Toroslarda 1970’de açılan Dedemli Ortaokulu gençler için bir şanstı

17.04.2019 - Çarşamba 21:33

Bölge insanı için bir şanstı…

Açılmasına vesile
olanlara binlerce kez teşekkürler…

1970’li yıllar ülkemizde değişim tam bir sürecinin yaşandığı
dönemi.

Bu dönemi, bizim bulunduğumuz 1960’lı yıllarda doğan kuşak
çok iyi bilir.

Büyük kentlere küçük mazot jeneratörlerine bağlı, günün
belli saatlerine bağlı sınırlı elektrik verilirken, kasaba, nahiye ve köyler
henüz gaz lambalarına bağlı bir yaşam sürüyordu.

Kentlerde orta, lise okuyanlar parmakla gösteriliyor,  köylerde ise Köy Enstitüleri, yatılı öğretmen
liselerine gidenler in dışında pek okuyan yoktu.

Köyümüzün 20 km doğusunda bulunan ilçemiz Hadim’de bir
ortaokul vardı.. Köyümüzden bazı gençler buradaki okula kayıt yaptırmış, kimi
evde kimi pansiyonda kalıyordu.

Ben de onlara özeniyor ilkokulu bitirince ilçemizdeki
ortaokulda okumayı, sonra liseyi de 150 km. mesafede bulunan il merkezinde
okumayı kendime hedef seçmiştim.

Ne olduysa ilk okulu bitirmeme bir yıl kala oldu!

1971 yılında yakınımızdaki Dedemli kasabasında bir ortaokul
açılırken, ilçemizde bir lise açılıvermişti.

İlçemizde okumak için bütün ağlayıp sızlayıp yakarmama rağmen ortaokul eğitimim için Dedemli’ye gönderildim.

Bir sonbahar günü babamla önce ilçemize gidip, ayaklı makinalarla siyah beyaz vesikalık resimler çektirdikten sonra köyümüze döndük.. Bir arkadaşım kaydını ilçemiz ortaokuluna yaptırmıştı.. Ona çok özendiğimden içim için ağlamıştım..

Başa gelen çekilirdi,  yaya olarak kat ettiğimiz kırk kilometrelik gidiş geliş yolundan sonra yorgun argın köyümüze döndük.

O sırada köyümüz karayoluna kum döken kamyonlar Dedemli
yakınındaki Göksu boyundan kum taşıyorlardı.. 
Babam onlardan birine el kaldırdı; şimdinin tabiriyle otostopla Dedemli‘ye
gidip okula kaydımı yaptırdık.

Okul yeni yapılmış iki katlı belediye binasının bir bölümündeydi.

Öğrencilerek; Okul açıldığında sınıfımızda kırk kişi kadar olduğumuzu hatırlıyorum.. Üst sınıfımız ikinci sınıfta ise otuz kadar kişi  vardı..  Genel olarak her iki sınıfta aklımda kalan  öğrencilerin rakamı;Dedemli içinden 22, kasabamız Korualan (Gezlevi) 43, Gerez(Yalınçevre)’den 13, Dolhanlar’dan 16, Fakılar’dan 5, Gevne (Beyreli) 1 öğrenciydi.

Öğrencilerin yarısı, benim gibi ilk okulu yeni bitirmiş olan 11-12 yaşlarındaki çocuklardı, diğer yarısı da ilk okulu bitirmiş olup daha başka iş alanlarında çalışırken, ya da kuran kursları gibi farklı eğitim kurumlarında okurken kurslarını bırakıp gelen on beş on altı yaşlarında gençlerdi.

Bu aramızdaki yaş oransızlığı eğitim anında aleyhimize
olduğu gibi, yol boyu onların normal adımlarına yetişebilmemiz için bizim
koşmamız gerekirdi.  Aramızdaki kavgalara
gelince burada anlatmanın sırası mı? Bizim hayatla mücadelemizde artı bir
tecrübe kazandırdı diyelim.

Öğretmenler;  ilk yıl matematik öğretmeni olan Saim Hoca kurucu müdür olarak atanmıştı. Daha sonraki yıllar, ikinci yıl da Türkçe hocamız İzmirli Hulusi Akay ve Fen Bilgisi Hocamız Mersinli İsmet Toker ve yılın ortalarına doğru atanan Fuat Hoca’yı hatırlıyorum… Müzik, Beden eğitimi, Din dersi ve Resim gibi hocalarımız da ilk okuldan takviye ediliyordu.

O günlerde okullar ve resmi çalışma günleri altı gündü..
Çarşamba ve Cumartesi günleri öğleye kadar mesai vardı.

