Mezuniyet Töreninde LGBT Propagandası
Bu Zihniyetten Artık Toplum Olarak Midemiz Bulanıyor!
Türkiye’nin en prestijli eğitim kurumlarından biri olan Bilkent Üniversitesi’nin mezuniyet töreninde, ne yazık ki hafızalardan kolay kolay silinmeyecek ve toplum vicdanını derinden yaralayan bir hadiseye yaşandı. Psikoloji Bölümü birincisi olan bir öğrenci, kendisine akademik başarıları neticesinde takdim edilen kürsüyü, bilimin ve eğitimin gururunu yaşamak yerine açıkça LGBT (cinsel yönelim) propagandasına alet etti.
Öğrencinin konuşmasında net bir şekilde görüldüğü üzere, genç beyinlerin geleceğe umutla bakması gereken o en özel an, bireysel ve dayatmacı bir ideolojinin şov alanına dönüştürüldü. Bilim yuvalarının bu tarz küresel ve marjinal dayatmalara zemin hazırlaması asla kabul edilemez bir durumdur.
Bu talihsiz konuşma, millet olarak gözümüzden sakınarak büyüttüğümüz evlatlarımızın millî ve mânevî değerlerimizden, aile yapımızdan nasıl adım adım uzaklaştırılmaya çalışıldığını bir kez daha tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir.
Ülkenin kalkınmasına, yerli teknolojisine, bilimine ve geleceğine zerre katkısı olmayan; sadece cinsel yönelim gibi bireysel ve dayatmacı fikirleri parlatmayı "marifet" sayan bu zihniyetten artık toplum olarak midemiz bulanıyor!
Anne ve babaların evlatlarının mezuniyet sevincini paylaşması gereken kutsal bir kürsü, adeta sinsi bir siyasî ve ideolojik mesaj verme alanına indirgenmiştir.
⚠️ Sorumlular Göreve!
Yaşanan bu süreçte en büyük sorumluluk; başta ülkeyi yöneten siyasî irade olmak üzere, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Bilkent Üniversitesi yönetimindedir.
Eğitim yuvalarını, Türk aile yapısını ve toplumsal mukaddesatı doğrudan hedef alan bu tarz söylemlerin en prestijli törenlerde rahatça sergilenmesine göz yummak, üniversite yönetiminin tarafsızlığına ve kurumsal saygınlığına telâfi edilemez bir gölge düşürmektedir. Üniversiteler, küresel azınlık ideolojilerinin arka bahçesi veya propaganda merkezi değil; bilimin özgürce üretildiği, ahlâkın, adâbın ve millî değerlerin yaşatıldığı köklü kurumlar olmak zorundadır.
???? Başarı Sadece Not Çizelgesi Değildir!
Şu temel gerçeğin altını kalın harflerle çizmek gerekir: Bir okulda bölüm birincisi olmak ya da yüksek not ortalamalarına sahip olmak, hiç kimseye içinde yaşadığı toplumun değerlerini hiçe sayma, aile yapısını zedeleme veya toplumsal ahlâkı hedef alma hakkı vermez.
Söz konusu öğrenci, maalesef akademik hayatına ve profesyonel yolculuğunun henüz en başında son derece yanlış, kutuplaştırıcı ve toplumu tahrik eden bir adımla başlamıştır.
Gerçek başarı; sadece bir not çizelgesindeki rakamlardan ibaret değil; bilimi ahlâkla taçlandırmaktan, topluma, devlete ve bu toprakların kadîm değerlerine saygı duymaktan geçer.
Umarız yetkililer ve üniversite yönetimleri eğitim kurumlarındaki bu ideolojik başıboşluğa ve kontrolsüzlüğe en kısa sürede net bir son verir. Ve yine temenni ederiz ki, bu genç arkadaşımız da yol yakınken düştüğü bu vahim hatayı fark edip en kısa sürede düzeltir.
Mithat Güdü
Emekli İmam Hatip ve Gazeteci-Yazar