DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 26°C
Parçalı Bulutlu

Yemen Gazisi Komşumuz Hasan Çavuş ve Mübarek Dedem!

14.01.2019
145
A+
A-

Şu günlerde Yemen’de bir ambargo var; çocuklar açlıktan ölüyor.

Bu bir insanlık dramı, oh olsun, diyecek halimiz yok.

Allah yardımcıları olsun.

Ama Yemen’i; özellikle de hâlâ savaşını sürdüren Rahmetli Mübarek Dedemi nasıl unuturum.

Yemen’i ilk kez daha beş altı yaşlarında iken Hasan Çavuş’tan duymuştum.

Hasan Çavuş Yemen Gazisi bir komşumuzdu.

Onun beyaz sakalıyla, hele eşeğine bindiğinde Nasreddin Hoca’ya benzetirdim.

Evimizin önünden biraz alçakta olan onun evinin önüne bakar onu seyrederdim.

Okullar açılmış terziye verdiğimiz ilkokul önlüğümün dikilmesini görmek için terziye gitmiştim. Orada bulunan köylülerden den bazı kimseler orada bulunan Hasan Amcaya; “- Anlat bakalım Hasan Amca Yemen ellerini?” demişler, O da şöyle bir sakalını sıvazladıktan sonra anlatmaya başlamıştı. Bu, yaşayan birinden edindiğim ilk tarih dersiydi:

“ Çocuklar o günler zor günlerdi. Ne siz sorun ne de ben anlatayım, çok zor günlerdi; çok açlık çektik, İngiliz atlarının gübresinden arpa arardık yemek için,  bir de Araplara yalan yanlış bir bilgi yaymazlar mı, güya biz Türkler esir olunca İngilizlerle Araplar almasın diye altınlarımızı yutuyormuşuz güya, bu yüzden eğri bıçaklarıyla çok Türk askerinin karınlarını deştiler. Korkudan uyuyamazdık karınlarımızı deşelemesinler diye. Binlercemiz orada,, Çoğumuz yolda kırıldı. Buraya gelişimiz aylar sürdü.”

Yemen’i daha önce büyüklerimizin okuduğu  “Yemen ellerinde Veysel Garanî” adlı bir ilahide, bir de sabah TRT Radyo’sunda Yurttan Seslerdeki  Türkülerde “Burası Muş’tur yolu yokuştur..Giden gelmiyor acep ne iştir?” (Muş’un sonra öğreneceğiz meğer Yemen’de geçişi zor olan bir köprü ve yokuşmuş olan Huş’muş!) duymuştum.

Yemen’i sıkça duyduğumdan yakında bir şehir sanıyordum.

Hasan Amca anlattıkça uzakta, dönüşü zor bir yerde olduğunu anlamıştım. Onun anlatımındaki Arapların eğri bıçaklarıyla karın deşmeleri uzun süre hafızamda yer etti, düşlerime bile girdiği oldu.

Şimdilerde Yemen ile ilgili televizyon programlarında Yemenlilerin kahramanlık simgelerinden biri gibi gösterilen Cembiye adındaki eğri bıçakları görünce Hasan Amca’nın anlattığı Arap’ın eğri bıçakları aklıma gelir.

Hasan Çavuş’tan Yemen’i dinlediğim  o günlerde Anneannemin de babası Mübarek Dedemle anlattıkları hafızamın derinliklerinde yerini buldu:

“Oğlum deden Yemen’de 10 yıl savaşmış. O yüzden bazen onda garip haller olurdu. Bir gün dokuz on yaşlarındayım, “Kızım bende tuhaf bir durum görürsen dışarı çık” demişti, onda sara gibi bir öfke hali görünce dışarı çıktım, kapıyı kapatıp anahtar deliğinden babamı gözlemeye başladım, bıçağını çıkardı sağa sola saldırıyordu, demek ki dedenin savaşı bitmemiş savaşıyordu” diye anlatmıştı Emine Ebem(anneannem).

Demek ki Dedemin halleri çoğu yerde görüldü. Garip davranışları yüzünden asıl adı Mustafa (soyadı Erdolu) ona “Deli Mübarek” derlerdi.

Yemenle ilgili Osmanlı dönemi atalarımızın mücadelesine baktım, yüz binlerce insan kaybetmişiz. İttihat ve Terakki’nin raporlarında 1 milyon civarında kaybımızın olduğu da yazılmış.

Açlıktan ağaç yaprakları yiyenler bir yana;bazı zabitlerin çocuklarının yenildiğinden söz edildiği olmuştur.

O dönemde de Osmanlı yanlısı ve karşıtı Yemenliler hep olmuş.

Şu günlerde Yemen’de bir ambargo var; çocuklar açlıktan ölüyor.

Bu bir insanlık dramı, oh olsun, diyecek halimiz yok.

Allah yardımcıları olsun.

Türkistan, Arakan, Filistin, Yemen neresi olursa olsun,  bizlerin aynı duruma düşmemesi için onlara yapılan zulme karşı çıkmalıyız.

Beni sokmayan yılan bin yaşasın diyemeyiz.

Ama Yemen’i; özellikle de hâlâ savaşını sürdüren Rahmetli Mübarek Dedemizi de unutmayalım. Unutursan tarih değildir; unutan toplumların tarihi yoktur.

Hele çocukları yenen zabitler varsa!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.