UYANACAK MIYIZ?

10.06.2019 - Pazartesi 16:10

Ortadoğu haritası değişene kadar kavga devam edecek.
Ülke ve millet tanımları genişletilene kadar bu bölgeye huzur gelmeyecek.
Petrol rezervleri kıtlaştıkça, kavga büyüyecek. Alternatif doğal kaynakları birileri kendisine saklayacak…
Bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz insanlığın sonunu hazırlayacak nefret gerçek oldu!
Ortadoğu bu nefretin canlı canlı yaşandığı bölge…
Maalesef Kıbrıs da bu coğrafyanın bir parçası…
●●●
Hani var ya filmlerde insanlığın telef olduğu, bölgeyi yaşanamaz bir hale dönüştüren düşmanlıklar. Bazen düşmanı dünyanın dışından gelen, bazen mutasyona uğrayan olarak gösteriyorlar hani. İşte aynısı yaşanıyor.
Duygusundan ve insanlığından uzaklaşmanın bu filmlerde resmedilmiş doğa üstü varlıklarının bir başka kılığına bürünmüş bu olaylara sebep olanlar. İnsanları vatansız bırakan, varlığı üstünlükler ya da eksiklikler ile tanımlayan, zayıf düşürmek için uğraşan, yok ediciler!
Orta doğuyu mesken edinmişler!
İşin ilginç yanı, çağdaşlaşma seviyesi arttıkça, bu insanlık dışı vahşeti besleyenler de artıp güçleniyorlar adeta. Ne etnik köken, ne dini inançlar, ne ideolojik duruşlar ne de ekonomi insana ve topluma hatta dünyaya bunu yapmaya gerekçe olamaz!
Olmamalı!
Gücü olan dünyayı güzelleştirmeye harcasa gücünü her şey bambaşka olurdu!
Denemesi, bugün olan bitenden çok daha kolay ve ucuz.


Her gün aldığımız haberleri izleyerek, çaresiz bir şekilde bakmak ve elimizden bir şey gelemeyeceğini düşünmek ne kadar da zor.
Hem de işin ucunun günün birinde bize de ulaşacağını göz göre göre takip etmek zorunda kalarak!
Dünyaya liderlik etmeyi kendilerine vazife edinmiş ülkeler, bu savaştan ve bu insanlık suçundan rezil bir şekilde ekonomik kazanç elde ediyor, hem parasal hem de siyasal güçlerine güç katıyorlar.
Yani başkalarının ölümünden, başka toplumların barıştan uzak kalmalarından nemalanıyorlar.
Temiz kalmayı başaran bir iki ülke de insan hakları adına kendi yurttaşlarını bu pislikten uzak tutmayı tercih ediyorlar.
Çamura taş atmak istemiyorlar belki üzerlerine sıçramasın diye!


Kıbrıs Cumhuriyeti ile ABD arasındaki antlaşma, Rusya ile Fransa’nın Kıbrıs’a merakı, birkaç defadır Avrupa'da olanlar, Türkiye'de her gün olanlar ve daha burada saymakla bitiremeyeceğimiz bu rezaletin biteceği yok!
Oysa tarihin ders çıkarılacak ve insanlığı ileriye taşıyacak bir bilim olduğunu söyleyenleri hiç sayarak “Tarih tekerrürden ibarettir “ diyenlerin haklı çıkmasını görünüşte hiçbirimiz istemeyiz!
Güzel ve süslü laflara gelince, inanılmaz bir enerji görüyorsunuz.
Lakin tutum ve yaşam biçimi bunun tam tersi!
Mikrofon karşısında veya ekranda hepsi birer melek(!)
●●●
Gidişat hayra alamet değil.
Dünyaya ve insanlığa yapılan tahribat herkese dokunuyor. Hepimiz yok olacağız! Susan da bağıran da…
Gelişmiş de gelişmemiş de.
Görünüşte savaşı kazanan da kaybedende…
Çünkü savaşlarda kazanan hiç yoktur!
Nazım Hikmet “Kurtulmak yok tek başına…” demişti ya; hiç kimse tek başına kurtulmaz.
Duymamayı tercih edenlerin kurbanıyız/kurbanı olacağız hepimiz.
Neslimiz ve insanlık koşa koşa nereye gidiyor sorusunu sormaktan korkar ve yorulur oldum.
●●●
“Ben bugün güçlü yaşamalıyım. Bunun için ne yapsam mubahtır!” diyenlerin yarattığı bu düzene dur demesi gerekenlerin tümü, esasında bu düzenin üreticileridir. Yeniden ve yeniden!
Kimileri bizim gibi etkisiz ve yetkisiz ülkelerdeki piyonlardır, kimileri de bu işi yürütenler…
İsyan ediyorum.
Aslında herkesin isyan ederek kendine gelmesini bekliyorum.

YORUM YAZ