DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 22°C
Parçalı Bulutlu

“Türkiye’den elektrik gelmesi KKTC’de elektrik fiyatlarını düşürür”

“Türkiye’den elektrik gelmesi KKTC’de elektrik fiyatlarını düşürür”
01.04.2019
109
A+
A-

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi ve enerji uzmanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, Türkiye’den kabloyla elektrik gelmesinin KKTC’de elektrik fiyatlarını yarı yarıya düşüreceğini ve arz sorununu ortadan kaldıracağını söyledi.

Türkiye’deki Enerji Ekonomisi Derneği Başkanlığını da yürüten ve ODTÜ KKTC kampüsünde de dersler veren Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, mazottan elektrik elde edilmesini “çağdışı, pahalı ve çevreye zararlı” olarak değerlendirdi.

KKTC ile Türkiye arasında enerji işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Kumbaroğlu, Doğu Akdeniz’de refah ve işbirliğinin anahtarının enerji ekonomisi temelinde geliştirilecek diyaloğa bağlı olduğunu vurguladı.

East-Med boru hattı projesinin fizibilitesi olmadığını, uluslararası ve akademik çevrelerin de bunun farkında olduğunu kaydeden Kumbaroğlu, “KKTC ile işbirliği yapmadan Rumların buldukları rezervleri ticari değere dönüştürmesi zor” dedi.

KKTC’de güneş enerjisine dayalı bir sistem geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kumbaroğlu, ‘saate göre değişen elektrik tarifesine geçişle’ faturaların azalmasının sözkonusu olmayacağını vurguladı.

Rum Yönetimi’nin 10’uncu parselde bulduğu yeni rezervi değerlendiren Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, yeni keşif Afrodit’le birlikte toplam yaklaşık 300 bcm’lik (milyar metreküp) bir miktardan sözledildiğini söyledi. Boru hatlarının, Mavi Akım, Türk Akım ve TANAP’ta olduğu gibi, yaygın olarak 16 bcm’lik kapasiteyle inşa edildiğine dikkat çeken Kumbaroğlu, “daha düşük kapasiteli uzun metrajlı bir boru hattının karlılığı, dolayısıyla ekonomik fizibilitesi tehlikeye düşer. 300 bcm’lik bir rezerv ile 16 bcm’lik boru hattını 18 yıl besleyebilirsiniz. Kaldı ki Afrodit ve 10’uncu parseldeki yeni keşif birbirine oldukça uzak, ayrı ayrı yatırımlarla Güney Kıbrıs’a getirilmesi gerekir. Bu iki yatağın toplam rezervini Güney Kıbrıs’tan Avrupa’ya ihraç edecek bir boru hattı kurulması, gaz 18 yılda biteceği için, ekonomik olarak mümkün değil.” Dedi.

Türkiye’nin 1997 yılında Rusya’yla Mavi Akım boru hattı için imzaladığı anlaşmayı örnek veren Kumbaroğlu “Buna göre Türkiye’nin Rusya’dan yılda 16 milyar metreküp doğalgazı 25 yıl süreyle satın alması garanti altına alındı. Anlaşmanın son üç yılına girildi, bundan üç yıl sonra sona erecek ama bu hat kapanmayacak, Rusya’nın rezervi bu hattı en az 100 yıl daha beslemeye yeter. Rusya’nın rezervi bu hattı sadece 16 yıl beslemeye yetseydi Mavi Akım projesi yapılamazd” şeklinde konuştu.

Kumbaroğlu, Kıbrıs’ın Güneyinde Afrodit ve 10’uncu parseldeki keşiflerin dünya ölçeğinde küçük, hatta minik düzeyde rezervler olduğunu belirtti.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.