DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 27°C
Parçalı Bulutlu

Türk adı ve soyu nereden geliyor?

18.11.2018
485
A+
A-

Kökleri çok eskiye dayanan ve devamlı topluluklardan biri olan Türkler yaklaşık dört bin yıllık bir geçmişe sahip…

Kökleri çok eskiye dayanan ve devamlı topluluklardan biri olan Türkler yaklaşık dört bin yıllık bir geçmişe sahip olmakla beraber Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarına yayılmış büyük bir millettir. Anayurtları olan Orta Asya’dan çevre bölgelere yaptıkları göçler sonucu kalabalık bir nüfusa sahip oldukları anlaşılmaktadır.

Türkler büyük bir millet olarak araştırmacıları ‘’Türk’’adını, soyunu ve kültürünü araştırmaya sevk ile beraber özelikle son iki yüz yıldır birçok araştırmacı tarafından yazılı ve sözlü metinlerde Türk adı araştırılmış ve bu alanda birçok kaynak sunmuşlardır.

Eski Yunan’dan Çin kaynaklarına, İslam öncesi tarihi ve sonrası Arap ve Fars kaynaklarında Türk adı incelenmiş ve Türk kültürü ile ilişkili veya ilişkisiz birçok kavim veya kişi Türk olarak tanımlanmaya çalışılmıştır.

Tarihte Türk kelimesi ilk kez Göktürk devleti ile karşımıza çıkmıştır (552-744) Göktürk devleti’nin kuruluşundan itibaren devlete bağlı ancak kendi boy isimlerini kullanan boyların ortak adı Türk’tür.

Zamanla Türk soyuna mensup bütün toplulukları ifade etmek üzere milli ad statüsüne yükseltilmiştir. Millet ve devlet olarak ‘Türk’ kelimesi ilk olarak Çin’de Çhou sülalesi (557-579) yıllığında, batıda Doğu Roma (Bizanslı) tarihçiAgathias (Ölm M. 582)’ın eserinde, Arapça cahiliye devri şairi Nabigatuz-Zubyani (Ölm M. 600)’nin divanında zikredilmiştir.

Coğrafi ad olarak ‘’Türkiye’’ (Turkhia) tabirine ilk defa Doğu Roma (Bizans) kaynaklarında rastlanılmaktadır. 6 ncı YY da Orta Asya, 9 ve 10’uncu YY da Volgadan Orta Avrupaya kadar olan saha, 12’nci YY da Anadolu, 13 YY da ise Suriye ve Mısır Türkiye (Tucia) olarak tanınmıştır.

Türk adına gerek kaynaklarda gerekse araştırmalarda birçok mana verilmiştir. Tu-Küe (Türk) miğfer.terkedilmiş, olgunluk çağı, deniz kıyısında oturan adam, cezb etmek vb. manalarda kullanılmıştır. Orhun kitabelerinde geçen ‘’Türk’’ tabiri ise daha ziyade devletin esas halkını teşkil eden ‘’Millet’’ manasınd kullanılmıştır. Gök Türk kitabesinin çözücüsü V. Thomsen tarafından kabul edilen görüşe göre Türk kelimesi ‘’ Güçlü, Kuvvetli’’ manalarını kazanmıştır. Çin kaynaklarına göre ise ‘’Türk’’ deyimi ünlü Aşina ailesinin mensup olduğu boy için kullanılmıştır.

Tarihte Türk toplulukları hakkındaki antropolojik tavsifler oldukça karışıktır. Gerek Çin yıllıklarında gerek batı kaynaklarında Türkler daha çok  Moğol tipinde (sarı renkte ve Dolikosefal) olarak tasvir edilmiştir.

Türklerle Moğol ırkı arasında dil birliği bakımından bir münasebet olmadığı, etnoloji yönünden bir ilgi bulunmadığı, Orta Asya da yapılan kazılarda bulunan antropoljik malzemenin incelenmesi sonucunda bilimsel gerçek olarak ortaya konmuştur.

Türklerin ‘Mongoloid’ olarak açıklanması o zamanlarda Türk devletlerinde Moğol nüfusunun çokluğu ile açıklanabilir. Türklerin tarih boyunca en sıkı temasta bulunduğu halk Moğollar olmuştur.

20’nci YY’da yapılan antropolojik araştırmalarda Türklerin beyaz ırka mensup oldukları anlaşılmıştır. Yer yüzünde mevcut dört büyük beyaz ırk gurubundan ‘Europid’ adı verilen grubun ‘turanid’ tipindeki ‘Brakisefal’ Türünden olduğu kabul görmüştür.

Turan tipini temsil eden Orta Asya, Maveraünnehir ve diğer yakın doğu Türkleri beyaz tenli, koyu parlak gözlü, değirmi yüzlü, (ay yüzlü, badem gözlü) endamlı, sağlam yapılı erkek ve kadınları ile orta çağ kaynaklarında güzelliğe örnek olarak gösterilmiştir. İran edebiyatında Türk sözü bazen ‘’güzel insan’’ anlamında kullanılmıştır.

Türklerin ana yurdu meselesi tarihçiler arasında hep tartışma konusu olsa da Çin Kaynaklarına göre Türklerin ana yurdu olarak Altay, Ural Dağları arası kabul edilmekle beraber belirli ve daha dar bir alan çizmek zordur bununda sebebi ise Türklerin daha ilk zamanlardan itibaren geniş bir coğrafyaya yayılmış olmaları ve kültürlerini gittikleri coğrafyalara götürmüş olmalarındandır.Geniş coğrafyalara yayılan vegittikleri her yerde kendi kültürlerini üst kültür olarak yaşatan bir milletin torunları olarak insan kendine sormadan edemiyor biz tarihimizi ne kadar tanıyoruz veya biliyoruz.

Atatürk’ün‘’Tarihini bilmeyen millet yok olmaya mahkumdur’’ sözünden hareketle müfredatla bize öğretilen tarihle yetinmemeliyiz, çünkü biz öyle bir milletiz ki tarihimiz müfredata sığmayacak kadar  büyüktür. Gelecek nesillerimizi daha iyi temellere oturtmak, geçmişimizi öğrenmek ve geçmişten ders almak adına her Türk vatandaşında tarih bilinci oluşmalıdır.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR
  1. Mesut dedi ki:

    Eline sağlık çok iyi olmuş

  2. Ata Taner dedi ki:

    Eline sağlık

  3. İbrahim AY dedi ki:

    Eline sağlık.