TARİKAT-CEMAAT GERÇEĞİNİ YAZDI VE SUİKASTLA ÖLDÜRÜLDÜ...
Toplumsal ve dînî yapılarda bireysel hürriyetin, sorgulayıcı bakış açısının ve hakikate bağlılığın önemini her fırsatta dile getiren Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan, kaleme aldığı tarihî yazısında taklitçilik ile körü körüne bağlılığın tehlikelerine dikkat çekmişti.
Emperyalist güçlerin Müslüman toplumlar üzerindeki emellerini ve yönlendirme metotlarını berrak bir teşhisle ortaya koyan Coşan, dînî hizmetlerin tek bir şahsa veya merkeze bağımlı kılınmaması gerektiğini savunmuştu. Hakikatin nicelikte değil, nitelik ve samimiyette saklı olduğunu vurgulayan Esad Coşan Hoca; her bir bireyi zihni ve vicdanı hür bir biçimde, doğrudan Allah'a kul olmaya ve sorumluluk üstlenmeye davet etmekteydi.
İşte şehit Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan’ın kaleme aldığı o son makalesi:
“İslâm'da cemaatle beraber olunması tavsiye edilir. Cemaatle beraber olmak 'hakla', 'hakikatle' beraber olmaktır! Tek başına olsa bile hakikatle beraber olan, cemaattir. Hakikatten kopmuş olanlar ise milyonlarca da olsa tefrikadadır.
Bugün maalesef tüm İslâm âlemi emperyalist güçlerin sultası altındadır. Kuş uçurtmazlar, takip ederler... Hem de kendisi takip etmez... Amerika seni John'la, Smith'le takip etmez. Adı senin benim gibi olan Müslümanla takip eder; canına okur. O milletin içinden çıkmış hain vasıtasıyla takip eder ve millete en büyük zararı, kendi içinden çıkmış insanlara yaptırır. Parayla satın alır, ajan edinir ve öyle kullanır.
Herkese 'ajan' demiyoruz; metot bilmediğinden, ilimden uzak olduğundan emperyalist onu kullanır, fark etmez. Sahte birtakım organizasyonlar var; insanları etraflarında topluyorlar, ondan sonra onları toptan satıyorlar! Götürüyor, olmadık yere bağlıyor... Mümin, feraset gözüyle bunları anlayabilmeli. 'Hizmet ediyorum' diyen insanları, organizasyonları irfan teraziniz ile tartın!
Böyle birtakım insanlara, organizasyonlara körü körüne bağlanmayın! Her birinize istiklâl tavsiye ediyorum. Hür olun; hizmeti kendiniz tespit edin, yapmaya çalışın!
Emperyalistlerin türlü oyunları var. İslâm, bir kimsenin hizmetiyle yürüyecek hâle gelirse o kimseyi yok ederler; öldürürler, satın alırlar, tehdit ederler. Ne yapmak lazım? Hizmeti yaygınlaştırmak lazım, herkesin lider olması lazım. 'Tek lider, vazgeçilmez insan...' diye bir şey olmaz. Bakın, Filistinli çocuklarla niye başa çıkamıyorlar? Çünkü hepsi lider.
Bir lidere, tek hocaya, tek ekibe bağladığı bir yığın insanı; böyle üzüm salkımını sapından tutar gibi istediği yere götürüyor! Onun için teşkilat kurduruyorlar; teşkilatın başına kendi adamlarını —hain bir kimseyi— koyuyorlar. Öteki insanların hepsini, üzüm salkımı gibi oraya buraya götürüyorlar.
Müsaadeli, ağabeyli, bilmem neyli hizmet olmaz... Tâbi olmayın kimseye!
Bana da tâbi olmayın! Bana tâbi olursanız beni sıkıştırırlar. Ondan sonra 'Sen bu adamlarına şöyle yap!' derler.
İslâm'a, Allah'ın emrine tâbi olun! Allah'ın dînine hizmet edin! Tek başınıza olsanız da hakla beraber olun! O zaman İslâm kalkınır; başka türlü kalkınamaz! 'Aman efendim; dirlik, düzenlik, birlik, beraberlik, organizasyon bozulmasın' diyorlar.
Her biriniz İslâm için kendinizin dünyada kalmış tek adam olduğunuzu düşünün. Ama senin gibi aynı hedefe yürüyen başka insanlar varsa onlarla da iş birliği yap! Yapmıyorsa silkele, at be! Sen onu sırtında taşımak zorunda mısın? Beni sırtında taşımak zorunda mısın?
Kimse kimseye hürriyetini vermesin! Hürriyet aziz şeydir. İnsan ancak Allah'a kul olur.
(Rabbimiz!) 'Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.'
(Prof. Dr. M. Esad Coşan
5 Mayıs 1990)
Mithat Güdü
Emekli İmam Hatip / Gazeteci -Yazar