Altı gün boyunca kilometrelerce yolu dağ taş demeden aştık..
Kışları kısa olduğundan kestirme  bir yol
olan Dedemli ile kasabamız arasındaki Karabelen Tepesini aşmamız gerekirdi..
Okula  koşu mesafesi buradan 30 dk.  Dolambaçlı olan Bozkır-Konya yolu şosesi
üzerinde bir saatlik mesafe idi.

Kış günleri günler kısa olduğu için geceden yola çıkmalıydık.. Sabah ezanının yolda okunduğu günleri hatırlarım. Aşarı kar yağışı olduğu günler Karabelen’i aşamayıp geri döndüğümüz de oldu.. Sırasıyla çığır açmaya çalışmamamıza rağmen çaresiz kaldığımız anlar olmuştur.

 Okula gitmediğimiz için
cezalandırıldığımız da olmuştur..

Yeme içmemize gelince anamızın kimiz zaman azığımıza koyduğu
yağlı bir bazlama o da kış soğuğunda yolda donardı.. Son baharda bir yufka
yanında bir domates, ya da kuru soğan yumrusu, ya da büyüklerden harçlık
koparabilirsek  25 kuruşa bakkallardan
aldığımız 100 gr. Zeytin elli gram peynir..

Evinde küflü peyniri ya da bir topak keşi olan şanslıydı.

Ama bütün bunlara rağmen Dedemli’de açılan Ortaokul bu çocuklar için bir şans olmuştur.

Işık olmuştur.. Onlardan her biri okudu öğretmen, polis,
mühendis, memur oldu..

Dedemli ortaokulunun Torosların kaderinde  önemli bir yeri oldu..

Açılmasına vesile olanlara binlerce kez teşekkür ederim.

YORUM YAZ
8 YORUM
  • Mustafa Karakurt dedi ki:

    Ben de bir Dedemli Ortaokulu mezunuyum, Hasan Hocamın anlattıklarının eksiği var fazlası yok, hepsi gerçek. Eline, kalemine sağlık. Sözünü ettiği öğretmenlerden İsmet ögretmenimizi hatırlıyorum, sonradan Kasabamızın gelini oldu ve şimdi Konya’da polis olan arkadaşım Süleyman Yıldız ile bir kez görmüşlüğümüz de var, kendisine hayırlı ömürler diler, selam ederim. Dedemli Ortaokulunda okumuş ve mezun olmuş tüm dostlara selam olsun.

  • Harun seker dedi ki:

    Cok teşekkür ederim sağolunuz hocam guzel bir hocam.Saygilar

  • Metin BİLGİLİ dedi ki:

    Kıymetli Hocam Yüreğinize Sağlık.Teşekkür eder saygılar sunarız.

  • Murat Akbaş dedi ki:

    Hocam bakıyorum da yokluğun içerisinde çile, zorluklar ve mücadelelerle okuyan o nesil çok güzel yerlerde… şimdi her imkan ve şartlar hazır ama üniversite sınavında 0 çekenler binler… Demekki başarı engeller ve zorluklarla geliyor bu arada Dedemli ortaokulunu açanlar için dedemli ve çevre köylerin büyük dualarını almış.

  • Vahap dedi ki:

    Maşallah hocam sizin azim ve başarınızla dedemli de eğitim alarak Prof çıkmanız gurur verici hayat hikayeni anlattığın içinde teşekkürler

  • Hüseyin Topak dedi ki:

    Rahmetli babam Belediye başkanı idi.Hatta Aldığı bir kaç maaşını okula bağışlamış tı.Okul açıldığında kurucu Müdür Saim Katğı hocamızdı.Ben ilk öğrencilerinden birisiyim.İsmet Toker Topak yengem Fenbilğisi Öğretmeni Şuan Mersin’de oturuyor.Ortaokul ikisi Konya’da Devrim ortaokulunda okudum.

  • Halil aydin dedi ki:

    Eline diline sağlık sayın hocam bende gittim o okula

  • Mustafa Baylan ( öğretmen ) dedi ki:

    Hocam çok duygulandırdınız ben 1yıl ara vermiştim sizden bir alt sınıftaydık mehmet Vural rahmetli mucize çetinkaya ların sınıfı çok iyi hatırlarım arkadaşlarımız gelecek sobayı iyice yansın diye hava kapaklarını iyice açardık tınal sobaların siz çok güzel top oynardınız çok güzel çalımlar atardınız semerci kahvesi önünde şosede hakikaten o dönem okuyan arkadaşlarımızın hepsi bir yerlerde Fuat hocayı hiç unutmam sınıfta acayip siğara içerdi birde yazılıya itiraz ettim fena dövmüştü beni