019
282
A+
A-

Tarihte İlk Yazılı Yasalar; Hammurabi Yasaları mı?.

Kuşkusuz, Meslekten olanlar bunun Urukagina olduğunu bilirler.. Ama biz bu yanlışta ısrar ettiğimiz için yine de yazmakta yarar var..

Çünkü, aralarında üniversite sınavları da olan bir çok sınavda çocuklarımızdan doğru cevap beklentisi içinde uzak seçenekler arasına doğruya en yakın seçenek olarak sıklıkla –Hammurabi Yasaları’nın yer aldığına tanıklık etmişizdir.

Hatta bazen üniversite hazırlık çalışan öğrencilere, eksik puan almasınlar diye,  istemeyerek de olsa “doğru cevap değil ama siz yine de ilk yasalar olarak Hammurabi Yasalarını öğrenin” gibilerden bir yanlış bilgi verenlerimiz olmuştur!.

Üniversite sınavları da dahil bir çok sınavlarda doğru cevap beklentisi ile yazılan maddeler aralarında oldu.

Diğer yanlışlar üzerinde zaman zaman duracağız ama şimdilik en erken tarihi bilgilerle ilgili olduğu için Hammurabi Kanunlarının ilk yazılı kanunlar olduğu şeklindeki kabullenmeler üzerinde duracağız.

Evet yaklaşık yüz yıl öncesine kadar dünyada ilk yazılı kanunların Hammurabi Yasaları olduğu bilinmekteydi.  İçinde  “dişe diş, göze göz” şeklinde bilinen kısas hukukuna ait sert yasa maddelerinin yer aldığı Hammurabi Kodeks’i  gerçekten Eski Çağın en  meşhur yasa külliyatıdır. Ancak son yüz yıllık araştırmalarla ortaya çıkarılan Mezopotamya uygarlığına ait  yasa maddeleri bir çok yasa koyucunun olduğunu göstermiştir.

 Bunlardan  en başta  Sümer sitesi Lagaş Kralı Urukagina yasaları gelir. Onu Umma kralı Ur Nammu, İsin Kralı Lipit İştar, Eşnnuna kentinde bulunmuş yasalar ve kanun maddelerindeki ilk Anaittişu(Eğer) sözcüğünden hareketle Ana İttişu yasaları bulunur.

Ülkemizde yakın zamanlara kadar okul kitaplarında ilk yazılı kanun metinlerinin Babil Kralı Hammurabi’ye ait olduğu şeklinde yanlış bir bilgi bulunmaktaydı.

Aslında ilk kanun maddeleri  Hammurabi’nin meşhur yazılı kanun maddelerinden altı yüz yıl kadar öncesinde Sümer Kralı Urukagina’ya aittir.

Bilindiği gibi tarihte ilk yazılı belgelerin sahibi Sümerler aynı zamanda hukuki konularda da bir öncüdür.

İlk yasa koyucu bazı hocalarımızın bir talimatname olarak değerlendirmesine rağmen Sumer Kralı Urukagina (Uruinimgina ya da Irikagina)’ya aittir.

MÖ 2350 yıllarında rahip kralların yönetimine karşı dünyevi bir krallık kurmaya çalışan Lagaş Kralı Urukagina da kendisini tanrısı Ningirsu tarafından otuz üç bin kişi içinden seçip alıp kral yaptığını söylemektedir.

MÖ. 1754 yıllarına ait olan Babil Kralı Hammurabi yasalarından altı yüzyıl öncesine ait olan bu yasa metinlerinin kopyalarında Urukagina zalimin mazlumu ezemeyeceği  bir dünya kurma iddiasında olduğu görülür

O, dul ve yetimlerin vergilerden muaf olduğu, kenti  cenaze giderlerini ödemeye sorumlu tuttu, ölülerin öte dünyada kullanması düşüncesiyle sunulan ritüel yiyecek ve içekler de bunun içinde dahildi); ve zenginlerin fakirlerden satın alırken gümüş kullanması gerektiğine ve fakirlerin mallarını satmak istememesi durumunda, güçlü adam (zengin adam veya rahip) onu yapmaya zorlayamayacağına karar verdi.

Urukagina yasaları tarihçiler tarafından genellikle ilk eşitlik ve özgürlük temasının işlendiği yasalar olarak kabul edilir. Çünkü bu maddelerde dul ve yetimin güçlünün insafına bırakılmadığı göze çarpar. Kraliyetteki  “kadınlar hanesi” ni elli kişiden 1500 kişiye yükselterek onun adını “Tanrıça Bau’nun Evi” adını vererek  yönetim sınıfında kadınların gücünü artırmıştır.

Bu eve rahiplerden ele geçirdiği geniş bir mülkü verdi ve yönetimine de eşi  kraliçe Shasha(veya veya Shagshag)’yı getirdi.  Saltanatın ikinci yılında Shasha kendisinden önceki kraliçe Baranamtarra’nın cenaze törenine başkanlık etti.

Ancak Urukaginaonun yönetimi uzun sürmeyecektir.

Urukagina’nın 25. Saltanat yılında ona karşı rahiplerden birinin oğlu olan Umma Kralı Lugalzagesi bir karşı darbe yaparak yönetimi tekrar ele geçirir. Kendisi Ummalı olsa da Lugalzagesi Lağaş ve Umma kentlerini yerle bir eder, yakar yıkar. Başkentini Uruk’a taşır. Esir aldığı Urukaginaiplere bağlanıp  sürükleyerek götürmüştür..

Ummalı bir Sümer şairi bu olayın günahını tanrıça Nişaba’nın Lugalzagesi’nin boynuna yüklediğinden söz eder.

Lugalzagesi’nin akıbeti de Urukagina’nın gibi olmuş ve o da 25. Saltanat yılında Akkad Kralı Sargon tarafından iplere bağlanıp köle gibi sürüklenip götürülmüştür.

Mezopotamya’da Lugalzaggesi’nin tahtından düşürülmesiyle Sümerlerin Erken Sülaleler olarak bilinen, erken dönemlerinde Nuh Tufanın da gerçekleştiği dönemi tarihe karışmış Akkadlar dönemi başlamıştır(MÖ 2334). 

Kaynakça:

Moscati,2001,Sabatino  The Face of the Ancient Orient: Near Eastern Civilization in Pre-Classical Times, Mineola New York

Tosun ve Yalvaç 2002, Mebrure Tosun-Kadriye Yalvaç, Sumer-Babil-Asur Kanunları ve Ammı-Şaduga Fermani, TTK Yayınları.

https://athenaeumbabylonia.weebly.com/law–liberty-in-the-ancient-world.html

https://cof.quantumfuturegroup.org/events/5468

https://www.history.com/topics/ancient-history/hammurabi

http://sumerianshakespeare.com/70701/80101.html

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.