Yayla çocuklarının başarılarını alkışlıyorum

15.04.2019 - Pazartesi 18:02

Cumhuriyetimizi alkışlıyorum...

Bugün Dışişleri Bakanımız sayın Mevlüt Çavuşoğlu’na Selçuk Üniversitemiz doktora payesi verdi.

1968 Alanya doğumlu olan sayın Çavuşoğlu Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdikten sonra iki yıl Amerika’da yüksek lisans yaptıktan sonra ülkemize döndüğünde Bilkent Üniversitesinde
Özel doktora programına katılıyor.
Devletimizin değişik kurumlarında görev yaptıktan sonra siyasal hayatına başlıyor.
Bugünkü program sonunda ayaküstü çocukluk yıllarıyla ilgili konuşma imkânım oldu.

Toroslarda bulunan köyümüz yaz aylarında güneyin Yörükleriyle kuzeyin dağlılarının bir kesişme noktasıdır.
Güneyden gelen Yörükler genellikle Orta Toroslarla Batı Torosların kesiştikleri noktada yükselen Geyik dağlarının eteklerini yayla tutmuşlardır. Geyik Dağının kuzey eteklerinde Alanya, Gazipaşa, Gündoğmuş, Akseki ve Manavgatlıların yaylaları bulunur.

Geyik dağlarının zirvesinde Eğrigöl ve Karının Gölü gibi kar sularıyla beslenen krater gölleri yer alır. Eskiçağda Luvili halklara ait Fırtına tanrısı Tarhu’ya izafeten Tarhuntaşşa, yani fırtına tanrısının ülkesi denilen bu topraklarda Luwi kökenli halklar otururdu. Bu halklardan Isaurilılar bin yıl kadar Yunan, Roma ve Bizanslılara kök söktürmüştü.
1071’de daha önce Anadolu’ya birçok keşif seferi yapan Türkler tümüyle girmişlerdi.
Torosların bu çevresi Horasan’dan gelen Oğuz boylarıyla dolmaya başladı.

1980’li yıllara kadar onlarca Oğuz boyu bölgede yaşıyordu.

Bu yıl Özbekistan ziyaretimizde Hazar ve Aral Gölleri arasındaki Kaşgarlı Mahmut zamanından beri Oğuz Bölgesi bilinen Horasan çevresi insanlarıyla tanıştım. Bu bölgedeki insanların geleneklerinin Toros insanıyla ne denli yakın olduğuna tanıklık ettik.

1960-1980’li yıllar arasında çocukluğumun geçtiği bu coğrafyada köyümüze gelen insanalrı dikkatle izlerdim. En sık duyduğum aşiretlerden biri Alanya’nın Payallar, Toslak, Avsallılar, Hacıefendi uşaklarıydı.

Köyümüze ve yakınımızda bulunan Bozkır pazarına gelen ve köyümüzde konaklayan insanları merakla izlerdim. Bunlardan en renkli simalardan biri de Payallar Yaylasından gelen Çavuşoğlu ailesiydi. Osman Çavuşoğlu’nun merakla izlediğim devlerini ve el dokumlarıyla süslenmiş yüklerini, o sırada yeni aldığım Rus malı jupitel marka fotoğraf makinamla resimlerini çekmeye çalışırdım.

Develeriyle köyümüze gelen bu ailenin başında Osman Amca ve yanında birkaç çocuk bulunurdu. Yıllar sonrasında bu çocuklardan birinin Sayın Dışişleri Bakanımız olduğunu öğrendim. Kendisine köyümüz Gezlevi’yi sorduğumda sıkça geldiğini ve o günleri hatırladığını söyledi. Ancak neden Korualan olarak köyümüzün adını değiştirdiğimizi sordu.

Ben de, iki yıl önce yeniden Gezlevi adını aldığımızı söylediğim sırada, yine yöremizden biri olan Ahmet Sorgun “Korualan Gezlevi adını aldı Aşık Ömer’in köyü” diyerek konuşmamıza renk kattılar. Hadimve Gezlevi’den söz ediyoruz. Ahmet Bey Taşkent Meslek Yüksek Okulu Müdürü olduğumu öğrenince yarın Hadim ve Taşkent’e gideceğinden söz ediyor. Rektörümüz Prof.Dr.Mustafa Şahin hocamız Ahmet Beyi n sözlerini işitince, “Hocamızı Taşkent’te karşılayın!” diyor.
O sırada, yine yöremizden Bozkır’ın Taşbaşı köyünden olduğunu daha önceden öğrendiğim kentimizin Belediye Başkan İbrahim Uğur Altay beyle selamlaştık, kendisinin başkanlığını kutluyorum..

Bin yıla yakın Torosları yayla eden insanların yaylaları boşaltması üzücü olduğunu düşündüm. Ekmek kaygısıyla şahsım da dahil insanımız bölgeyi terk ediyor. Son kırk elli yılda bölge nüfusu süratle eriyor.. Son samanlarda bölgede kiraz ve bağcılık konusunda atılımlar yapıyor.. Bir de güneyin yaylacıları şimdilerde nostaljik yayla ziyaretleri yapıyorlar.. Sıla hasretiyle şenlikler düzenliyor.

Kendilerini kader başka diyarlara taşısa da İnsanımızın mücadele azminin değişik kurumlarda başarılar elde etmesi memnuniyet verici..

Bu, cumhuriyetimizin başarısı..
Toros’un yayla çobanları ülkemizin kaderinde yer alıyor.

Bu değişimi alkışlamak gerek.
Umarım boşalan bu yaylaları turizm ya da başka kalkınma projeleriyle yeşertmek bu çocukların eseri olur.

Bölgeyi hatırlamak, hatırlatmak adına Ekim ayında Selçuk Üniversitesi olarak Uluslararası Taşeli Sempozyumu düzenliyoruz.

Alanya, Çatalhöyük ve Kapadokya Alaattin Keykubat Doğa, Kültür ve Turizm Rotasını oluşturmaya çalışıyoruz.. Kendimiz başka coğrafyalara savrulsa da gönlümüz Yaylalarımızda yaşıyor.. Sevgi ve saygıyla kalın, diyorum..

YORUM YAZ
1 YORUM